abalibey @ soninternethaber.com

Geleceğimizin,yarınımızın teminatı olan gençlerin , zaman hesabına göre bir kale olduğunu hatırlatıp yazıma başlamak istiyorum.

Günümüzün kalesi durumunda olan gençliğin inşası ve güçlenmesi için gerekli alt yapıyı oluşturamayan Ülkeler,sistemler .... yok olmaya mahkumdur.Milli Eğitim Bakanımızın açıkladığı sistem yukarıda bahs ettiğim kalenin inşası,gelişmesi ve güçlendirilmesi  adına yapılmış bir çalışmadır. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki toplumların  alışkanlıklarını değiştirmek zordur. Sbs Sistemi, teog Sistemi bu değişimlerden biri değil miydi? O zaman da eleştiriler geldi gelmeye de devam edecektir.Şimdi de Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi  eleştirilecektir.Tabii olanda budur.Demokratik Ülkelerde bu eleştiriler her zaman oldu olmaya devam edecektir.Bizlerin yapacağı şey eleştirilerden nasiplenmek ve iyinin iyisini oluşturabilmektir.Gelişmiş Ülkelerin eğitim sistemlerini incelediğimizde değişikliklerin veya eklemelerin %2 veya %5 aralığında yapıldığını görmekteyiz. Türkiye´de Eğitim Sistemine baktığımızda hep köklü değişikliklere gidilmektedir.Yazılarımda, konferans veya tv programlarımda bu değişikliklerin aşama aşama yapılması gerektiğini hep dile getirdim.Bakın yeni gelen bir diğer ismi ile adrese dayalı sistem bizlerin okuduğu eski sistem değil midir.Demek ki ta o dönemlerde o günkü adrese dayalı sistem geliştirilseydi eklemeler yapılsaydı  belki köklü değişikliklere ihtiyaç duymadan bugün kısmi eklemelerle muhteşem bir sisteme imza atacaktık.Ne yazık ki köklü değişiklikler yaparak eğitim Sistemini yaz boz tahtasına dönüştürdük.Eğitim Sistemi üzerinde sürekli oynandı.Eğitim Sistemi deneme tahtası değildir.Bu sistem hassas  ve üzerinde önemle durulması gereken bir konudur.Sistem ile ilgili değişim veya ekleme yaparken geçmişi bir köşeye de atmamak gerekir.Bilakis değişimin geçmiş,bugün ve yarını sentezleyip zamanın ruhu ile  buluşturulması  gerektiğine inananlardanım. Dünyanın en popüler eğitim sistemlerinden birinin Finlandiya da olduğunu biliyoruz. Bu sistem bile farklı ülkelerin eğitim modellerinin harmanlanmasından sonra oluşturulmuştur. Bu model, özellikle bu cümlenin altını çiziyorum; kendi öz kültüründen taviz vermeden  yani geçmişi zamanın ruhu ile güçlendirip kendi sistemlerini  oluşturmuşlardır.Bizler de Sistemi oluştururken  Sn Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan´ın ifadesiyle de yerli yani milli olmasına dikkat etmemiz  gerekir. Bakın bu yeni sistem bugün çok tartışılan servis meselesini hemen hemen çözmüş gibi görünüyor. Neden mi  ? Çünkü her veli öğrencisini en yakın okula kaydedecektir Bu olumlu sonuçların  devam edeceğinden eminim.Bu sistemde iyi-orta ve normal öğrenciler bir arada daha iyi eğitim alarak başarılarını artıracaktır..Burada iş Öğrencinin bizim zamanımızda olduğu gibi düzenli ve disiplinli çalışmasına bağlıdır.Bu arada MEB yetkililerine özellikle başarının en önemli ayağının öğretmenlerimizden geçtiğini  hatırlatmak isterim.
Hızlı yürümek istiyorsanız yalnız yürüyünüz. Uzun yürümek istiyorsanız beraber yürümeye dikkat ediniz. Eğitim uzun yol yürümeyi gerekli kılan bir alandır. Bunun için bu yolda iyi kadrolar oluşturmak çok önemlidir. Bu da öğretmenlerden geçmektedir. Çetin yollar,yorgun bedenlerle gidilmez.Bu yolları kısa zamanda kazasız belasız atlatabilmemiz için ; yenilikçi, çağa ayak uyduran, dünyadaki gelişmeleri yakından takip edebilen geçmişini de unutmayan öğretmen kadrolarına ihtiyacımız vardır.
Bu kadrolar ile ilgili olarak;
- Öğretmenlerimize olan güvenin toplum nazarında artırılması
- Öğretmenlerimizin kendilerine olan güvenin en üst düzeye çıkarılması
- Toplumda var olan “en azından bir öğretmen ol” anlayışını yıkarak öğretmenlik mesleğinin saygın bir hale getirilmeye çalışılması.
- Öğretmenlerimiz tatil günlerinde yurt dışına gönderilerek o ülkenin eğitim sistemini yakından tanımasına yardımcı olunması
- Öğretmen adaylarımızın çağa uygun olarak yetiştirilmesi ve bu kadrolara alınacak kişilerin master derecesinde olmasına dikkat edilmesi.
- Öğretmenlerimizin ekonomik durumunun iyi bir seviye getirilmesi
Ayrıca yine bu sistemde tavsiye niteliğinde sınavların Türkiye genelinde veya il bazında değil her okulun sınavı MEB yetkililerin gözetiminde kendisi yapmasıdır.O, % 8 lik dilim olan öğrencilerin sınavını her okul kendi başarısını düşüneceğinden torpil veya kayırmanın da olmayacağı kesin gibidir.
Sonuç olarak ne kadar güçlü bir eğitim sistemi olursa o kadar güçlü bir gençliğe o kadar güçlü bir ülkeye sahip oluyorsunuz.
Eğitim alanında çalışma yaparken hesabi değil hasbi hareket etmemiz gerekir. Olaylara  ve gelişmelere gerçekçi bakacak, geleceğimizin teminatı olan gençlerin ihtiyaçlarını iyi tespit edecek ve bunları temin edecek; böylelikle 21. Yüzyıla yakışır eğitim sistemi oluşturulacaktır.
Hintli bir iş adamı bir konuşmasında çocuklarınıza nasıl zengin olunur anlayışını hiç öğretmeyin der. Onların mutlu olması için iyi bir eğitim verin. Böylece yetişkin olduklarında eşyanın fiyatını değil değerini bilen bir gençlik göreceksiniz der. Bizler iyi bir eğitim sistemi oluşturacaksak Finlandiya gibi bir çok eğitim sisteminin üzerinde çalışma yapacak geçmişimizde Türk ulusunun uyguladığı eğitim sistemlerini de inceleyip bir Nizamül Mülk, bir Melikşah, bir Fatih Sultan Mehmet´in nasıl yetiştiğini hangi eğitim modellerini gördüğünü, bir çağ açıp bir çağı nasıl kapattığını, birçok bilim dalında nasıl yetiştiğini, başarı sağladığını görecek ve bunu kendi ülkemizde uygulamak için neler yapılabileceğini komisyonlarda tartışacak  arkasından en uygun model  geliştirilecektir. Bunları yaparkende   kısa sürede kökten değişiklikler yaparak değil aşama aşama uygulayarak başarıyı yakalamak gerektiğine inanmaktayım.
Kısaca açıklanan sisteme zamanla, sabırla eklemeler yapacak ve değişiklerde bulunacak, böylece ;dünü- bugünü- yarını birleştiren bir eğitim sisteminin oluşmasını ve özellikle kalıcı olmasını  sağlamak nihai hedefimiz olmalıdır.
Sağlıcakla kalın.