yguldal @ soninternethaber.com

“KUR´AN´DA DİN EĞİTİMİ YOKTUR” HEZEYANINDA ISRAR EDEN SAYIN MUSTAFA GÜNEN BEY´E REDDİYE

Kur´an´da din eğitimi yoktur hezeyanında ısrar eden Sayın Mustafa Günen bey´in son yazısına da değinmek istiyorum.

    Şimdi Mustafa Bey´in en son yaptığı şuna benziyor, işine gelen ayetleri alıyor işine gelmeyen ayetleri de almıyor veya cımbızlayıp alıyor.

    Mustafa Bey, sizi dini eğitim almak için zorlayan yok, almak istemiyorsanız almayın. Sizler entelektüel (?) yaşamınıza devam edin, ancak lütfen çok önemli bir buluş yapıyormuş edasıyla genç dimağları hezeyanlarınızla zehirlemeyin lütfen.

   Mustafa Bey siz kendinize Kur´an araştırmacısı intibası uyandırmak için gördüğüm kadarıyla olağanüstü çaba sarf ediyorsunuz. Ancak bu konuda yine tabiri caizse ofsayta düşüyorsunuz. Çünkü Kur´an´dan hüküm çıkartabilmek için asr-ı saadet dönemini çok iyi bilmek lazım. Yeterli mi? Değil! Sonra Arapça bilmeniz lazım! Yeterli mi? Değil! Sonra hadis ilmini çok iyi bilmeniz lazım! Yeterli mi? Değil! Sonra nasih-mensuh konusuna hâkim olmanız lazım. Bu da yeterli değil! Ardından ayetlerin siyak-sibakına bakmanız lazım! Bu da yetmez! Ardından ayetlerin esbab-ı nüzulüne bakmak lazım ki –bu da yeterli sayılmaz- çünkü bunun için müctehid olmanız lazım, ama biz bu kadarıyla iktifa edelim.

    Şimdi sorarım zat-ı âlinize;

    Siyer ilmine vakıf mısınız?

   Asr-ı saadet dönemini ne kadar biliyorsunuz?

    Emsile, Bina, Maksud, Avamil, Kafiye, İzhar, Molla Cami kitaplarını okudunuz mu? Dolayısıyla Arapça ilmine vakıf mısınız? Ben 21 yıldır bu işin içerisindeyim halen de Arapçaya tam vakıfım diyemiyorum.

   Dini eğitime karşı olduğunuz için okumanıza gerek yok bunu size ne de olsa kur´an öğretir, değil mi?

   Hadis ilmine vakıf mısınız?

   Nasih-Mensuh konusuna vakıf mısınız?

   Kaynak olarak gösterdiğiniz ayetlerin siyak-sibak´ına bakma zahmetinde bulundunuz mu?

     Pekâlâ, bu kaynak gösterdiğiniz ayetlerin esbab-ı nüzulünü araştırdınız mı?

  “Tarih boyunca dinden, Peygamberden haberi olmayan birçok insanlar olmuştur. Bir nedenle kitaba, eğitmene, öğretmene ulaşamayan bu insanların durumu ne olacaktır? Öyle ya! Kitap, daha birkaç yüz yıl önce matbaanın keşfinden sonra ulaşılabilir olmaya başladı. Ondan önceki dönemlerde Kur´an´ı olmayan biri, olsa bile onu öğretecek bir bilene, bir öğretmene ulaşamayan kişi ne yapacak? Manevi sorumluluğu ne olacak?  İçinde bulundukları şartlardan dolayı yaptıkları yanlış uygulamalar için ne muamele görecekler. Eğer mahşerde cezalandırılırlarsa bu onlara haksızlık olacaktır.”

     Aaaaahh Mustafa Bey ah! Bakın bu yazınızda bile bu iddianızda ne kadar büyük bir yanılgı içerisinde olduğunuzu bile kendi ağzınızla itiraf etmişsiniz; bir kere 124.000 peygamber geldiğine iman eden her mü´min –ki en cahil mü´min bile bunu söyler- çok iyi bilir ki Allah peygamber göndermediği hiçbir kavim bırakmamıştır. Delilim kur´an´dır.  Nahl suresi 36. Ayet “ And olsun ki, her ümmete: ´Allah´a kulluk edin, azdırıcılardan kaçının´ diyen peygamber göndermişizdir. Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi, kimi de sapıklığı hak etti. Yeryüzünde gezin; peygamberleri yalanlayanların sonlarının nasıl olduğunu görün.” Fatır suresi 24. Ayet “Biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Her millet için mutlaka bir uyarıcı (peygamber) bulunmuştur.” Ğafir suresi 78. Ayet “And olsun ki, senden önce birçok peygamberler gönderdik; sana onların kimini anlattık, kimini anlatmadık; hiçbir peygamber, Allah´ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah´ın buyruğu gelince iş gerçekten biter. İşte o zaman, boşa uğraşanlar hüsranda kalırlar.” Arif olan anlar, arif olmayan anlamaz veya işine gelmeyen anlamak istemez.

  “ … Benzer aykırılıklar, sapkınlıklar Müslümanlar dâhil bütün kitap ehlinde olduğu gibi birçok diğer inançlarda da var. “

   Burada Mustafa Bey resmen kendinizle çelişmişsiniz. Niçin biliyor musunuz? Şimdi bir Müslüman din eğitimi olmadan nasıl olur da bu tür sapkın inançlardan kendini koruyabilir? Ben şahsen 10 yaşımdan buyana din eğitimi alarak bu tür sapkın inançlardan kendimi korudum. Kur´an´da din eğitimi varsa niçin hala bu konudaki hezeyanlarınıza devam ediyorsunuz?

      Bakın Mustafa Bey Allah´ın adalet anlayışını sorgulamaya kalkmak ne sizin haddinize ne de başkalarının! Haddinizi aşmayın demiştim ama hala ısrarla haddinizi aşmaya devam ediyorsunuz. Sanırım şu ayetten de haberiniz yok Al-i İmran suresi 19. Ayet “Şüphesiz Allah katında din İslâm´dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah´ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.” Burada yüce Allah hak dinin İslam olduğunu ve ahirette İslam dışında hiçbir dinin kabul edilmeyeceğini bizlere haber veriyor.

      İnsanlık  İslam üzere hesaba çekilecektir. Yok diyorsanız o zaman size düz mantık bir soru sorayım; “Hıristiyanlar, Hıristiyan inancına göre hesaba çekilecekse, Hıristiyanlardan cennete gidecek olanlar olacak mı? Bunlar biz Müslümanlarla aynı cennete mi girecek yoksa farklı bir cennete mi girecek? Aynı cennete girecekse burada Allah 3´tür diyenlerle (teslis inancı) Allah tekdir diyenler nasıl aynı cennete girebilecek? Allah tek değil midir? Bunlar farklı cennete girecekse Hıristiyanlar için ayrı bir cennet mi var? Bilin istedim. Ayrıca anlamanızı umuyorum artık.

    Kaynak kitaptan öğüt vermek de bir eğitim metodu değilse nedir acaba, öğrenebilir miyim? Din insana fıtrat ile veriliyorsa bu fıtrat ile kişi Müslüman olduğu zaman din eğitimi almadan yani uygulama olmadan namaz kılmayı doğuştan mı öğrenmiş oluyor? Öğüt vermek, irşat etmek, nasihat etmek de bir eğitim-öğretim metodu değil midir Mustafa bey?

    Bir kere şu ifadenizi veya üslubunuzu düzeltin, kur´an´ın ayetleri demeye alışın artık, veri değildir ayetler. Ayetlere ayet deme nezaketini lütfen kazanın.

   Vel hâsılı kelam, her insan hata yapabilir ancak hatada ısrar etmemek olgun mü´minin en büyük özelliğidir. Sizde de bu özelliği görmek istiyorum. Ne diyelim Allah herkese kapasitesi nispetince akıl-fikir vermiş.

      Din konusunda herkes çıkıp konuşursa, herkes ayetleri yorumlamaya kalkarsa sonumuz Allah muhafaza pek de iyi olmayacak gibi.

   Umarım hatalarınızda daha fazla ısrar etmez, bu konuda bir daha yazmaz farklı konulara yönelirsiniz. Her ne kadar umutsuz olsam da bu konuda yine de böyle bir beklentim olduğunu bilmenizde fayda var.