odogan @ soninternethaber.com

“Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye´yi desen, iki kazma kürek, iki de ırgat gerek / Ancak gel geri yapalım şunu geri desen bir Sinan, bir de Süleyman gerek”.

Ne güzel bir söz. 
Gönüller´i yıkmanın ne kadar kolay olduğunu anlamlandıran özel içeriklere sahip. 
Dün Ulaştırma Memur-Senin genel kurulunda vefa örneği olan duygulu anlar yaşadık. 
Bu zamana kadar sendikasına bilmeden zarar verende, 
sendikası İçin canla başla mücadele eden bütün emektarları Genel Başkan Can Cankesen toplamış.
vefamız kıymet bilene değil, vefamız bu davaya zerre hayrı dokunanadır sloganını yaşatmak istemiş. 
Sabah erken saatlerde başlayan program gece geç saatlerde bitti. 
Bu kadar uzamasının sebebi hasretlik duyanların duygulu konuşmalara kapılmasıydı.
Vefa elbiselerini halen üzerinden çıkarmamış olmak ne güzel bir görüntü.

Ulaştırma memur seni çok yakından tanıma fırsatım oldu. 
İnsanların samimiyeti, genel başkan ve yönetiminin bütün üyelerini, liderlerini çok iyi tanıması farklı bir ayrıcalık yaşatıyordu. 
Programın başlamasıyla birlikte siyasi mecradan Büyük Birlik Partisi genel başkanını, Ak parti millet vekillerini, memur-Senin onursal genel başkanını, ve Ali Yalçını dinledik. 
Ev sahibi olarak Can cankesenin konuşmalarını sendikal zeminde neleri yaptıkları ve neleri hedefledikleri ile ilgiliydi. 
Siyasi mecralara uzanmak istemediğim için siyasi konuşmaları pek dinlemedim.

Fakat Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçını dinlerken, vefanın baş aktörünü daha iyi tanıma fırsatım oldu.

Sendikal ahlaka değinen Yalçın bir liderde olması gerekenleri vefanın bütün çarpanlarına vurdu. 
Vefa yoksa yapılan yavan bir katıktır ifadeleri bütün katılımcıların coşkulu desteklerine dönüştü.

Vefa İstanbul´da bir mahalle adı değildir gibi daha önce keşfedilmiş cümlelerin hiç birini kullanılmadı. 
Duyguyla yoğrulmuş, sevgiyle harmanlanmış liderin hikayelerle güçlendirilmiş hatipliğine şahit oldum.

Memur-Sen konfederasyonu şiir dilini çok iyi kullanan liderlerle dolu, bunun sebebi kuruluş sürecindeki kurucu genel başkanları ile ilgili.

Mescidi Akşa şairi edebiyatçı Mehmet Akif İnan aynı zamanda Memur-Senin kurucu genel başkanı.

Bu durum bağlı sendikaları tarafından da yaşatılan büyük bir misyon.

Evet günümüzde sendikacılık sivil insiyatif noktasında geçmiş yıllara nazaran daha vicdanlı. 
En azından eylem sendikacılığının adı kırıp dökmek değil, 
devletin onarım gerektiren eksiklerini hatırlatmakla ilgili.

Taleplerin toplu sözleşme görüşmelerinde savunulması, memleket ve insan odaklı vurguların öncelendiği günümüz sendikacılığı en azından beşli çete dönemlerinden kalma kötü alışkanlıkları tarihin çöp sepetine atabildi. 
Yeniden güven tazeleyen Ulaştırma Memur-Sen Genel Başkanını ve yönetimini tebrik ediyorum.