Avukat ve Yazar Serra Taşköprü: “Normal denileni sorgula”

Avukat, yazar ve araştırmacı Serra Taşköprü, hukuk, psikoloji, sosyoloji ve felsefenin kesişimindeki çalışmalarını yeni dijital içerik alanı SerraDışı ile sürdürüyor. “Normal denileni sorgula” yaklaşımını merkeze alan Taşköprü, çocuk haklarından toplumsal kabullere kadar farklı başlıklarda yerleşik kavramların nasıl oluştuğunu ve neden sorgulanması gerektiğini anlatıyor.

Eylül 23, 2026 - 21:56
Avukat ve Yazar Serra Taşköprü: “Normal denileni sorgula”

Avukatlık mesleğinin yanı sıra yazarlık ve araştırma çalışmalarını sürdüren Serra Taşköprü, hukuk, psikoloji, sosyoloji ve felsefeyi bir araya getiren yaklaşımını yeni dijital içerik alanı SerraDışı ile devam ettiriyor. Taşköprü, yeni dönem çalışmalarının merkezindeki yaklaşımı “Normal denileni sorgula.” sözleriyle ifade ediyor.

Yayımlanmış kitaplarının yanı sıra bir derleme eserde de çalışması bulunan Taşköprü; köşe yazıları, araştırmaları ve dijital içeriklerinde insanı ve toplumsal meseleleri farklı disiplinlerin bakış açılarıyla ele alıyor.

“TEK BİR ALANIN BÜTÜN CEVAPLARI VEREBİLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM”

Farklı disiplinlere yönelmesinin nedenini anlatan Taşköprü, insanı ilgilendiren meselelerin yalnızca tek bir alan üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayabileceğini belirtti.

Taşköprü, “İnsan söz konusu olduğunda tek bir alanın bütün cevapları verebileceğini düşünmüyorum. Bir meselenin hukuki cevabını bulabilirsiniz ama etik sorusu devam edebilir. Psikoloji bireye bakarken sosyoloji başka bir pencere açabilir. Felsefe ise sonunda gelip ‘Peki bunu neden böyle kabul ediyoruz?’ diye sorabilir. Ben tam olarak bu soruların kesiştiği alanla ilgileniyorum.” dedi.

“NORMAL OLANI REDDETMEK DEĞİL, NORMAL DEDİĞİMİZİ SORGULAMAK”

Taşköprü’nün son dönem çalışmalarında öne çıkan kavramlardan birini de “normal” oluşturuyor. Normal çocuk, normal aile, normal ilişki, normal davranış ve normal hayat gibi günlük yaşamda sık kullanılan tanımlardan hareket eden Taşköprü, alışılmış olan ile doğru kabul edilen arasındaki ilişkiyi sorguluyor.

Taşköprü, “Benim meselem normal olan her şeyi reddetmek değil. Tam tersine, ‘normal’ dediğimiz şeyin ne olduğunu anlamaya çalışmak. Bir şeyin yaygın olması onu kendiliğinden doğru yapar mı? Uzun zamandır böyle olması, bundan sonra da sorgulanmadan devam etmesini mi gerektirir? Bazen doğruyla alıştığımız şeyi birbirine karıştırabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sorgulamanın doğrudan reddetmek anlamına gelmediğinin altını çizen Taşköprü, “Sorgulamak, mutlaka reddetmek değildir. Araştırırsınız, düşünürsünüz ve sonunda zaten doğru bulduğunuz yere de varabilirsiniz. Benim için önemli olan, kabulün düşüncenin önüne geçmemesi.” diye konuştu.

ÇOCUK HAKLARINDA “SANA NE OLDU?” SORUSU

Taşköprü’nün sorgulama yaklaşımının çalışma alanlarından birini çocuk hakları oluşturuyor. Şiddete uğrayan çocuğun korunması gerektiğini vurgulayan Taşköprü, şiddet uygulayan kişinin de çocuk olması halinde davranışın arkasındaki nedenlerin araştırılması gerektiğini ifade ediyor.

Taşköprü, “Şiddete uğrayan çocuğu elbette koruyacağız. Ama şiddet uygulayan da bir çocuksa yalnızca ‘Ne yaptın?’ diye sormak bana eksik geliyor. Bir noktada ‘Sana ne oldu?’ sorusunu da sormamız gerekiyor. Ne gördü, ne yaşadı, öfkesini neden böyle ifade ediyor? Bunları araştırmak şiddeti mazur göstermek değildir. Tam tersine, yeniden yaşanmasını önlemek istiyorsak nedenini de anlamamız gerekir.” dedi.

Çocuk haklarının yalnızca yetişkinlerin “iyi” olarak tanımladığı davranışları sergileyen çocuklarla sınırlı değerlendirilemeyeceğini belirten Taşköprü, “Çocuğun hakkı, çocuk hata yaptığında ortadan kalkmaz. Davranışın bir sonucu olabilir, mağdur mutlaka korunmalıdır; fakat diğer çocuğu yalnızca ‘kötü çocuk’ etiketiyle bırakmak çözüm değildir.” ifadelerini kullandı.

“MİZAH BENİM İÇİN AMAÇ DEĞİL, ANLATIM ARAÇLARINDAN BİRİ”

Daha önceki çalışmalarında kara mizah, hiciv ve ironiye de yer veren Taşköprü, yeni dönem çalışmalarının yalnızca mizah üzerinden tanımlanmasını istemediğini kaydetti.

Taşköprü, “Mizahı seviyorum ve gerektiğinde kullanmaya devam edeceğim. Hiciv de ironi de bazen bir çelişkiyi çok güçlü biçimde gösterebiliyor. Ama yapmak istediğim şeyi yalnızca mizahla tarif etmek istemiyorum. Mizah benim için amaç değil, anlatım araçlarından biri.” açıklamasında bulundu.

Yeni dönemde araştırma ve sorgulama yönünün daha belirgin olacağını ifade eden Taşköprü, farklı disiplinlerin aynı mesele üzerindeki yaklaşımlarını birlikte değerlendirmeyi sürdüreceğini belirtti.

SERRADIŞI: “NORMAL DENİLENİ SORGULA”

Taşköprü’nün bu yaklaşımının dijital alandaki karşılığını ise SerraDışı oluşturuyor. Taşköprü, SerraDışı adındaki “dışarı” ifadesinin farklı veya üstün olma iddiası taşımadığını, alışılmış düşüncenin dışına çıkarak kavramlara yeniden bakmayı anlattığını kaydetti.

Taşköprü, “SerraDışı’nı ‘Ben başkalarından farklı düşünüyorum’ gibi bir yerden kurmuyorum. Buradaki ‘dışarı’ benim için düşünsel bir alan. Bazen alıştığımız düşüncenin biraz dışına çıkıp kavrama yeniden bakabilmek. Hatta gerektiğinde kendi düşüncemi de sorgulayabilmek.” dedi.

SerraDışı’nın temel cümlesini “Normal denileni sorgula.” olarak belirleyen Taşköprü, bu ifadenin “normal olan yanlıştır” şeklinde anlaşılmaması gerektiğini vurguladı.

Taşköprü, “Bu, ‘Normal olan yanlıştır’ demek değil. ‘Normal dediğimiz nedir, nasıl oluştu, kimi kapsıyor, kimi dışarıda bırakıyor ve hâlâ geçerli mi?’ diye sorabilmek demek. Bazen araştırmanın başlangıcı çok büyük bir teori değil, günlük hayatta kullandığımız küçücük bir kelime oluyor.” ifadelerini kullandı.

Hukuk, psikoloji, sosyoloji ve felsefenin yanında zaman zaman mizahın da kullanılacağı SerraDışı’nda Taşköprü; insan davranışları, toplumsal meseleler, haklar ve yerleşik kavramlar üzerine içerikler üretmeyi sürdürecek.

Taşköprü, yeni dönem yaklaşımını, “Ben hazır cevapların peşinde değilim. Araştırmayı, soru sormayı ve gerektiğinde kendi cevabımdan da şüphe etmeyi daha değerli buluyorum. Çünkü bazen ‘normal’ sandığımız şeyin en güçlü dayanağı doğru olması değil, ona çok uzun zamandır alışmış olmamız olabilir.” sözleriyle anlattı.