ayzengin @ soninternethaber.com

Algı Üretenlere Kızmayın, Belgeler ile Olumsuz Algıyı Çürütün

İktidar diyor ki biz dünya kadar hizmet yaptık, projeler yönettik.  Hizmetlerimizi halk görüyor diye sanıyorsunuz… Hiç de öyle değildir… Hizmet yapan kurum veya siyaset, yaptıklarını anlatmaz ise hiç kimsenin umurunda olmaz. Yapılan hizmetler anlatılmadığı zaman boşluğu “algılar” doldurur. “Algı” üretmenin bir zahmeti yoktur.

Ama oluşturulan algıyı çürütmek için ödevinizi yerinde ve zamanında yapmazsanız, yaptığınız hizmetleri, birileri yolsuzluk olarak anlatır. Yanlış ve eksik algıyı, zamanında doğru algı ile cevap veremezseniz; yaptığın hizmetler, ihanet algısına dönüşür. Bu konuda tarihten bir örnek vererek derdimi anlatmaya çalışayım…

Mimar Sinan'ın Eğri Minare Hikâyesi

Süleymaniye Camisi’nin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince Süleymaniye Camisinin önüne büyük bir kalabalık oluşmuş. Herkes, hayranlıkla bu şaheseri seyrederken bir çocuk:

-  “Aaa, şu minareye bakın,  eğri hem de çok eğri!”
 Herkes çocuktan tarafa dönmüş. Minarede eğrilik yok ama acaba mı sorusunu kendi kendine soranlar olmuş. Mimar Sinan’ı sevmeyenler veya Mimar Sinan’ın hizmetlerini yok saymak isteyenlerin eline fırsat geçmiş. Fırsatçılar:

- Aaa hakikatten minare çok eğri!
 Öyle bir algı oluşmuş ki neredeyse halk, minarenin eğri olduğuna inanmış. Algıya kapılanlar arasında Mimar Sinan’ı sevenler de varmış. Durumu gören Mimar Sinan, işin kötüye gittiğini görmüş. Minarede eğrilik yok ama minarenin eğri olmadığını kanıtlamam gerekir. Mimar Sinan,  minarelerden biri için eğri dediği çocuğun yanına gitmiş.

 - Yavrum, hangi minare eğri, göster bana…
-  İşte şu!
Mimar Sinan, hemen adamlarını toplamış. Uzun halatları birbirine ekletip minareye bağlatmış…

Çekin yukarı doğru!”  Oğlum, bak bu minareyi doğrultturuyorum, sen dikkat et, dosdoğru olunca haber ver.
Adamlar halatları sağa sola çekmişler… Çocuk,

- Tamam, minare doğruldu!”
 İşçiler çekme işini bırakıp halatları çözdüler. Başından beri olaya tanık olan Sinan’ın ustalarından biri, herkesin kafasını kurcalayan soruyu Mimar Sinan’a sormuş:

- Ulu mimarbaşımız, herkesten iyi biliyorsun ki minarede eğrilik yok. O halde niçin düzeltmeye kalkıştın?
- Ben bilmez miyim minarede eğrilik olmadığını! Ama çocuğun kafasındaki “minare eğri” intibaını da öyle bırakamazdım. Bu yönteme başvurdum ki, çocuğun kafasındaki “eğri” kanaati silinsin. Yoksa her yerde çocuk aklıyla minarenin eğri olduğunu söyler, sonra gerçekten eğri olduğu şeklinde bir inanç yayılırdı. Yanlış ve eksik algıya doğru algı cevap vermezsem yaptığım hizmet, ihanet olarak halkın içinde yayılır…  
 

Geçmişte Mimar Sinan’ı sevmeyenler veya Mimar Sinan’ın hizmet yapmasını istemeyenler var idi. Biz buna muhalefet diyoruz. Aslında muhalefetin doğasında iş yaptırmamak, yapılan hizmetleri aşağılamak ve yok saymak vardır… İktidarın görevi de yapılan işleri,  çok net bir şekilde anlatmaktır…

Proje uygulaması kadar, yanlış anlaşılmaları düzeltmek de önemlidir. Aksi takdirde hakkında üretilen yanlış algı ile anılırsın…

Algı üreterek, olumlu hizmetleri, olumsuz göstermek çok kolaydır. Ama menfi bir algıyı berhava etmek çok hem de çok zordur… Yani iktidar yaptığı hizmetleri anlatamıyor… Nasıl mı? Açıklayalım:

1. Algı: Tank Palet fabrikası yabancılara peş keş çekiliyor:

İktidar Mimar Sinan uygulamasını devreye sokacak. Nasıl sokacak? Anlatalım:

İktidar, BMC’yi kameralar önüne çıkaracak. 3.5 milyar avroyu sana niye verdik? Katar hükümeti, Tank Palet fabrikasına mı yoksa BMC fabrikasına mı? Ortaktır. BMC, kanıtlarıyla televizyon ekranlarında anlatacak.  Muhalefetin algıya neden olduğu soruları ilgili bakanlık yetkilisi cevaplayacak. İktidar ekran ekran dolaşıp muhalefetin oluşturduğu algıyı deliller ile çürütecek…

2. Algı: Fetö için mecliste araştırma önergesi verildi ama Ak Parti grubu kabul etmedi…

 Evet, şu anda devletin istihbaratı, emniyeti, adliyesi FETÖcüleri bulup, yakalayıp içeri tıkmakla meşgul ama yaptığı işin halk tarafından anlaşılması için ve de muhalif düşünenlerin tezlerini, Mimar Sinan’ın yolundan giderek çürütecek. Nasıl yapacak? Açıklayalım:

İktidar mecliste bir komisyon kuracak;

Bir ay FETÖ’nün siyasi ayağını araştıracak…
Bir ay FETÖ’nün adliye ayağını araştıracak…
Bir ay FETÖ’nün askeriye ayağını araştıracak…

 
3. Algı: Şeker fabrikalar satıldı. Rusya’dan şeker ithal ediyoruz:

Evet, bu dönemde ülkemizde şeker pancarı ve şeker üretimi arttı.  Ama öyle bir algı oluşturulmuş ki şeker fabrikaları satıldı. Şeker fabrikalarını alanlar yurt dışına götürmüş. Mecburen şekeri dışarıdan almak zorunda kalıyoruz.  Burada minareyi nasıl düzelteceğiz: Anlatalım:

İktidar, her ay şeker fabrikalarında üretilen şekeri,  görüntülü olarak medyaya servis edecek.

4. Algı: Yap işlet devret modeliyle yapılan köprüler ve yollara gereksiz yere milyarlar ödeniyor,

İktidar, Mimar Sinan yöntemini devreye sokacak: Nasıl mı? Açıklayalım:

Özel ve devlet televizyonlarına mevzuata hâkim elemanları gönderilecek; Kuzey Marmara otoyolu, 3. Köprü ve Avrasya Tüneli, Osmangazi köprüsü ve otoyollar olmasaydı İstanbul’da trafik nasıl olurdu? Üşenmeden tekrar tekrar anlatılacak.

Yap işlet yöntemiyle neden söz konusu köprülerin yapıldığını ben bir vatandaş olarak size anlatayım:

 Yukarıda ifade ettiğim projeler, 16 milyar dolara mal oldu. Bu parayı devlet harcasaydı bunu borçlanarak yapacaktı. Borçlandığı zaman ekonomide gözle görülür sıkıntılar olacaktı. Ne olabilirdi? Anlatalım:

Sokak kalkışması olabilirdi,
Yargı darbe girişimi olabilirdi,
Terör örgütünün eş zamanlı seri terör eylemleri ve bir darbe girişimine maruz kalabilirdik.
PKK gibi terör örgütleriyle mücadele zayıflardı.
Garanti geçiş ücretinin 3 katını veya 4 katını yüksek faiz ödemek zorunda kalırdık.
On binlerce az memur ataması yapmak zorunda kalırdık.
Sağlık sektöründe kısıtlamalara gitmek zorunda kalırdık.
İşsiz sayısı artardı.

 
5. Algı: Yolsuzluklar:

İddia edilen yolsuzluklar ne ise, ilgili bakanlık görevlendireceği uzmanlar ile ekranlarda kanıtlayarak cevap verecek. Bunun adı aynı zamanda ekranlar karşısında hesap vermektir. Ekranlarda hesap verildiği zaman halk bilgi sahibi olur. Muhalif sesler istediği kadar algı oluştursun… Bu işi kısmen de olsa Rahmetli Turgut Özal çok iyi yapıyordu…

Yap işlet yöntemiyle 100 milyarlık yatırımı, yıllık 2-3 milyar garanti geçiş ödemesiyle söz konusu hizmetler yapıldığını belgeler ile anlatılmalıdır.

Sonuç:

İktidar, biz dünya kadar hizmet yaptık, iş başardık.  Hizmetlerimizi halk görüyor diye sanılıyor ama hikâyedeki gibi minarenin eğrilik yaygarası çok daha hızlı yayılıyor…

 İktidara tavsiyem halkın anlayacağı şekilde her fırsatta ekranlarda, illerde, ilçelerde, mümkünse beldelerde yaptığınız hizmetleri anlatın… Yolsuzluk algısını belgeler ile çürütün…

Algı üretenlere kızmayın. Siz işinizi yapın. Anlatılmayan hizmetlerin yerini “olumsuz algılar” doldurur.([1])

Selam ve saygılarımla…

 

[1] Murat Akgül, İlahiyatçı Yazar