Denizli’de TEKSPEKTİF buluşması tekstil ve hazır giyimin geleceğini aynı masaya taşıdı

Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği organizasyonunda, Denizli İhracatçılar Birliği ev sahipliğinde ve Denizli Sanayi Odası iş birliğinde düzenlenen TEKSPEKTİF programında tekstil ve hazır giyim sektörünün mevcut durumu, maliyet ve rekabet sorunları ile 2030’a uzanan dönüşüm süreci değerlendirildi. Sektör temsilcilerinin Denizli’deki buluşmasında üretimden ihracata, finansmana erişimden katma değer artışına kadar öne çıkan başlıklar ele alındı.

Eylül 30, 2026 - 07:27
Denizli’de TEKSPEKTİF buluşması tekstil ve hazır giyimin geleceğini aynı masaya taşıdı


Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) organizasyonunda, Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) ev sahipliğinde ve Denizli Sanayi Odası (DSO) iş birliğinde TEKSPEKTİF programı gerçekleştirildi. Tekstil ve hazır giyim sektörünün temsilcilerini Denizli’de bir araya getiren programda sektörün mevcut durumu analiz edilirken, gelecek döneme ilişkin beklentiler ve izlenebilecek yol haritası değerlendirildi.

Etkinliğe DENİB Başkanı Osman Uğurlu, DSO Başkanı Selim Kasapoğlu ve DETGİS Başkanı Halil Erdoğan’ın yanı sıra Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz, önceki dönem DENİB Başkanı ve TİM Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Memişoğlu, OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu, TGSD Başkanı Toygar Narbay, ETHİB Başkanı Turan Göksan, EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, EGSD Başkanı Yasin Akçakaya, TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, DESİAD Başkanı Nuri Turgut ve DEGİAD Başkanı Kemal Sözkesen katıldı.

“Sektörün sesini birlikte duyurmalıyız”

Açılışta konuşan Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyimin kentin üretim, istihdam ve ihracatındaki yerine dikkat çekti.

Arpacı, “Tekstil ve hazır giyim, Denizli’nin üretim kültürünün, istihdamının ve ihracatının temel alanlarından biri. Kentimizin bugün ulaştığı üretim ve ihracat gücünde, sektörümüzün ve yıllardır büyük bir özveriyle çalışan sanayicilerimizin çok önemli bir payı bulunuyor.” dedi.

Sektörde yaşanan gelişmelerin Denizli ekonomisinin bütünü açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Arpacı, üreticiler ve ihracatçıların karşılaştığı sorunların doğrudan sektör temsilcileriyle ele alınmasının önem taşıdığını ifade etti.

Arpacı, “İçinden geçtiğimiz dönemde üreticilerimizin ve ihracatçılarımızın karşı karşıya kaldığı sorunların doğrudan sektörün temsilcileriyle konuşulmasını, çözüm önerilerinin ortak akılla geliştirilmesini son derece kıymetli buluyorum.” ifadelerini kullandı.

TEKSPEKTİF gibi buluşmaların sektörün ihtiyaç ve beklentilerinin ortaya konulmasına katkı sağladığını kaydeden Arpacı, “Bizlere düşen de burada ortaya konulan görüş ve önerileri takip etmek, sektörümüzün sesini ilgili platformlarda güçlü bir şekilde duyurmak ve Denizli’nin üretim, istihdam ve ihracattaki gücünü daha ileriye taşıyacak çalışmaların yanında olmaktır.” diye konuştu.

Uğurlu: “Tekstil ile konfeksiyon birbirinden ayrı düşünülemez”

DENİB Başkanı Osman Uğurlu ise tekstil ve hazır giyim sektörünün daralma ve rekabet gücü kaybıyla karşı karşıya bulunduğunu belirtti. Üretim zincirinin bütün halkalarının birbirini doğrudan etkilediğine işaret eden Uğurlu, tekstil ile konfeksiyonun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Uğurlu, “Yaşadığımız süreç bize tekstil ile konfeksiyonun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini bir kez daha gösterdi. Konfeksiyondaki sipariş kaybı kumaştan boyahaneye, dokumadan ipliğe kadar bütün üretim zincirini etkiliyor.” dedi.

Sektörün geleceğinin ortak çalışma ve ortak akılla şekillendirilebileceğini ifade eden Uğurlu, TEKSPEKTİF buluşmasını sektör açısından bir “aile meclisi” olarak gördüğünü kaydetti.

Uğurlu, “Sorunlarımızı açıkça konuşmak kadar uygulanabilir ve somut çözüm önerilerini birlikte ortaya koymak da önemli. Çünkü çözüm yine bizde, bu salonun içinde. Sektörümüz geçmişte pek çok zorluğun üstesinden geldi; sahip olduğumuz üretim gücü, tecrübe ve çalışma azmiyle yine başaracağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan: “Nasıl daha fazla değer üretiriz sorusunu sormalıyız”

DETGİS Başkanı Halil Erdoğan, Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün üretim, ihracat, istihdam ve bilgi birikimi açısından ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

Artan üretim maliyetleri, finansmana erişim, kur-maliyet dengesi ve küresel rekabet koşullarının sektörü yeni arayışlara yönelttiğini kaydeden Erdoğan, “Sektörün güçlü yönlerinin değişen dünya koşullarında yeniden konumlandırılması gerekiyor. Belki de bugün artık sadece ‘Nasıl daha fazla üretiriz?’ sorusunu değil, ‘Nasıl daha fazla değer üretiriz?’ sorusunu sormamız gerekiyor.” dedi.

TEKSPEKTİF’in mevcut tabloyu değerlendirmenin yanında geleceğe ilişkin ortak bir perspektif oluşturmayı amaçladığını ifade eden Erdoğan, “Tekstil, Denizli’nin üretim kültürü, ihracatı ve istihdamı açısından büyük önem taşıyor. Etkinliğimizin yeni fikirlerin ve iş birliklerinin başlangıcı olmasını diliyorum.” diye konuştu.

Sektörel durum ve strateji haritası paylaşıldı

Açılış konuşmalarının ardından Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, “TGSD Sektörel Durum Raporu ve Sektörel Strateji Haritası” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Narbay, sunumda sektörün güncel görünümü ile gelecek döneme ilişkin stratejik başlıkları katılımcılarla paylaştı.

Programın devamında gerçekleştirilen TEKSPEKTİF panelinin moderatörlüğünü DSO Başkanı Selim Kasapoğlu üstlendi. TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz ile TGSD Başkanı Toygar Narbay’ın katıldığı panelde tekstil ve hazır giyim sektörünün mevcut koşulları, küresel rekabetteki değişim ve gelecek döneme ilişkin beklentiler masaya yatırıldı.

2030’a uzanan dönüşüm süreci ele alındı

Panelde Türkiye’nin üretim gücünü koruyarak katma değerini artırması, uluslararası rekabetteki konumunu güçlendirmesi ve 2030’a uzanan süreçte tekstil ve hazır giyim sektörünün dönüşümünü belirleyecek unsurlar üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu.

DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, tekstil ve hazır giyimde yaşanan sürecin sanayi üretiminin genelindeki maliyet ve rekabet sorunlarından bağımsız değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti.

Türkiye’nin sahip olduğu üretim tecrübesi ve sanayi altyapısını koruyarak yeni rekabet koşullarına uyum sağlaması gerektiğini belirten Kasapoğlu, önümüzdeki dönemde üretimde verimlilik ve katma değerin artırılması, pazar çeşitliliğinin güçlendirilmesi ve küresel taleplere daha hızlı cevap verebilen bir üretim yapısının oluşturulmasının sektör açısından belirleyici olacağını vurguladı.

Kasapoğlu, sektörün mevcut tablosunun doğru okunmasının yanında gelecekte hangi konumda bulunacağının ve bu hedefe ulaşmak için atılacak adımların ortaya konulmasının da önem taşıdığını ifade etti.

DETGİS, DENİB ve DSO iş birliğiyle gerçekleştirilen TEKSPEKTİF programı plaket töreniyle tamamlandı. Kurum temsilcileri, programa katkı sağlayan konuşmacılar ile etkinliğe katılan tekstil ve hazır giyim sektörü temsilcilerine teşekkür etti.