odogan @ soninternethaber.com

Bugün sorulması gereken soru şu? Melih Gökçek kimin damarına bastı? Türkiye´de birilerinden rahatsız olanlar neden Melih Gökçekten rahatsız oldu?

Siyasi bir anlam yüklemeden, Ankara için Melih Gökçek neydi ne olmak isteniyor?

Melih Gökçek Ankara´nın Gecekondularında ansızın karşınıza çıkabilen bir belediye başkanı.

 Ankara´nın en zengin insanı olarak fakiri anlayabilen, derdiyle dertlene bilen biri.

Melih Gökçek Ankara aşığı bir delikanlı. Delikanlı diyorum çünkü Ankara dediğiniz anda, gençleşiyor bu adam.

Melih Gökçek çok sevdiğim yazarlardan Ahmet Hakan tiyatrosunun en veciz adamı.

Melih Gökçek kendisine daha kolay ulaştığımız, basın danışmanına sittin sene ulaşamadığımız adam gibi adam.

Edirne´den Kars´a,  bütün vatandaşların tanıdığı tek Belediye Başkanı.

15 temmuzda savaş meydanını bırakmayan, bütün belediye çalışanlarını sahaya sürebilen bir lider.

Siyasi  taktiklerini iyi bilen, potansiyel tehlikeleri bertaraf etmek adına ciddi stratejiler geliştiren biri.

Karayollarında bütünlüğü arz etmeyen, bazı yolları çukurlarla dolu, bazı yolları kaymak tadında olan iki zıt kutubun mimarı.

Peki bunca söze rağmen Melih Gökçek gitmeli mi?

Bu soruyu bir vatandaş olarak sandıkta değerlendirme hakkımızı kullandık. Bana göre bulunduğu makama ihanet etmediği müddetçe, yolsuzluğa bulaşmadığı müddetçe, vatana, millete zarar verecek eylem ve hareketlerde bulunmadığı müddetçe görevden alınması hata olur. 

Belki siyasi parti ismi ile geldi ama sandıktaki oyların tamamını siyasi partiye bağlamak mümkün değil.

Ak Parti seçim zaferlerini Recep Tayyip Erdoğan olduğu için yaşayan bir parti. Bu örnekle söylemek istediğimi daha açık şekle dönüştürdüğüme inanıyorum.

Unutulmamalı ki Ak Parti yerel teşkilatlarını yenilemeli, fakat bu yenilemeyi seçilmiş olanlar üzerinden değil, atanmış olanlar üzerinden yapmalı. 

Neden mi, getiren halk götürmesini bilir de o yüzden...