odogan @ soninternethaber.com

 

Yeni Türkiye söylemini sözcüklerin içine gömdük.

Sadece hamaset üzerine hayalini kurduğumuz yeni Türkiye hayalinin bir rüyadan ibaret olmaması İçin fazlasını yapmaya ihtiyacımız var.

Tarımdan ekonomiye, ithalattan ihracata, teknolojiden ilime kadar her alanda yenilenmeyi başaramazsak hamaset söylemlerinin bir adım ilerisine gidemeyeceğimiz muhakkak.

 İlerlemenin, Avrupa normlarına ulaşmanın hedef olarak belirlendiği günümüzde, bana göre eksik bir hedef olarak önümüze konulan bu hedeflere ulaşmak; olması gereken ama yeterli olmayan çırpınışlar.

Bizler Müslümana yakışan ilerlemeyi Osmanlı´nın kuruluşundaki azimle gerçekleştirmeden sorumluyuz.

Avrupa´da insanlar vardiya şeklinde gece ile gündüz arasında çalışmak adına bir bahane üretmezken,

 ülke çıkarları İçin sabahın dördünde mesaiye başlayıp, gecenin onunda evine dönen ve bu çalışma İçin sadece sekiz saatlik mesai ücreti alan insanlar bizden daha milli değil mi?

 Bizler ise sabahın dokuzunda işe başlarken, akşam dörtte okeye dönen bir millet haline geldik.

Tamamı İçin söyleyemeyiz belki ama çift vardiya sistemi ile Avrupa´da bankalar sabaha kadar hizmet verirken,

 Gece olduğunda hayatın durduğu, zamanı mesai saatleri içerisine sıkıştırdığımız müddetçe, ilerlemenin mümkün olacağını düşünmüyorum.

Müslüman uyanık olmalı söylemi, hamaset vari bir söylemin dışına çıkmalı. İlmen ve bedenen de uyanık olmalıyız.

Bugün ülke çıkarları noktasında, teşhisi koyan fakat teşhisten öteye geçemeyen bu milletin içi boşaltılmış boş söylemlerle oyalandığı muhakkak.

Harekete geçme zamanının çoktan dolduğunu, zamanı verimli ve yerinde kullanma konusunda yeteri kadar donanıma sahip olduğumuzu artık anlamalıyız.

 Herkesin söylediği gibi yeterince düşmanımız varken vakit uyanma vaktidir!

Amerika vize sınırlaması getiriyorsa, Almanya ambargo koyma cesaretini kendinde buluyorsa öncelikle şahıs olarak kendimizi sorgulamalıyız!

Devlet ve millet el ele diyorsak, devletini devlet yapan milletin üzerine düşeni her anlamda yapmadığını görüyoruz.

Devlet ve millet her alanda üzerine düşeni yapmış olsaydı, hiçbir devlet bu ülkeyi gözden çıkarmaya, karşısına almaya cesaret edemezdi.