vtucar @ soninternethaber.com
İnsanların 8 Mart aldatmacasını üzerinden attığı bugün sabah; bazı gazete yazılarını okuyunca Amerikan asıllı Aslı Sancar´ın "Osmanlı kadınını Türkler bile bilmiyor" sözünü hatırladım. Sancar´ın “Oryantalist kaynaklarda gösterildiği gibi pasif, zayıf, Harem´de tutsak, sadece bir zevkaracı değil, aksine aktif, güçlü ve toplumda çok önemli yere sahip bir kadın olduğu” nu yazdığı kitabını tavsiye ederim.  Kadına bakış açımızı bu bağlamda değerlendirerek bu toprakların kadınlarına ne kadar yabancı olduğumuzu ve ne kadar da onlara ve toplumumuza haksızlık ettiğimizi düşünmüyor değilim. Toplumumuzda bazılarının;kandilleri, mevlitleri hurafe diye küçümserken, Avrupa´nın dünyaya kakaladığı,temelinde katliam yatan günlerini,gecelerini kucaklamasını da gerçekten ilginç buluyorum. Bu onları aydın yapmaz,sevgi pıtırcığı yapmaz, ah bi anlasalar ki farklıda kılmaz. O gün ve geceleriyle bu toplumun yaşayan ya da geçmişteki kadınlarına vefa da gösterilmez. Gösterilemez. Yaklaşık 150 tane kadını yakarak öldürdükleri günü"kadınlar günü" , Kilisenin emriyle 200 bin kadın ve çocuğu cadı suçlamasıyla yakarak öldürdükleri günü "cadılar bayramı" olarak kutluyorlar. Avrupa geçmişte yaptığı katliamları bayram havasında kutlarken,bizim sözde entel ve evrensel düşündüğünü zanneden bazı insanlarımızda, tüm hümanist duygularıyla bu rezalete bizimde eşlik etmemizi istiyor. Lütfen bırakın artık bu sözde bilirkişi edalarını. Bizim kadınlarımız bu günlerden daha ileridir. Kadın haklarıyla ilgili Türkiye´de yapılan raporları diline peleseng eden malum zümreler Avrupa´ya baktılar mı hiç bilmem. Daha dün gibi  yani 1977´ de  8 Mart ; Birleşmiş Milletler genel toplantısında kadın hakları, uluslararası barış günü olarak kabuledildi (Türkiye de bunun devrimci kadınlar günü diye belirli bir zümreye aitmiş gibi gösterilmesi de manidardır. O da ayrı bir konu). Ondan 44 yıl önce 1933 yılında Türkiye´nin ilk kadın muhtarı seçilen Gül Esin Aydın Çine İlçesi Karpuzlu Bucağı´n da kumarı yasaklamıştı ve Atatürk tarafından ödüllendirilmişti.  Yahu hala Türkiye de kadın hakları için rapor kaygısı taşıyanlar şunları da bi yazıp çizseler; istihdama yönlendirdiğimiz kadınların İngiltere de yılda yaklaşık 400 binin cinsel tacize uğradığını, Avrupa da tecavüz mağdurlarının ilk sırasında ise kadın doktorlar ve laboratuvar çalışanlarının yer aldığını. Yani hangi birini anlatalım.  Dünyada en çok tecavüzün gerçekleştiği ülke Amerika´dır. Amerika´da her 6 kadından birisi, her 33 erkekten de birisi tecavüz olayına maruz kalmıştır. Uzmanlar Amerika´da yaşanılan tecavüz olaylarının sadece %6 ´sının rapor edildiğini tahmin etmektedir. Yani bu oran 107 saniyede bir kadın cinsel saldırıya ve tacize maruz kalmaktadır demektir. Tecavüz suçu işleyenlerin neredeyse hiçbirii 1 gün bile cezaevine girmemiştir. Şu içler acısı duruma bakar mısınız. Kadına yönelik şiddet Afrika da, doğu Akdeniz ve Güney Doğuda 7 dir. Her nekadar bu içler acısı durumu batı medyası savaş,göç ve tecritlerle boğuşan doğu ve ortadoğu ülkelerinin kadınlarıyla kendini kıyaslayarak pembe göstermeye çalışsada durumun siyahlığı ortadadır. Buyurun ilginç bir şey daha; Fransa´da tecavüz 1980 yılına kadar suç sayılmamaktaydı.Ülkede yapılan çalışmalara göre yaklaşık olarak yılda 75 bin kadın tecavüze uğramaktadır. Medeniyetin beşiği Fransa´nın kadınları ile ilgili atasözlerine bi bakarsanız bu duruma şaşmamak gerektiğini anlarsınız. Fransız yazar Quitard´ın “Proverbes Sur Les Femmes”kitabından alınmış kadınlarla ilgili atasözleri:“Şeytanın yapamadığını kadın yapar.”“Kadın, erkeği tuzağa düşüren bir örümcektir.”“Kadının vücudunun üstündeki baş, şeytan kafasıdır.” “Karısı olanın arısı var demektir; onu devamlı sokar.”“Kadın takvim gibidir, sadece bir yıl işe yarar.”“Kadın dili kesilse bile susmaz.”“Kadın dövülür, fakat öldürülmez.” Şimdi de Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem”buyurduğu hadîs-i şerîflerden bazılarını nakledelim:“Ahirette, kocası tarafından dövülen kadının davacısı ben olacağım.”“Müslümanların en iyisi, hanımına karşı iyi ve faydalı olandır.”“Kadınlarınıza eziyet etmeyiniz! Onlar Allahü teâlânın emanetleridir. Onlarayumuşak olunuz, iyilik ediniz!” “Cennet anaların ayağı altındadır.”“Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü veaşağılık kimseler hor görür.”  Yıllardır İslam 1000 yıldır zinacıyı ve tecavüzcüyü taşlıyordiye yazıp çizenler, lokal örnek olan böyle bir durumda bile hangisinin daha adil olduğunu bi kere daha düşünmeliler. Sizce kadınına kim daha fazla değer veriyor. Batının bu aldatmacasına karşı, toplumumuzun ve tarihimizin kadınlarının değerleri  bu günlere mi sığmalı. Sizce bunu mu hak ediyorlar?  Veysel Taner Uçar