bsalcan @ soninternethaber.com
    Merhaba! Bugün sizlerle beraber feminizmi incelemek ve feminizmin sorunlarını ele alıp nasıl düzeltebileceğimiz hakkında görüşlerimi yazmak istiyorum. Bu önemli konuya feminizmin ne olduğuna dair bilgilerimi paylaşarak başlamak istiyorum. Feminizm ana başlık altında: cinsiyet ayrımcılığına karşı çıkan ve kadın haklarının koruması hedefini benimseyen bir dünya görüşüdür. Yani feminizm birçok insanın sandığının aksine erkeklere ve erkekliğe karşı bir görüş değildir. Ancak maalesef erkeklere ve erkekliğe karşı olan insanlar da var. Aslında feminizmin amacı bu değil. Feminizmi daha iyi tanıyabilmek için tarihine bakalım. Bu görüş aslında tarihte kadının ikinci –sonraki- tür olarak sıfatlandırılmasıyla birlikte ortaya çıkmıştır.  18. yüzyılda yazar olan Mary Wollstonecraft, “Artık kadınların yaşam şekillerinde bir devrim gerçekleştirilmesinin zamanı geldi. Kadınlara yitirdikleri onurlarını yeniden vermek ve insan soyunun bir parçası olarak dünyanın dönüştürülmesine katkıda bulunmalarını sağlamak için geç bile kalındı. Kadın ve erkek arasında, cinsel arzulama dışında hiçbir fark kalmayıncaya kadar mücadele!” diyerek feminizm adına ilk hareketi yapmış sayılmaktadır. Bu hareketin ardından bu görüş, akım haline gelerek yayılmış ve kimi zaman önemli gelişmeler kaydetmiştir. Kadının ikinci derece tür sayılacak kadar düştüğü zamanlarda, bu hareketin güçlü ve kararlı olabilmesi için her yönden kadınları desteklemesi gerekliydi. Fakat yaşadığımız dönem için bence böyle bir gereksinim kalmadı; çünkü bu akım sayesinde, yasalar önünde kadın ve erkek artık tamamen eşit. Bu sonuçla, kadın ve erkeğin eşitliğini savunan bir görüşün adının iki cinsiyetten sadece birini içeren “feminizm” olması bana göre yanlış. Ayrıca, cinsiyet ayrımcılığı her iki cinsiyet için de yapılabilmektedir. Erkekler için yapılan ayrımcılık sorunları kadınlar için olanın yanında çok az; fakat feminizm eşitlik savunmasına rağmen bu sorunları ele almıyor. Bu yüzden bu akımın  adının ve savunduğu düşüncenin değişikliğe uğraması gereklidir.  Bu akımı savunanlar, artık kadını erkeği ayırmadan cinsiyet ayrımcılığına karşı koymalılar. Bunu iyice anlayabilmeniz için bu ayrımcılığın en kötü ve en vahşi olanı olan taciz ve tecavüzü ele alacağım. Bu olayların toplumda anılışına göz atarsak; saldıranının erkek olduğu kadına yapılan cinsel saldırı şeklinde. Yani bu bakış kadını savunmasız ve güçsüz gösterip erkeği vahşi gösteriyor. Bu bakış, bu olayın çoğunlukla bu şekilde olmasından ortaya çıksa da; böyle bir olayın olmasının sebebinin erkeği vahşi bir cinsiyet, kadının ise korunmasız mağdur olan bir cinsiyet olmasından kaynaklanmadığını dikkate almalıyız. Ve bizim bu olaya ‘cinsel istismara hayır!´ diye tepki göstermemiz gerekir kadınları ve namuslarını rahat bırakın gibi tek bir yöne odaklanarak değil. Sadece bu konuda da değil ‘Kadına şiddete hayır!´ yerine ‘Şiddete hayır!´ gibi genel tepkilerimiz olmalı bu tür konularda. Şimdi bu bölümde anlatmak istediğimi tam olarak anladığınızı düşünüyorum. Feminizm akımının değişmesine dair nedenlerin üzerinden geçtiğimize göre şimdi sıra  bir başlık bulmakta. Amacımızı hatırlatmak istiyorum. Feminizm yanlış anlaşılabilmeye açık olması ve cinsiyet ayrımcılığına karşı tutumunu sadece kadınlar yönünden ele alması konularındaki eksiklerini gidermek. Bu sayede feminizmde hiçbir sexist (cinsiyetçi) bir şey bırakmayarak feminizmi zamanımıza uyarlamak. Şimdi cinsiyet ayrımcılığı sorunlarını iki taraftan da ele aldığımıza göre sıra bir başlık bulmakta. Aslında bilim adamı gibi yanlış kullanımların bilim insanı yönünde düzeltmeye teşvik eden ve bize aslında hepimizin insan olduğunu hatırlatacak hümanizm olabilirdi başlığımız ancak hümanizm adı altında insanın merkez olduğunu düşünen felsefi bir akım var. Bu sebeple başka bir isim bulmalıyız. Ararken amacımızdan yola çıkmak mantıklı gözüküyor. Aynı zamanda bu şekilde ismimiz amacımızı da belirtir ve sorunumuzu tamamen çözeriz. Amacımız cinsiyet ayrımcılığına karşı durmak ve tamamen toplumdan silmek. O zaman adımızın anti-sexism (cinsiyet ayrımcılığı karşıtı) olması lazım. Evet, anti-sexism olması gereken isim. O zaman cinsiyet ayrımcılığını istemeyip bu ayrımcılığa karşı koyan insanlar olan bizler yani anti-sexistler, cinsiyet ayrımcılığını kadın ve erkek gözetmeden sileceğiz bu dünyadan. Başaracağız bu güzel amacı. Başaracağız; çünkü Kofi Annan´ın da dediği gibi ´Cinsiyet eşitliği sadece bir hedef değildir. Cinsiyet eşitliği, yoksulluğu azaltmanın, sürdürülebilir bir kalkınma yaratmanın ve iyi yönetim oluşturmanın temelidir.´ Bizim uğraşımız ütopyanın temelini atmak. Ve herkes bir ütopyada yaşamak ister.