Adana Altın Koza Film Festivali’nde Jocelyne Saab’ın dört filmi restore edilmiş kopyalarıyla gösterilecek

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 26 Eylül-4 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Lübnanlı yönetmen Jocelyne Saab’ı “Direniş ve Yıkım Arasında” seçkisiyle anacak. Saab’ın Beyrut Üçlemesi ile Cannes’da yarışan ilk uzun metraj kurmacası “Bıçak Sırtı”, restore edilmiş dijital kopyalarıyla Adana’da izleyiciyle buluşacak.

Eylül 21, 2026 - 15:39
Adana Altın Koza Film Festivali’nde Jocelyne Saab’ın dört filmi restore edilmiş kopyalarıyla gösterilecek


Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, 26 Eylül-4 Ekim 2026 tarihlerinde sinemaseverleri ağırlayacak. Festivalin Dünya Sineması programında, Lübnanlı yönetmen Jocelyne Saab’ın (1948-2019) sinemasına odaklanan “Direniş ve Yıkım Arasında” başlıklı özel seçki gösterilecek.

Gazetecilikten belgeselciliğe, ardından kurmaca sinemaya uzanan kariyerinde kamerasını savaşların, işgallerin ve sürgünlerin ortasındaki insanlara yönelten Saab’ın dört filmi, restore edilmiş dijital kopyalarıyla seyirci karşısına çıkacak.

Festival programında Saab’ın Lübnan İç Savaşı ve İsrail işgalinin farklı dönemlerinde çektiği “Beyrut, Bir Daha Asla”, “Beyrut’tan Mektup” ve “Beyrut, Benim Şehrim” filmlerinden oluşan Beyrut Üçlemesi ile 1985 yılında Cannes’da yarışan ilk uzun metraj kurmacası “Bıçak Sırtı” yer alacak.

Efsanevi Beyrut Üçlemesi Adana’da

Üçlemenin ilk filmi “Beyrut, Bir Daha Asla” (Beirut, Never Again, 1976), Lübnan İç Savaşı’nın ardından harabeye dönen Beyrut’a odaklanıyor. Jocelyne Saab’ın kamerası, yıkılmış şehir merkezinde harabeler, terk edilmiş evler ve savaşın gündelik yaşam üzerindeki izleri arasında dolaşıyor.

Şair ve ressam Etel Adnan’ın kaleme aldığı metnin eşlik ettiği 35 dakikalık yapımda çocukların askerleştiği, yağma ve yıkımın sıradanlaştığı bir kent üzerinden savaşın insan ve şehir hafızasında bıraktığı izler aktarılıyor.

Üç yıllık savaşın ardından çekilen “Beyrut’tan Mektup” (Letter from Beirut, 1978) ise İsrail’in Güney Lübnan’ı işgalinin ardından yaşanan kentsel yıkım ve mültecileşmeyi konu alıyor.

Saab’ın kendisini de kadraja dahil ettiği 52 dakikalık filmde yönetmen, kurşun izleri taşıyan sokaklarda dolaşıyor, otobüslere biniyor; mülteciler, barış gücü askerleri ve kent sakinleriyle konuşuyor. Etel Adnan’ın metninin eşlik ettiği yapım, savaşın şehir kadar insanların aidiyet ve hatırlama biçimleri üzerindeki etkisine de odaklanıyor.

“Beyrut, Benim Şehrim” Saab’ın kişisel tanıklığını taşıyor

Beyrut Üçlemesi’nin son halkası “Beyrut, Benim Şehrim” (Beirut, My City, 1982), Temmuz 1982’de İsrail ordusunun Batı Beyrut’u kuşattığı dönemde çekildi.

Çekimlerden dört gün önce Saab’ın çocukluğunun geçtiği 150 yıllık aile evinin bombalanarak yıkılması, filmin çıkış noktalarından birini oluşturdu. Saab’ın en kişisel çalışması olarak tanımladığı 37 dakikalık film, yönetmenin aile evinin yıkıntılarından başlayarak savaşın içindeki Beyrut’un portresini ortaya koyuyor.

Tiyatro yazarı Roger Assaf’ın kaleme aldığı lirik dış sesin eşlik ettiği yapım, yıkıntılar ve mülteci kampları arasında sürdürülen yaşam mücadelesini kayıt altına alıyor.

“Bıçak Sırtı” Cannes’da yarışan ilk uzun metrajı oldu

Seçkinin dördüncü filmi “Bıçak Sırtı” (Une vie suspendue / The Razor’s Edge, 1985), Saab’ın 1985 yılında Cannes’da yarışan ilk uzun metraj kurmacası olma özelliğini taşıyor.

Lübnan-Fransa ortak yapımı olan 102 dakikalık film, iç savaşın onuncu yılına giren Beyrut’ta Yeşil Hat üzerinde yolları kesişen iki farklı kuşaktan insanın hikâyesini anlatıyor. Savaşın ortasında büyüyen yetim ve asi bir genç kız ile evine kapanmış orta yaşlı bir ressam arasında gelişen bağ, filmin merkezinde yer alıyor.

Jacques Weber, Hala Bassam ve Juliet Berto’nun rol aldığı filmin senaryosunda, Antonioni ve Polanski filmlerindeki çalışmalarıyla tanınan Gérard Brach’ın imzası bulunuyor. Film, savaşın yarattığı yıkımın ortasında insanların şefkat ve yaşama arayışına odaklanıyor.

Festival, seçkiyi “tarihsel şiddetin ortasında bile lirik bir direnç büyüten Jocelyne Saab sineması üzerinden, geçmişin ve bugünün imgeleriyle kurduğumuz ilişkiyi yeniden düşünmeye” yönelik bir program olarak tanımlıyor.

Film gösterimleri 01 Burda AVM’de yapılacak

  1. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin film gösterimleri, önceki yıllarda olduğu gibi 01 Burda AVM’deki CinemaPink by Maximum salonlarında gerçekleştirilecek.

Festival takvimine göre 26 Eylül 2026 Cumartesi günü Orhan Kemal Emek Ödülleri Töreni ve Açılış Gecesi, 1 Ekim Perşembe günü Onur Ödülü Töreni, 3 Ekim Cumartesi günü ise Büyük Ödül Töreni ve Kapanış Gecesi düzenlenecek.

26 Eylül’de başlayacak festival, 4 Ekim 2026’ya kadar devam edecek. “Direniş ve Yıkım Arasında” seçkisi kapsamında Jocelyne Saab’ın dört filmi, restore edilmiş kopyalarıyla Adana’daki sinemaseverlerle buluşacak.