DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin: “Polisi de ailesini de bu yükün altında yalnız bırakmayın”
DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, emniyet teşkilatında peş peşe yaşanan polis ve polis eşi ölümlerinin ardından çalışma saatları, özlük hakları, mobbing ve amir baskısı iddialarının ele alınması çağrısında bulundu. İçişleri Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğüne seslenen Şahin, “Daha fazla can yanmadan, daha fazla ocak sönmeden gerekeni yapın.” dedi.
DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, emniyet teşkilatında peş peşe yaşanan polis ve polis eşi ölümleri üzerinden polislerin çalışma koşullarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Ağır çalışma şartları, uzun nöbetler, geçim sıkıntısı, amir baskısı ve mobbing iddialarına dikkati çeken Şahin, sorunların polislerin yanı sıra eşlerini ve çocuklarını da etkilediğini belirtti.
İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne çağrıda bulunan Şahin, çalışma saatları ve özlük haklarının yeniden ele alınmasını, mobbing ve amir baskısı iddialarının araştırılmasını, tayin ve disiplin uygulamalarının gözden geçirilmesini istedi.
“Bir polis derdini anlatmaya kalktığında karşısına disiplin ve sürgün çıkıyor”
Emniyet mensuplarının çalışma koşullarına değinen Şahin, “Bir günde dört emniyet mensubumuzu ve bir polis eşini kaybettik. Yangın artık sadece karakollarda, nöbet yerlerinde değil, polislerimizin evlerinin tam ortasında yanıyor.” ifadelerini kullandı.
Polislerin uzun çalışma süreleri ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu savunan Şahin, şöyle devam etti:
“Yıllardır ağır çalışma şartlarının, bitmek bilmeyen nöbetlerin, amir baskısının ve geçim sıkıntısının yükü polisin omuzlarına bırakıldı. Ailesine ayıramadığı zaman da çocuğuyla geçiremediği günler de çoğu zaman görmezden gelindi. Bir polis derdini anlatmaya, hakkını aramaya kalktığında ise karşısına çözüm değil disiplin çıkıyor. Tayin korkusu çıkıyor, sürgün tehdidi çıkıyor. İnsanları susturabilirsiniz ama yaşadıkları sıkıntıları ortadan kaldıramazsınız. Yıllardır yapılan tam olarak budur.”
“Binlerce eşin, çocuğun ve ailenin hayatından söz ediyoruz”
Çalışma hayatındaki sorunların polis ailelerine de yansıdığını belirten Şahin, “Üstelik bütün bunlar karakolun kapısında kalmıyor. Bitmeyen mesai de, geçim sıkıntısı da, yaşanan baskı da eve geliyor. O evde bir eş var, çocuklar var. Polisimizin omzuna yüklediğiniz her yükten onlar da payını alıyor.” dedi.
Uzun nöbetlerin ailelerin günlük yaşamını doğrudan etkilediğini kaydeden Şahin, “Bir baba günlerce çocuğuyla doğru düzgün vakit geçiremiyor, bir eş sürekli nöbetin, tayinin, görev yerinin hesabıyla yaşıyor. Bir insanın çalışma hayatını çekilmez hâle getirdiğinizde yalnızca onun hayatını değil, ailesinin hayatını da altüst ediyorsunuz.” ifadelerini kullandı.
Bir polis eşinin de hayatını kaybetmiş olmasının konunun aileler üzerindeki etkisinin ayrıca değerlendirilmesini gerektirdiğini belirten Şahin, şunları söyledi:
“Polislerin çalışma şartlarını konuşurken aslında binlerce eşin, çocuğun ve ailenin hayatından söz ediyoruz. Bu meseleye yalnızca personel sayısı, vardiya çizelgesi ve nöbet listesi üzerinden bakamazsınız. Karşınızda etiyle kemiğiyle insanlar, arkalarında da onları bekleyen aileleri var.”
“Başsağlığı dilemekle sorumluluk bitmiyor”
İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün teşkilat içinden gelen talepleri dikkate alması gerektiğini ifade eden Şahin, “Çalışma saatlerini, özlük haklarını, mobbing ve amir baskısı iddialarını, tayin ve disiplin uygulamalarını bütün açıklığıyla ele alın.” çağrısında bulundu.
Polislerin yaşadıkları sorunları çekinmeden dile getirebilecekleri bir çalışma düzeninin oluşturulmasını isteyen Şahin, “Polislerin derdini korkmadan anlatabildiği, hakkını aradığı için başına ne geleceğini düşünmediği bir çalışma düzeni kurun. Her kaybın şartları elbette ayrı ayrı araştırılmalıdır. Ama peş peşe gelen bu acıların ardından hiçbir şey olmamış gibi devam edemezsiniz.” dedi.
“Polis huzur bulmadan toplum huzur bulmaz”
Yaşanan her ölümün koşullarının ayrı ayrı araştırılması gerektiğinin altını çizen Şahin, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Başsağlığı dilemekle sorumluluk bitmiyor. Asıl sorumluluk, hayatta olan polislerimizin ne yaşadığını görmek ve daha fazla insan tükenmeden gereğini yapmaktır. Bir polisin yaşadığı sıkıntıları görmezden gelip ondan vatandaşa huzur vermesini bekleyemezsiniz. Biz yıllardır boşuna ‘Polis huzur bulmadan toplum huzur bulmaz’ demiyoruz.”
Polislerin çalışma hayatında yaşadığı sorunların ailelerini de etkilediğini yineleyen Şahin, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne şu sözlerle çağrıda bulundu:
“Görevde ezilen, evine yorgun ve tükenmiş dönen bir polisin yaşadığı sıkıntı yalnızca kendisini değil, eşini ve çocuklarını da etkiliyor. Artık bu insanların sırtına yeni yükler bindirmeyi bırakın. Çalışma şartlarını düzeltin, mobbinge ve keyfî amir baskısına karşı gerçek bir irade ortaya koyun, polisi de ailesini de bu yükün altında yalnız bırakmayın. Daha fazla can yanmadan, daha fazla ocak sönmeden gerekeni yapın.”
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI