CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar: “Yaşananlar, bir sistem krizidir”
CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, kamuoyunda “fon krizi” olarak tartışılan gelişmeleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi üzerinden değerlendirdi. SPK’nın süreçteki tutumuna ilişkin sorular yönelten Avşar, ekonomik ve sosyal sorunların kurumsal işleyişten bağımsız ele alınamayacağını savunarak demokratik seçim vurgusu yaptı.
CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, ülke gündeminde “fon krizi” başlığıyla tartışılan gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. Yaşananların yalnızca finansal bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Avşar, “Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim; günlerdir ülke gündemini meşgul eden bu kriz, bir sistem krizidir.” ifadelerini kullandı.
“Kurallar ve kurullar yerini siyasi yakınlığa bıraktı”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrasında devlet kurumlarının işleyişinde sorunlar ortaya çıktığını ileri süren Avşar, yetki ve sorumluluk mekanizmalarının zayıfladığını savundu.
Avşar, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrası ülkemizde kurallar ve kurullar yerini ‘nüfuz ticareti’, ‘siyasi yakınlık’, ‘nepotizm’ alınca sorumlular yetkisiz kılınmış, inisiyatif alma ve delegasyon sistemi sekteye uğramış, devletin bütün iş ve işlemleri siyasi teamüllerle yürütülmeye çalışılmıştır.” dedi.
Yetki ve gücün merkezileşmesinin denetim mekanizmalarını etkilediğini öne süren Avşar, “Tekelleşen bu yetki ve gücün yanında pozisyon alanlar, bu gücü kendileri için kullanmaya başlayınca ve denetim mekanizmaları da harekete geçemeyince patlamalar ve krizler kaçınılmaz olmuştur.” değerlendirmesinde bulundu.
SPK sürecine ilişkin sorular yöneltti
Avşar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Kasım 2025’te yaptığı belirtilen uyarının ardından girişimlerde bulunulduğunun anlaşıldığını ifade ederek Sermaye Piyasası Kurulunun süreçteki tutumuna ilişkin iddialar dile getirdi.
Avşar, “Ortaya dökülüp saçılanlar, SPK’nın ocak ayında olan bitenin farkında olduğunu ve duruma el koyduğunu gösteriyor. Ancak geri adım atılıyor, üç başkan yardımcısı görevden alınıyor ve söz konusu rapor SPK’nın web sitesinden kaldırılıyor. Neden, kim müdahale etti?” diye sordu.
Avşar’ın bu bölümde dile getirdiği iddialar ve zamanlamaya ilişkin ayrıntılar, açıklamasında yer alan değerlendirmeleri yansıtıyor.
“Hukuki, siyasi, ekonomik ve sosyal sonuçlar doğuruyor”
Yaşananları daha geniş bir yönetim tartışmasının parçası olarak değerlendiren Avşar, “Her alanda gördüğümüz bu sistem krizi ülkemiz açısından hem içeride hem de dışarıda hukuki, siyasi, ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Avşar; yatırımcı ve girişimcilerin tedirgin olduğunu, piyasalarda güven kaybı yaşandığını, vergi toplama ve gelir dağılımı dengesinin bozulduğunu, asgari ücret ile açlık ve yoksulluk sınırı arasındaki farkın büyüdüğünü savundu.
Emekli, memur, çiftçi, esnaf ve sanayicinin ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Avşar; enflasyon, faiz, işsizlik, konut kiraları, akaryakıt fiyatları ve şiddet olayları üzerinden de iktidarın ekonomi ve sosyal politikalarını eleştirdi. Avşar, orta sınıfın ekonomik olarak zayıfladığını ve tartışılan fon krizinin özellikle orta sınıfı doğrudan etkilediğini ileri sürdü.
“Toplumdaki infial ve siyasetteki çözümsüzlük büyüyor”
Toplumun ekonomik ve sosyal açıdan ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu savunan Avşar, iktidarın yaşananları münferit gelişmeler olarak göstermeye çalıştığını öne sürdü.
Avşar, iktidarın seçim gündemine odaklandığını iddia ederek, “Toplumdaki infial, siyasetteki çözümsüzlük her geçen gün büyüyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Çözümün demokratik süreçlerden geçtiğini ifade eden Avşar, “Ülkemiz ancak eşit koşullarda ve demokratik teamüllere uygun bir seçimle bu badireden çıkabilir.” dedi.