16 ve 20. Dönem Milletvekili Fethi Acar: “27 Mayıs bütün darbelerin tarlası, anası, babasıdır”

16 ve 20. Dönem Milletvekili Fethi Acar, 27 Mayıs 1960 darbesinin 66’ncı yıl dönümüne ilişkin notlarında 555K eyleminden Dokuz Subay Olayı’na, Yassıada’dan 12 Eylül ve 28 Şubat’a uzanan süreci değerlendirdi.

Mayıs 27, 2026 - 16:57
16 ve 20. Dönem Milletvekili Fethi Acar: “27 Mayıs bütün darbelerin tarlası, anası, babasıdır”

16 ve 20. Dönem Milletvekili Fethi Acar, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin 66’ncı yıl dönümü dolayısıyla kaleme aldığı notlarda, darbeyi Türkiye siyasi tarihinin en ağır kırılmalarından biri olarak nitelendirdi. Acar, 27 Mayıs’ın sonraki darbelerin de zeminini oluşturduğunu belirtti.

Acar, notlarına “Unutma, unutturma” ifadeleriyle başladı. 27 Mayıs 2026 tarihli Ankara notunda Acar, “Beşinci ayın beşinci günü, Saat Beşte Kızılay’da sloganı ile 1960 dönemin Başbakanının yakasına yapışan süreç devam etmiş, askeriyenin bünyesinde teşekkül eden 37+1, 38 kişilik çete 27 Mayıs 1960 silahlı darbe ile ülkeyi on yıl yönetmiş olan Demokrat Parti iktidarına son vermiştir.” dedi.

“Dokuz Subay olayında yılanın başı koparılamadı”

Acar, 1950’li yıllardaki gelişmelere işaret ederek, “1954’lerde başlayıp, 1958’de su yüzüne çıkan Dokuz Subay olayında yılanın başı koparılamadığından darbe gerçekleşmiştir.” ifadelerini kullandı.

Darbe sonrasında Demokrat Partililerin hedef alındığını belirten Acar, “Merkezde ve ülke çapında DP’liler zindana atılmışlardır. ‘Postal yalayıcılarından’ olağanüstü teşekkül eden heyet, burunlarına kokan akıttıkları kanı adeta mürekkep yapıp, siyasi tarihin kara sayfalarında yer alan katliam, idam kararlarını kızıl divitleri ile yazdılar ve acımasızca uyguladılar.” değerlendirmesinde bulundu.

Acar, darbe sonrası oluşturulan yapıları da eleştirerek, “Kendilerini ölünceye kadar senatör yapmak için çift meclis oluşturdular. Darbenin ele başları ile uygulayıcılar birbirlerini tebrik ettiler. Ayrıca başladığınız işi bitirin diye talimat verdiler.” dedi.

“Yassıada kararları ile kanı akıttılar”

Fethi Acar, 15-17 Eylül 1961’de yaşanan sürece ilişkin, “Olağanüstü heyet Yassıada kararları ile 15-17 Eylül 1961’de kanı akıttılar.” ifadesini kullandı.

Acar, 1961 Anayasası sürecine de tepki göstererek, “Tiyatro kurucu meclis oluşturup 1961 millete ait olmayan yazılı bir dayatma metnini anayasa diye millete silah zoruyla onaylattılar.” dedi.

Acar, “Hiçbir meşruiyeti olmayan yazılı metin bu defa 12 Eylül 1980 askerî darbesine kadar devam etti.” sözleriyle 27 Mayıs sonrası kurulan düzenin yeni darbelerle sürdüğünü savundu.

“Darbeler devleti de milletten koparırlar”

Fethi Acar, ikinci notunda 12 Eylül 1980 darbesine de değindi. Acar, “Şu hale bakınız. Darbe ile kendi yazılı dayatma metnini benim de TBMM’de bulunduğum 1977-80 16’ncı dönemdeki darbe ile onu da ortadan kaldırdılar.” ifadelerini kullandı.

O dönem TBMM’de Demokrat Parti geleneğinden gelen milletvekilleri ve senatörlerin bulunduğunu belirten Acar, “Bu dönem TBMM’de DP’li üst yönetiminden milletvekili ve senatör vardı. Siyasete Mutlu Menderes, Aydın Menderes’le başladım, Adnan Menderes’in oğulları.” dedi.

Acar, 12 Eylül’ün Demokrat Parti geleneği açısından ikinci büyük kırılma olduğunu belirterek, “12 Eylül 1980 darbesi ile DP’liler ikinci askerî darbeyi yaşadılar. Darbeler siyaseti yok etmek üzere partilerin başını gövdeden ayırırlar. Darbeler aynı zamanda devleti de milletten koparırlar. Devletin hafızasını yok ederler.” ifadelerini kullandı.

“Bunları en canlı yaşayanlardanım”

Fethi Acar, kendi siyasi tanıklığını da notlarına ekledi. Acar, “Bunları en canlı yaşayanlardanım. DP’lilerle beraberken 1960 kanlı darbenin acı hatıralarını birlikte yaşarken 12 Eylül 1980 darbesini yaşadık.” dedi.

Acar, 1995-1999 yılları arasındaki Meclis dönemine de değinerek, “Hizmet mücadelemize milletime, ülkeme ve bölgeme devam ederek 1995-1999 yirminci dönem yeniden TBMM’de iken bilhassa bölgemiz problemlerini yeniden çözüm yoluna koymuşken; 28 Şubat 1997 topyekûn darbesi ile karşılaştık.” ifadelerini kullandı.

Acar, 28 Şubat süreciyle hizmet imkânının yeniden elinden alındığını belirterek, “Hizmet imkânımız yeniden elimizden alındı. Ülkemiz halen darbe anayasaları ile mayınlı tarlada yönetilmeye çalışılıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yeni anayasa her halükârda şarttır”

27 Mayıs’ın 66’ncı yıl dönümünde çağrıda bulunan Acar, “Darbenin altmış altıncı yıl dönümünde sesleniyorum. Vaktiyle darbeyi alkışlayanlar dikkatli olsunlar.” dedi.

Acar, “Demokrasi milletimin işidir, aşıdır, istiklalidir, geleceğidir; ona sahip çıkalım.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin darbe dönemlerinin etkilerinden tamamen kurtulması gerektiğini belirten Acar, “Ülkemizin bu darbe bataklığından kurtulabilmesi için yeni anayasaya ihtiyaç vardır; yeni anayasa her halükârda şarttır.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI