ayzengin @ soninternethaber.com

 Erdoğan ‘sız Türkiye, Geçmişte Abdül Hamid ’siz Osmanlı

Asya, Afrika ve Avrupa içinde toprakları bulunan Osmanlı Devleti stratejik açıdan çok önemli bir bölgede yer alıyordu. Ayrıca çeşitli kara ve deniz yolları Osmanlı toprakları içinde yer aldığı için, ister istemez emperyalist ülkelerin iştahını kabartıyordu… Jeopolitik yapı, Osmanlı Devleti’ne avantajlar kazandırdığı gibi emperyalist devletlerin tehditleri ile de karşı karşıya kalıyordu…

 Osmanlı Devleti’nin eski gücünü kaybetmesinden sonra başta İngiltere, Fransa, Rusya gibi devletler, kendi çıkarlarının gösterdiği doğrultuda faaliyet göstermiş ve bu konuda emperyalist devletler, Osmanlının aleyhinde başarı elde etmiştir…

Sömürgecilik bakımından dünyanın en güçlü devleti İngiltere idi. “Üzerinde güneş batmayan imparatorluk” olarak adlandırılan ve sömürgecilik sayesinde kendi anavatanının yüz katından fazla büyüyen yegâne ülke durumundaki İngiltere, Osmanlı Devleti’nin çeşitli bölgeleri ile ilgili plânlara sahipti...

İngiltere, 1877-1878 Osmanlı - Rus savaşına kadar Osmanlı Devletinin toprak bütünlüğünü savunuyordu. Çünkü Osmanlı, Rus savaşına kadar çok güçlü görünüyordu.

İngiltere, İttihatçıları ikna etti, Osmanlı Devletini Rusya ile savaşa sokarak  Osmanlı’nın gücünü test etmek için... Bu testte İngiltere istediğini aldı ve Osmanlının zayıf olduğu kanaatine vardıktan sonra Osmanlının toprak bütünlüğünü savunmaktan vazgeçti…

Batının,  askeri darbeyi deneme imkânı yoktur. Diğer sivil kuruluşları ikna ederek gezi ve benzeri olaylardan da istediği sonucu alamadı. Yahudi lobisi (İngiltere) ise Türkiye’yi Kobanı bahanesiyle savaşa sokarak hükümeti ardından da devleti, halkın nezdinde zayıf göstermek istedi ama başaramadı…  

Emperyalist ülkeler, Osmanlı Devletini çökertmek için uyguladığı taktiği bugün devreye soktu.  Gerçi Osmanlı, Rus savaşına girerken gösterdiği zafiyet bugün Türkiye’de yoktur. Tam aksine Ortadoğu’nun en güçlü devleti olarak kendini kanıtladı. Hoppala nerden çıktı bu Türkiye’nin güçlülüğü… Açıklayalım:

 Bugün emperyalist devletler, Irak’da, Suriye’de ve Libya’da halkı isyan ettirerek ne hale getirdiklerini düşünürseniz; Mısır’da ise halkın oyu ile gelen Cumhurbaşkanına, malum Batı ve Yahudi baronlar darbe yaparak cezaevine sokması gibi eylemleri emperyalist ülkeler, ülkemizde yapamadığı için Türkiye’nin güçlü bir devlet olduğunu görebiliriz…

Batı, ülkemizde darbe yapamadı. Ancak döviz ile oynayarak ülkemizi sarsmaya çalıştı… Özellikle seçim arifesinde… Nedeni ise ülkede istikrarsızlık oluşturmak için… Recep Tayyip Erdoğan’ı istemediği için değil, Kemal Kılıçdaroğlu’nu veya bir başka lideri istediğinden dolayı değildir.  

Yahudi lobisi görünürde Sultan Abdülhamid’i tahttan indirmek ama perde arkasında ise Osmanlıyı tarih sahnesinden silmekti… Bugün ise aynı oyun tekrarlanmak isteniyor. Görünürde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve hükümet ama asıl amaç ülkeyi istikrarsızlığa sürüklemektir…

 MİT başkanı Hakan Fidan’a ilk tepkiyi gösteren İsrail ve İngiltere… İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya ilk tepkiyi gösteren İngiltere ve İsrail… Bugün ise Süleyman Soylu ’ya tepki veren ABD, İsrail, Almanya gibi ülkelerin yanında PKK, YPG, DAİŞ ve FETO gibi terör örgütlerinin niyetlerini çok iyi okumalıyız…

Geçmişe biraz uzanalım.  Yahudi baronlar kargaşa yaratarak Sultan Abdülhamid’i tahttan indirmek için kimleri kışkırttı?

1.                  İttihat ve Terakki Cemiyetini,

2.                  Mollaları,

3.                  Dindar geçinenleri,

4.                  Milliyetçi geçinenleri,

5.                  Makam ve mevki sahibi olmak isteyenleri,

6.                  Devlet yönetiminden uzak olan yöneticileri,

7.                  Hatırı sayılır yazar ve çizerleri,

8.                  Bulgarları,

9.                  Ermenileri,

10.              Arapları,

11.              Bazı devlet adamları ve aydın geçinenleri,

12.              Devlet düşmanlarının yapmak istediklerini kavrayamayanları,

13.              Abdülhamit’in yaptığı çalışmaları göremeyen hayalperest insanları,

Sultan Abdülhamid’i tahttan indirdikten sonra neler oldu?

1.                  Balkanlar, Osmanlı’dan ayrıldı. ( Bulgaristan Müslümanların elinden çıktı.)

2.                  Avusturya, Bosna ve Hersek’i işgal etti…

3.                  Trablusgarp’ın işgali ile başlayan Trablusgarp savaşı:

4.                  Libyalı Müslümanları için sonu gelmeyen bir işkence başladı…

5.                  Türkler ile Araplar arasındaki sorunlar da başladı.

Sultan Abdülhamid’e 27 Nisan 1909’da tahttan indirildiğine dair tebliğ eden komisyon üyelerini tanıyalım:

1.                  Meclisi Ayandan; Arif Hikmet Paşa, Esat Paşa

2.                  Ermeni Katolik Cemaati'nden Aram Efendi,

3.                  Selanik Yahudi Cemaati'nden Emanuel Karasu. (Sultan Abdülhamit’ten Filistin toprakların isteyen Yahudi.)

Söz konusu komisyonun sözcüsü:  Yahudi Emanuel Karasu  

Bugün, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve hükümet, görünürde hedef ama asıl amaç Türkiye!..

Tarihten ders çıkarmak istiyorsak, “Abdülhamid” dönemi bizim için somut bir örnektir. 

Sonuç:

Geçmişte Abdülhamid’i istemeyenler arasında Mehmet Akif Ersoy ve Said’i Nursi gibi önemli isimler de vardı. Bugün ise aynı manzara karşısındayız. Pek ihtimal vermek istemiyorum ama köşe yazılarından aldığımız bilgiler neticesinde yeni parti kurma teşebbüsünde bulunan Abdullah Gül’ün ve Ahmet Davutoğlu’nun bulunması ve hükümet aleyhine demeç vermeleri Abdülhamid dönemini hatırlatıyor bize…

Selam ve Saygılarımla…