dzat @ soninternethaber.com

İmkân ve imkânsızlıklar insan beklentilerinin karşılık bulmasında belirleyiciliği olan zıt ve etkin iki unsurdur. Herkesin birçok beklentisi var şu fani hayattan. Her biri diğerinden farklı olan. Kimisi, fani olduğu için dünya gözüyle karşılık bulmasını bekler beklentilerinin. Kimisi de fani olduğunu bildiğinden baki olana yol bulmak ister dünyayı fırsata çevirebilmek için.  Yaşanan tecrübeler göstermiştir ki, hayatta her şey mümkündür insanoğluna. Olumlu ya da olumsuzluk adına. Mümkün değildir denilen çok şey de bir o kadar mümkündür yaşanmışlık ve yaşanması ümit edilenler adına.  Beklenmedik, bilinmedik sürprizlerle doludur insanlık hayatı. Oysa ne kadar da emin adımlarla yürüyorsunuzdur yol boyunca. Ne var ki, menzile tam da vardığınızı sanırken, olmaz denilen nelerin olduğuna şahit olursunuz. Hasta olmaz sanırken hastalananları, iflas etmez derken muhtaç kalanları. Mutluluk tablosuyla örnek alınanlarken ayrılanları. Habersizce geliveren ecel gerçeğine yakalanıp, hayata veda eden nice yakınlar biliriz. Hayatın şartları değiştirmesi karşısında insanların ne de çabuk değişikliğe uğradığına hayret ederiz...

Ömür takviminiz bir bir azalırken gençliğin gittiğini görürsünüz. En iyi anlaştığınız arkadaş, eş, dost ve sevdiklerinizle ters düşersiniz. Fikirleriniz değişime uğrar. Ne oldu bize dersiniz. Duygularınız değişir, can cana olduğunuz en sevdikleriniz karşı tarafa düşebilir. Daha dün, size göre bunların hepside hayatın olmazları arasındadır oysa. En güçlü şekilde tutunmuşken hayata ve sevdiklerinize; birden boşa çıkar tüm imkân ve ümitleriniz. Artık imkânsızlıklar ve yeistir sadık dostlarınız! Her türlü zenginliği ganimet içinde yaşarken birden bire kıtlığa düştüğünüze siz dahi inanamazsınız. Hâlbuki iyilik güzellik ve gelecek adına her şey imkân dâhilindedir. Daha bir gün öncesine kadar, bir gece öncesine kadar, bir saat öncesine kadar ya da bir an öncesine kadar, her şey öylesine yolundadır ki. Öylesine somut kanlı ve canlıdır ki. Bir de bakmışsınız her şey ala-bora. Her şey ters yüz olmuş. Hiç aklınızın köşesinden geçmeyecek bir sonuçla karşı karşıyasınızdır. Beklenmedik bu mutsuz tablo karşısında nasıl bir duruş ve şekil alacağınızı bilemezsiniz, öyle değil mi?

Çırpınırsınız tıpkı Karadeniz gibi. Yönü sapmış akışı değiştirmek için. Terse gitmesin, eskisi gibi olsun her şey dersiniz. Dalgalar yine aynı sahili vursun istersiniz. Ancak nafiledir! Hastalık iyileşmez, ölüm durdurulamaz, giden gelmez, kırılan düzelmez. Dalgalar bir başka sahile vurur! Beklentileriniz rafa kalkarken ümitsizlik ve çaresizlik yoldaşınız oluverir. Teslim olursunuz; ihtimal dahi vermediğiniz, mümkün görmediğiniz bir mümkünün pençesine. Demek ki “yalan dünyanın imkânları da yalanmış” diye iç geçirirsiniz. “Her şey mümkünmüş” diyerek elinizden hiçbir şey gelmeyen bir imkânsızlık hortumunda kaybolmaya yüz tutarken. Kendi hayatınızın seyircisi bile olursunuz.  Yaşanmışlığınızdan geriye kalan; güzellikleri, zorlukları, emekleri ve ümitleri düşünürken. Gerçekleşmişleri, gerçekleşmesi beklenenleri, geçmişi ve geleceği düşlerken. Ne de çabuk değişmiştir her şey, bir gecenin sabahında. Bir karanlığın şafağında. Siz; karanlık geçti şafak söktü, gece bitti, gün doğdu diye sevinirken. Oysa hiç olmaz denilenlerin olmuşluğu karşısında; içine düştüğünüz hayret, imkânsızlığı imkâna dönüştürmeye yeter mi bilinmez. Bilmek için zamanın tedavi edici akışına muhtaçlığınız vardır.

Hayat böyle bir şeydir işte. Nice beklentileri yerle bir ederken, nice beklenmedik sürprizlerle arkadaş ya da derttaş yapar insanı. Kimi zaman kocaman sevinçleri paylaşmak, kimi zamanda talihin kör kuyularında boğuşmak zorunda kalabilirsiniz. Herkesin bir bahanesi, her şeyin bir sebebi vardır; imkânlar imkânsızlığa, imkânsızlıklar bir başka imkâna dönüşürken. İmkâna dönüştüremediğiniz imkânsızlıklar karşısında yaşanmışlıklarınız teselli ve mirasınızdır. Ayak bastığınız yerler, günler, geceler, mevsimler, mekânlar da size birer hatıradır maziden kalan. Zamanı geldiğinde tek tek açılıp bakılacak kaynak kitap mesabesinde avuntu ve teselligâhınızdır…

Beklentilerinize uygun, kendi duygusal coğrafyanızda imkânsızlıkları dahi imkân haline dönüştürebileceğiniz nice iklimler yaşamanız dileğiyle.