odogan @ soninternethaber.com

Bu ülke sınırları içinde yaşayan herkes illaki din görevlilerini ameliyat masasına, tartışma ortamlarında diline dolamaya merak salıyor.

Yaşamdan ölüme insanlara eşlik eden din Görevlileri için birçok kesim zorlaştırma merakında.

Din Görevlileri bulundukları camilerinde dernekler tarafından kontrol altına alınmak isteniyor mu? İsteniyor.

Din görevlilerinin amiri olmaya soyunan dernek başkanları, muhtarlar var mı? Var.

Yerel yönetimler noktasında din görevlilerini itibarsızlaştırmaya çalışan belediyeler var mı? Var.

En son Adana Diyanet-Sen şube başkanı ile Adana belediye Başkanı arasındaki polemikler gündeme damgasını vurdu mu? Vurdu.

Devletin Valisi din görevlisine hiç bir suçu olmamasına rağmen ‘istersem ohal kapsamında seni görevden alırım´ dedi mi? Dedi.

Din görevlisinin yediği, içtiği, aldığı verdiği bu ülkede büyük bir yüzdeliğin gözüne batıyor mu? Batıyor.

Derneklere rağmen camisini adam eden, devletten hiç bir destek alamayan din görevlisi cami etrafındaki üç kuruşa yıllarca kiralanan dükkanlara sesini yükseltti diye, itiraz etti diye, şikayet edildi mi? Edildi.

Ve bu şikayet personelini savunması gereken amirleri tarafından yürürlüğe konulup,din görevlisi sürdün edildi mi? Edildi.

Din görevlisine giyiminden dolayı paçoz diyen aşağılık insanlar mikrofonlarda boy gösterdi mi? Gösterdi.

Peygamberin sünneti olan, sakalı bırakan din Görevlilerine  Daeş mensupları gibisiniz denildi mi? Denildi.

Sırf camilere gençler çocuklar gelsin diyen, camilerde çocuk alanları açan din görevlilerinin yaptığını taktir etmek yerine ahlaksız benzetmelerde bulundular mı? Bulundular.

Bu memlekette bir kesim kirli ellerini din görevlilerinin yakasından bir türlü çekmiyor.

Çalışanlarının hayat standardını kolaylaştırması gereken Başkanlık bazı durumlarda kolaylaştırma yerine zorlaştırmayı seçiyor mu? Seçiyor.

Seçime günler kala din görevlilerini zorunlu göçe tabi tutmaya çalışanlar Rotasyon uygulamasıyla din görevlilerini sürgüne zorladı mı? Zorladı.

Aynı işi yaptıkları halde, aldıkları parayı sadece yol ücretlerine harcayan, 700-800 lirayla çalışan fahrilere üvey evlat muamelesi yapılıyor mu? Yapılıyor.

Kadrolu bir imamdan farkları olmadığı halde, aynı yükümlülükler esasında çalıştırılıp bir sabah ansızın kapıya konulan, tazminat haklarından muaf tutulan Vekil din Görevlileri var mı? Var.

Bütün bu yapılanlara rağmen, isyan etmeyen, kalp kırmayan, gönül yıkmayan dün Görevlileri çok mu? Çok.

İste tam bu noktada mazluma gelenin vurduğu gidenin vurduğu bir süreci yaşarken, asıl mazlumun dile getirdikleri, icra ettikleri görevinden dolayı olduğunu düşünmeden edemiyorum.

Bir öğretmen, bir hakim, bir doktor kısaca kamu kurumlarında çalışan diğer meslek erbabı olanlar ile din Görevlileri arasında nasıl bir fark var.

Çocuklarımızı çekinmeden emanet ettiğimiz bu kişiler, düğünümüze, doğumumuza, cenazemize eşlik eden bu insanlar nasıl oluyor da bu denli rencide edilmek isteniyor, küçük düşürülmek isteniyor.

Ya biz gerçekten emanet ettiğimiz yavrularımıza, cenazelerimize, doğanımıza, ölenimize karşı duyarsızız, ya da vicdan kavramlarından artık uzaklaşmışız.

İkra! Diyen rabbin emrini yerine getirenlere olan saygımız mı eksik? Biz mi eksiğiz.

Unutmayın!

İçi boşaltılmaya çalışılan bir din; İslam,

İçi boşaltılan vatan, millet sevgisi,

Ve içi boşaltılmaya çalışılan bir ülke; Türkiye,

Bizi biz yapan, Müslüman yapan, millet yapan ve bu toprakları vatan yapan ne kadar değerimiz varsa içi boşaltılarak birer birer elimizden alınırsa ve bizler de buna izin verirsek o zaman biz biz olmaktan çıkarız.