drhalise @ soninternethaber.com
Bu gün karne günü(!) canım sıkılır...o öyle değildi evet "bu gün posta günü canım sıkılır"dı karıştırdım(!)...aslında karne gününde sevinenlerin yanında canı sıkılanlar da az değil maalesef...kim istemez gelecekte çocuğunun iyi bir istikbalinin olmasını...   Buraya kadar hemfikiriz peki ya bu karne okul çocuk iş gelecek konusunda neredeyiz neler yaşanıyor şu an hanelerde?...   Karnesi kötü olduğu için yalan söylemeye alış(tırıl)mış, kendi evine  gitmek istemeyen sokaklara kendini daha yakın hisseden gençler, karnesi yüzünden dövülen, komşunun çocuğuyla karşılaştırılıp aşağılanan, haysiyetine dokunulanlar..." senden adam olmaz" denilen evlatlar bizim evlatlarımız Allah´ın yaratmaya layık gördüğü kullar değil mi?...   Sessiz bir kitle şimdilik yaşı gereği susuyor ya da susturuluyor oysa düşünen beyinleri, acıyan ruhları var onların...ötelenmelerini içlerinde gittikçe büyüten çok değil önümüzdeki ilk 10 yıl içinde bir çığ olarak  karşımıza çıkacak olan dimağlar bunlar hem de toplumsal tehdit oluşturan...    Hayatta bir baltaya sap olamamış, daha doğrusu sap olma çabası sarfetmemiş ebeveyn; çocuğundan sap olmayı bırakın, hem sap hem balta olmasını bekler olmuş günümüzde...böylece çocuğunu düşünen ebeveyn vasfı edasıyla kurtulur yıllardır üstlenmediği toplumsal yükten ve sözüm ona  rahatlatır vicdanını...kimi "bizim zamanımızda yoktu "der yüklenir garibime kimi başına kakar okulunun masrafını...   Daha poposunu silmeyi beceremeyen sabiden ailesinin geçmişinin beceriksizliğini silmesi beklenir ya doktor ya avukat olmasıdır el kadar bebeğe dayatılan...Zengin; ilkokul 1 de başlatır ek derslere çocuğunu bir de havasını atar özel öğretmenler tuttum diye...halbuki erken koşmaya başlayan at bile yarı yolda çatlar  devam edemez yola...ya bizim sabinin nereye koştuğu da belli değildir daha...hedefini tespit edecek yaşta değildir sapar o tarafa bu tarafa...   Zengin aile özel öğretmenler tutadursun çocuk büyüyüp serpildikçe nasıl kaçıldığını dersten ve hayattan ve öğretmene nasıl keçilerin kaçırtıldığını öğretip sıvışır  çıkar maalesef sonu çıkmaz sapa yollara... yolundan çıkar  bizim yarış atı vakitsiz ve amaçsız sürülegeldiği için yola...madde bağımlılığı, arkadaş kurbanı hep bu kaçışların sonunda...    Fakiri de zengini de  birdir işte böyle anlayışsız ana babanın...halbuki marifet o yavruyu bir kul olarak görüp kendi malları olmadığını bilip eğitimi için elinden geleni yaptıktan sonra vefada ona örnek olup, güven aşılayıp çocuğun zekası,becerisi, çabası, imkanı dahilinde beklentilerinin olmasının bilincini  gerektirir ebeveyn olmak...    Çocuklarımızın sahibi değil emanetçileriyiz!...herkes doktor avukat öğretmen olmak zorunda değil evet hayat şartları ilerde sabit bir maaşı olsun derdinde olan ailelerin maalesef haklı talebidir... amma ve lâkin gel gör ki;  olur ya da olmaz... ama zorla olmaz inatla olmaz başkalarının çocuğuna kerc ederek olmaz salt parayla olmaz çocuğu  aşağılayarak olmaz...     Okuyamamış meslek sahibi olamamış bir ana baba bile yaptığı fedakarlıkla iyi insan olmakla gösterir okumanın gerekliliğini evladına...fedakarlığı gören hiçbir canlı nankör olmaz!!! çalışır didinir okul okur bitirir!...yap et demeyle olmaz...olmaz... olmaz...zorla hiç bir şey olmaz geri teper herkesi teper toplumları teper anlamsız emeksiz dayatmalar...   Tut ki örnek  bir aile olduk da yine de olmadı diyelim ki çocuk okumadı....ee ölelim mi öldürelim mi yani ne yapalım...kazanın önüne mi geçelim? sağlığına duacı olmayalım mı? iyi ki bir evlat vermiş Rabbim demek ki bunun da elinden gelen budur demeyelim mi? Yavrum hiç değilse güzel ahlaklı kimseye zarar vermez hiç mi bişey gelmez canım elinden örgü nakış tamir eder diye şükr eylemeyelim mi?    Yatağa bağlı hareketsiz yatan o yavruları solunum cihazıyla nefes alabilen cennet sebebi  evlatları görünce benimki okumasa da elâleme muhtaç etme Ya Rabbi yavrumuzu demeyelim mi? böyle muhtaç evlatların ana babalarına haksızlık değil mi bizim bu her nimete burun kıvırmalarımız? Nimet şükrü görmezse gider beyler bayanlar sağlıklı evlatlarımız için O´nu verene şükretmreyelim mi?     Yıllardır çocuk ergen yaş grubuna bakan bir hekim olarak nelere şahit olmadım ki...sözlerim acı örneklerle dolu maalesef...İşte böyle bakıma muhtaç çocukların anaları nasıl dua ediyor biliyor musunuz? "Allahım ondan önce benim canımı alma ben ölürsem ona kim bakar?" ...şimdi deyin bakalım ister misiniz  kendinizden önce evladınız ölsün? Ve bunu dua olarak istemeye mecbur bir kul olun ister misiniz?...hepimiz buna adayken hem de...evet bu da imtihan ve     Rabbim imtihanımızı kolay kılsın...kolay imtihanlarda boğulup  nankörlük yapmayalım diye dillendirdim bunu af buyurun evet acı...    Demek ki dualarımıza isteklerimize dikkat edecek edebimizi bilecek elbette çocuklarımızı canımız pahasına okutmaya çalışacak ama kaderi kazayı rızayı haddi aşmamayı acı olaylar başımıza gelmeden öğrenecek ve her ne hal üzere isek de şükredecekmişiz değil mi o evlatları bize verene...karnesi ne olursa olsun      Selâm ile... Op.Dr.Halise Babayiğit