hilalyildirimhan61 @ gmail.com

                                                TEKNOLOJİYE BAKIŞ

Günümüzde büyük çoğunluk gözünü teknoloji ile açarak güne başlıyor. Gündelik hayatta artık neredeyse  tüm yaşamımız teknolojin sunduğu imkanlarla idame etmeye çalışıyoruz. Sağlıktan ulaşıma, haberleşmeden eğlenceye, eğitimden tutunuz evde yemek yapmaktan temizliğe,  alışverişe  kadar teknolojiye bağımlı bir hayat yaşıyoruz.

Teknolojinin hayatımızın her alanına girmesi teknolojinin bir araştırma ve tartışma konusu olmasına sebep oldu. Bu tartışmalarda üç görüş oluşmuştur. Teknogerçekçilik, teknoiyimserlik, teknokötümserlik.

Teknogerçekçilik; Bu görüşe göre, “ Hedef, teknolojiyi anlamak ve teknolojiyi temel insan değerleri ile tam olarak uyumlu bir şekilde hayata geçirmek ve kullanmaktır.”

Teknolojik gerçeklik gözüyle baktığımız zaman. Teknolojiyi amaç değil araç olarak kullanmalı. Onun bizi yönetmesine izin vermeden, bizim onu, doğru, verimli, temel değerlerimizden ödün vermeden kullanma disiplinini sağlayabilmeliyiz. Teknolojinin toplumsal değerler üzerinde ciddi bir tehdit olarak görülmesi, teknolojinin değil içeriklerin problemli olmasıdır. Sonuçta teknolojinin içeriğini dolduran biz insanlarız.

Örneğin, internetin doğru kullanımında bugün cahil olmak artık bir tercih olmuştur. Uzaktan eğitim, sesli kitap ve merak edilen her alanda bilgiye bir tık mesafedesiniz. Diğer taraftan teknolojinin tıp alanında kullanımı pek çok erken tanı ve tedaviyi olanaklı kılmaktadır. Kıyaslayacak olursak, ateşin bulunması teknolojik bir gelişim olduğunu düşünürsek, tarih boyunca çıkan yangınları ateşin icadına bağlayamayız. Teknoloji ve ürünleri hayatımızı kolaylaştırıp zaman tasarrufu, enerji tasarrufu sağlıyor.

Önemli olan artan zaman ve enerjinin nerelerde, hangi amaçlarla kullanıldığıdır ! ! !

Diğer taraftan teknolojinin olumsuz yanlarını görmemek çözüm üretmemek Teknolojik İyimserliğe girer. Bireyler giderek fiziksel olarak yalnız, mekandan bağımsız sosyal ağlarda çokça vakit geçirmektedir. Sosyal medyanın amaç dışı kullanımı aile kurumunu olumsuz etkilediğine dair araştırmalar vardır.

Teknolojiyi şuursuzca kullanıp, bizi biz eden insani değerleri kaybedeceksek eğer, bazı alanlardan feragat etmeliyiz. Olumsuz etkilerine göz yummamalıyız. Başta ebeveynler olarak sosyal medyada saatlerce vakit geçirmek doğru rol model olmaktan uzaktır. Mü’minün suresi 3. Ayette  “ Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.” Ayet üzerinde düşünerek bireyin kendisini çek etmesi için vurucu bir öğüttür.

 Teknolojik kötümserliğe baktığımız zaman teknolojinin bilgisini elinde bulunduran egemen güçlerin amaçları, insanı ve doğayı denetleyip, sömüreceği bir güç olarak görmeleridir.

Teknolojinin, toplumsal değerler üzerinde ciddi bir tehdit olarak görülmesi gibi görüşler. Aslında tümüyle yanlış değildir. Bugün egemen güçler dünyadaki birçok sorunun müsebbibi olmuştur.

Tek tip toplum oluşturmak kitleleri yönetmek, her türlü manipülasyon çok kolay olmaktadır. Televizyon programları, dizilerinin birçoğu özellikle insani değerlere savaş açmış durumdadır. Ama tüm bu aşırı karamsar ve iyimser görüşler çağın gereklerine uygun olmadığı gibi çözüm üretmekten uzak söylemlerdir.

Temel değerlerimizden taviz vermeden, günlük hayatta uğraşılarımızda teknolojik ürünlerin sağlamış olduğu zaman ve enerji tasarrufunu, başka bir teknoloji ürünün sunduğu mecralarda harcanmamalı. Artan zaman ve enerjiyi başta çocuğunuza, eşimize, dostumuza tüm sevdiklerinize daha fazla, daha nitelikli zaman geçirme iyiliğini kendinize ve çevrenize yapın. Bunun günümüzde değer olduğunu bilerek yaşamaya ve yaşatmaya çaba harcayın. İnşallah hep beraber.

Selam ve saygılarımla