drhalise @ soninternethaber.com

          8 Mart Dünya Kadınlar Günü münâsebetiyle hazırlanan bir etkinlik kapasamında izlediğim bir tiyatro eseri beni şimdi bu gün bu yazıyı yazmama sevk etti...Anton Çehov ´un" Üç Kız Kardeş" isimli eseri...Oyundaki üç kız kardeşten ortanca olanı kocasından memnun olmadığı için onu başka bir adamla aldatiyordu ve acındırıyordu kendini.Küçük kız İrina içinse oyunda kimin eli kimin cebinde belli değildi. Allah aşkına bâsiret bağlanması yaşamadığım âşikar olduğuna göre şimdi hangisi ne mantıkla kadın hakkıydı bunların?...Yani bir kadının eşini aladatabilme hakkı mıydı kadın hakkı?...

          Bundan yola çıkarak aklıma şu geldi hadi geçelim başkalarının kültürüydü şuydu buydu bu bir oyundu da ...Ya biz, sahi biz nasıldık? Kadının yeri neydi ?Adı var mıydı yok muydu sahiden?...Konuşuldu durdu...Ya icraat? geldiğimiz nokta neresi ? Çocuk gelinler, aile içi tacizler, mobingler, çok eşlilik, harem müptelalığı , kadın cinayetleri tüm coğrafyada okumuş okumamış ve her yaştaki kadının başına gelen haller olmuştu artık ne yazık ki...

          Peki bunda kadının hiç mi suçu yoktu?...Duruma bir de bu açıdan bakalım...Kadının bu hale gelmesine sebep sadece erkekler miydi? Peki böyle saçma bir mantık olabilir mi? Toplumun bir cinsiyeti diğer cinsiyete sadece zulüm sunsun ...İkili ilişkilerde bile tek tarafın tamamen haklı ya da haksız olması düşünülemezken tüm 46, XY ye sahip olanlar tüm 46,XX e siper alsın...Çok komik ve bir kadın olarak düşününce çok acınası zavallı bir hüküm bu...

           Bir defa Kadın Hakları Günü ilânıı bile bir âcizliğin kabûlü...Hayvan Hakları gibi nedir bu ya?..Hadi hayvanın garibim düşünme yetisi yok da be kadın senin de mi beynin yok!...Bir defa Hak verilmez dilenilmez bir dilenci gibi. Hak alınır! o da gösterdiğin çaba ve azmin ölçüsünde!... öyle sokaklarda bağırarak ya da karşı cinsi suçlayarak değil...Eğitimle okumakla yazmakla iş sahibi olmakla, hakİkatli edepli evlât yetiştirmekle hak alınır.Almadan vermeye lâyık olan sadece Allah iken; O bile kulunun çabasına bağlı kılmıştır vereceği mükâfatı alacağı hakkı...

          Eee peki ne bekliyor bu kadınlar? gökten zembille adaletin hakkın inmesini mi ?...Evde çocuğunu yetiştiren ana kadın değil midir?...Peki niye kızını kocaya vermek için süsler püsler de sadece oğlanı okutmaya çalışır? Eskiden zordu yokluk vardı şimdi ne var da analar kızlarını satmanın derdine düşmüşler?..Kızları asalak bir hayata iten yine bir kadın değil mi böyle düşününce... elbette babanın da rolü var ama baba iknâ olur be!..Akşama kadar oğlanı da kızı da yetiştiren onları şekillendiren yontan kadındır!...Ana ne derse evde odur aslında dışarıdan farklı görünse de...Oğlunun kız arkadaşlarını anlatırken başkalarıyla aşıkatan; " benim oğlumun elinin kiridir" diyen ana kendi kızına gelince oğlanlarla selamlaşmasına bile kızarken, hiç düşünmez ki senin kız da başka bir kadının oğlunun elinin kiridir(!)...

          Kadın senaryoyu yazar, yaşar ve yaşatır başkalarına..Tek senarist kadın olmasa da baş senarist kadındır başına gelen şeylerde...Çocuğu olmuyor diye ikinciyi üçüncüyü aldıran kadındır...ya da buna vesile olan...Erkek kardeş ölünce yengesini öbürüne eş eden buna vesile olan kadındır...erkeğe de kadına da zulümdür bu...erkeği insan değil tanrı gibi büyüten kadındır gözünde...9-10 yaşındaki oğlunu ablalarının üzerine hakim kılan, beydir deyip evdeki adamı çayını doldurmaktan aciz bir özürlü haline sokan kadındır...Kaynanasından yıllarca zulüm gören kadın ilk erkek çocuğunu doğurduğunda yılların öcünü gelininden alır ilk fırsatta o da çektirir bir başka kadına... Kadının kadına yaptığını kimse kimseye yapmaz aslında düşünce...Aldatıldığında bile " tapusu bende gezsin dolaşsın gelsin" diyen bu ahlaksızlığa çanak tutan yine kadındır. Başka kadınları suçlar da kocasını yine suçlamaz "karşı taraf kuyruk sallamıştır" diye...Al işte kendi doğurduğun yetiştirdiğin erkekle imtihanın yine kendine.. Kadının kendine revâ gördüğü budur...istisnâları tenzih ederim ama ama genellikle durum budur!..

        " Erkektir yapar "..."Kadındır yakışmaz" derler ..Kim der?Biz deriz ...Ama elâleme yükleriz suçu o da kimse?..Biz diyemeyiz mertçe de nâmertçe elâlem adını veririz kendi uydurduklarımız o zeminde vukû bulsun diye....Bir de din kisvesine bürürüz dinle hiç alakası olmadığı halde...Sahi erkeğe yakışan şey nedir? Hem kime yakışır ahlaksızlık? Bir kere insana yakışan bir şey midir?...Hak hukuk derken erkeğin yaptığı yanlışı kadının sahiplenmeye çalışması da ayrı bir aymazlık değil midir?...Ahlaksızlıkta yarışmak için mi alınır Hak?...Haklar yanlışları düzeltmek için alınır kadını ve erkeği yani toplumu düzeltmek için...Affınıza sığınarak söylüyorum sidik yarışı yapmanın ne alemi var?.."Erkek yapıyor da ben niye yapmayayım " dediğin mevzû aldatmak, ahlaksızlık falan olamaz!...Yarıştığın mevzû kariyer olur, iş olur, emek olur, okumak olur,özgürce seçme seçilme hakkı olur , toplumsal bilinçlenme uygar seviyeye gelme hedefi olur!...Bil ki; Sen öğrenirsen toplum öğrenir...Ondandır seni câhil bırakma zihniyeti!...

         Ben de tam da diyorum ki; oku da söz sahibi ol da kimseden bekleme sana versinler diye dilenci gibi HAK´kı!...Süs köpeği gibi sadece korunup kollanmayı bekleme sen de bir emek sun ölmeden topluma...Akşama kadar pastalı çörekli günlerde gezip tozup da; otobüse kendini zor atmış yorgunluktan gözü yere düşmüş genç erkek öğrenciden akşama kadar iflâhı sökülmüş inşaat amelesi adamdan yer vermesini bekleme bi zahmet...Kadın öğretmen, hemşire, memur, doktor her ne olursan ol da ; bir kocan var diye iki de bir çalışma ortamına, nöbet listelerine müdahil edip mesai arkadaşlarını amirlerini baskı altına alma... Sabah ayrı akşam ayrı ojeler sürüp, beyin iptal(!) gezip tozup, güzel dilimizin içine edip kıvırarak konuşanlardan, çikolata araba reklamlarında pazarlanan kadınlara özenenlerden de olma meselâ...

         Eli nasırlı, kalemli kitaplı, gönlü çileli,  ince ruhlu ol iyi erkekler yetiştir be kadın!...İleride hiç bir kadının canını yakmayacak vefâlı erkekleri yetiştirecek olan Sen´sin!...Bak, senin şimdi canını yakanlar; senden önceki anaların maâlesef yetiştirmeye çaba göstermedikleri "sen ağasın! sen paşasın! ne yapsan haklısın!..."diye ortaya salıverdikleri fabrika hatası adam(!)lar..

        Unutma!...Toplumları kadınlar yetiştirir onlar şekillendirir ve yön verir...İvme kazandıran kadındır kitlelere!..Âdem´i " ADAM" eden KADIN´dır! hakikatinde...işte bu kutsal vazifeye sebeptir ki ; cennet biz kadınların ayakları altına verilmiştir...Değerimizi önce kendimiz bilelim sonra zaten herkes bilecek! ...

Op.Dr. Halise BABAYİĞİT