CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Yeni dönemde tüm mağdur kesimlerin yanında olacağız”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bolu Abant’taki değerlendirme kampında CUMHA Cumhur Haber Ajansı Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar’ın sorularını yanıtladı. Emeklilerin geçim sıkıntısından asgari ücrete, staj ve çırak mağdurlarından kademeli emekliliğe, taşeron işçilerden çiftçilerin icra sorunlarına kadar geniş bir alanda konuşan Gürer, yeni yasama yılında soru önergeleri, araştırma önergeleri ve kanun teklifleriyle mağdur kesimlerin taleplerini Meclis’e taşıyacaklarını söyledi.

Eylül 26, 2026 - 20:36
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Yeni dönemde tüm mağdur kesimlerin yanında olacağız”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bolu Abant’ta gerçekleştirilen CHP değerlendirme toplantısında CUMHA Cumhur Haber Ajansı Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar’a açıklamalarda bulundu. Gürer; emeklilerin ekonomik koşulları, asgari ücret, staj ve çırak mağdurları, kademeli emeklilik, taşeron çalışanlar, çiftçilerin borçları ve fon piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmeler yaptı.

“Emeklinin ve dar gelirlinin geçinebilme olanağı yok”

Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Gürer, Türkiye’de emekli, asgari ücretli, dar ve sabit gelirli kesimlerin gelirleriyle geçinmekte zorlandığını söyledi.

Gürer, “Türkiye’de emeklinin, asgari ücretlinin, dar gelirlinin, sabit gelirlinin elde ettiği gelirlerle geçinebilme olanağı yok. Sorunlarını anlatıyorlar. Bizler de Meclis’te gündeme getiriyoruz.” dedi.

Emekli aylıklarının yükseltilmesi gerektiğini belirten Gürer, “En düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine çıkarılmasını istiyoruz. Emeklinin bayram ikramiyelerinin de asgari ücret seviyesine çıkarılmasını istiyoruz. Bunun emekli kesiminde bir iyileşme sağlayacağını düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Emekli primini ödemiş bir kesim”

Emeklilerin yıllarca prim ödeyerek sisteme katkı sunduğunu belirten Gürer, emeklilik gelirlerinin bu katkının karşılığı olduğunu söyledi.

Gürer, “Emekli dediğimiz kesim primini ödemiş ve devlete verdiği bu primi ‘Ben emekli olunca bana maaş olsun’ diye vermiştir. Eğer bu primler sistem içinde doğru değerlendirilseydi bugün emekli maaşlarının çok daha yüksek olması gerekirdi.” dedi.

2009 yılında aylık bağlama sisteminde yapılan değişikliklerin emekli gelirlerini olumsuz etkilediğini savunan Gürer, “Emekli hak ettiği değeri ve karşılığı alamadı. Süreç içinde yoksullaşma arttı.” ifadelerini kullandı.

“Sofradan tabak, günlük öğünden yemek eksildi”

Gürer, emeklilerin temel gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirterek, “Bugün emeklilerin çoğunluğu ete, süte, et ve süt ürünlerine, yani proteine erişimde sorun yaşıyor. Ev kirasını ödemekte sorun var. Sosyal yaşama katılmakta sorun var.” dedi.

Emeklilerin sosyal hayattan giderek uzaklaştığını söyleyen Gürer, “Simit alıp çay içmeye dahi neredeyse emeklinin artık dışarıda olanağı kalmadı. Evinde tüketimini sağlamaya çalışıyor. Artık sofradan tabak eksildi, günlük öğün eksildi. Emeklinin içinde bulunduğu durum gerçekten çok acı.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde emeklilerle görüştüğünü belirten Gürer, “Türkiye’nin neresine gidersek gidelim, bizi karşılayan emekli ‘Bizim halimiz ne olacak?’ diye soruyor.” dedi.

Staj ve çırak mağdurları için düzenleme çağrısı

Gürer, emeklilik sistemi dışında kalan veya sigorta başlangıcı konusunda sorun yaşayan kesimlere de dikkat çekti.

“Staj ve çırak mağdurlarımız var. 18 yaşından önce işe başlayanların yaşlılık sigortasının işe girdikleri tarihten başlatılması gerekiyor.” diyen Gürer, taşeron çalışanlar için de kadro talebini yineledi.

“Taşeronda kadro bekleyenlerimiz var. Onların kadroları verilmeli.” ifadelerini kullanan Gürer, EYT düzenlemesinden yararlanamayanlar için de kademeli emeklilik istedi.

Gürer, “Emeklilikte adalet arayanlar var. EYT Kanunu çıktığı dönemde bir günle 17 yıl kaybedenler var. Bunlar için kademeli emeklilik düzenlemesi getirilmesi gerekir.” dedi.

Esnaf için prim günü talebi

Esnafın emeklilik için ödemesi gereken prim gün sayısının düşürülmesi gerektiğini ifade eden Gürer, iktidarın bu konuda verdiği sözün hayata geçirilmediğini savundu.

Gürer, “Esnaflarımızda 9 bin gün olan primin 7 bin 200 güne düşürülmesi sözünü iktidar seçimden önce verdi ama hâlâ uygulamaya geçirilmedi.” dedi.

Ek 3600 gösterge uygulamasının yaygınlaştırılmasını isteyen Gürer, uzman çavuşların özlük hakları ve gazilerin ekonomik taleplerinin de karşılanması gerektiğini söyledi.

“Uzman çavuşların özlük haklarının iyileştirilmesi ihtiyaç. Gazilerimiz günlerce eylem yaptı, ‘Geçinemiyoruz, haklarımızı verin’ dedi. Toplumun önemli kesimi mağdur.” ifadelerini kullandı.

“Emeklinin aylık bağlama oranı yeniden yükseltilmeli”

Emekli aylıklarında farklı dönemlerden kaynaklanan eşitsizliklerin giderilmesi gerektiğini belirten Gürer, intibak düzenlemesi çağrısında bulundu.

Gürer, “Emeklilerin aylık bağlama oranının yeniden eskiden olduğu gibi yüzde 70’e çıkarılması gerekiyor. Emekli, 2000 öncesi, 2000 sonrası ve 2009 sonrası olmak üzere üç ayrı maaş hesabıyla karşı karşıya. Bunun için intibak düzenlemesi yapılması gerekiyor.” dedi.

“Bütünüyle emeklilerimizin içine düştüğü durum görülmeli, mağduriyeti giderecek düzenlemeler sağlanmalı. Biz yeni dönemde emekliyi Meclis’te sürekli dillendireceğiz. Sorunlarını biliyoruz, çözüm önerilerini getireceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Bayram ikramiyesiyle artık bir but bile alınamıyor”

Emekli bayram ikramiyesinin alım gücündeki düşüşe dikkat çeken Gürer, “Bayram ikramiyesi çıktığı gün bir koyun alınabiliyordu. Bugün bayram ikramiyesiyle bir but alınamıyor. Bu kadar gelir-gider dengesi bozuldu, alım gücü düştü.” dedi.

Gürer, “İçinde bulunduğumuz koşullarda emeklinin sorunlarını görmeyen bir iktidar var. Biz bunu göstereceğiz.” ifadelerini kullandı.

“10 bin 707 soru önergesi vermişim”

Yeni yasama yılında izleyecekleri çalışma yöntemine ilişkin de konuşan Gürer, bugüne kadar çok sayıda soru önergesi verdiğini söyledi.

Gürer, “Ben 10 bin 707 soru önergesi vermişim bakanlara. Bunların önemli bölümü emekliyle, asgari ücretle, staj ve çırak mağduruyla, kademeli emeklilikle, taşeronlularla, esnafla ve çiftçilerle ilgili.” dedi.

Meclis’te farklı denetim yollarını kullanmaya devam edeceklerini belirten Gürer, “Yeni dönemde hem kürsüde konuşacağız hem soru önergesi, hem Meclis araştırması hem kanun tekliflerimizle tüm mağdur kesimlerin yanında olacağız.” ifadelerini kullandı.

“Çiftçiyi icra yoluyla topraktan koparıyorlar”

Tarım kesiminin borç baskısı altında olduğunu belirten Gürer, çiftçilerin traktör, tarla ve evlerinin icra süreçlerine konu olduğunu söyledi.

Gürer, “Çiftçilerde de icra artık onları topraktan koparıyor. Öyle bir noktaya gelmiş ki traktörü, evi, tarlası çiftçinin icra yoluyla elinden alınıyor. Onun için icraların durdurulması yönünde kanun teklifi vermiştim.” dedi.

Gelir düzeyi bozulan vatandaşlar açısından icranın bir baskı aracına dönüşmemesi gerektiğini belirten Gürer, “İcraların özellikle gelir düzeyi bozulmuş olanların üzerinde bir sopa olarak kullanılması yerine bu insanların sahiplenilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Fonlarda yaşanan süreç göz göre göre büyüdü”

Fon piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin soruyu da yanıtlayan Gürer, denetim mekanizmalarının daha erken harekete geçmesi gerektiğini savundu.

Gürer, “Üretimden uzaklaşan toplumlarda sorunlar artar. Çevrenize bakıyorsunuz, kısa sürede zenginleşenler var. Normal maaşlı bir insanın kazancının ötesinde kazanç elde edenlerin bu tür olayların içinde olduğuna dair kuşkular ortaya çıkıyor. Sonradan olaylar patlayınca sorunların üzerine gidiliyor.” dedi.

Sistemin esas görevinin mağduriyet doğmadan müdahale etmek olduğunu belirten Gürer, “Esasında sistemin bu tür olumsuzlukları önceden görüp ona göre mağduriyet yaşatmaması lazım.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açılış konuşmasına atıfta bulunan Gürer, “Türkiye’nin fonlarla ilgili yaşadığı süreç, biraz evvel Genel Başkan’ın da ifade ettiği gibi göz göre göre gelen bir süreç. Daha önceden, en az 10 ay önce bunun varlığını Maliye Bakanı açıklamıştı. Sürecin izlenmesi bu sorunun daha da büyümesine yol açtı ve binlerce mağdur yaratıldı.” dedi.

“Liyakat, denetim, şeffaflık ve hesap verebilirlik şart”

Geçmiş yıllardaki benzer finansal mağduriyetleri hatırlatan Gürer, denetim eksikliğinin aynı sorunların tekrarına zemin hazırladığını savundu.

“Bu mağduriyetler farklı dönemlerde hepimizin gözünün önünde gerçekleşti. Sistemde liyakat, denetim, kontrol ve buna karşı derhal müdahale anlayışı oturtulmadan sorunlar bundan sonra da devam eder.” dedi.

Gürer, “Kesinlikle liyakat, denetim, şeffaflık ve hesap verebilirliğin olduğu, parlamenter sistemin yeniden oluşturulduğu bir süreçte bu olayların daha az ve asgariye ineceğini göreceğiz. Burada sorumlu olan herkes hesabını vermelidir.” ifadelerini kullandı.

“Sorunu olan herkesin Meclis’te sesi olacağız”

Röportajın sonunda toplumun farklı kesimlerini tek tek sıralayan Gürer, CHP’nin yeni yasama dönemindeki çalışma hedefini şöyle anlattı:

“İşçi, çiftçi, esnaf, emekli, engelli, dar gelirli, sabit gelirli, kadın, çocuk; sorunu olan herkesin, esnafın, sanayicinin biz Meclis’te sesi olup onları dillendirmeye, haklarını aramaya, mücadele etmeye talibiz.”

Gürer, “İnsanca, hakça bir düzen kurmak için görevimizi en iyi şekilde yapmaya çalışacağız.” dedi.