DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: “Makamı ne kadar yüksek olursa olsun hiç kimse denetimin dışında değildir”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, TBMM Genel Kurulu’nda Gülistan Doku dosyasını gündeme getirerek kamu gücünün kişisel nüfuza dönüşmesini önleyecek denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini istedi. Meclis araştırması önergesinin AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildiğini belirten Esen’in kamu gücü, bağımsız denetim ve hukuk devleti vurgularına ilişkin açıklamalarının ayrıntılarını okuyun.

Ağustos 9, 2026 - 20:35
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: “Makamı ne kadar yüksek olursa olsun hiç kimse denetimin dışında değildir”


DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, kamu gücünün bazı yetki sahipleri tarafından kişisel nüfuza dönüştürülmesinin önlenmesi ve denetim mekanizmalarının etkinliğinin araştırılması gerektiğini söyledi. Esen, Gülistan Doku dosyasını da örnek göstererek kamu gücünün kötüye kullanıldığına ilişkin iddiaların zamanında ve etkin biçimde araştırılması gerektiğini vurguladı.

Kamu gücünün kişisel nüfuza dönüşmesinin önlenmesi ve bu alandaki denetim mekanizmalarının etkinliğinin araştırılması amacıyla verilen Meclis araştırması önergesi, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

“Devlet kamu gücünün kişisel nüfuza dönüşmesini önleyebiliyor mu?”

Araştırma önergesinin yalnızca tek bir olayın veya kamu görevlisinin araştırılmasını amaçlamadığını belirten Esen, tartışılması gereken konunun devletin denetim kapasitesi olduğunu ifade etti.

Esen, “Biz daha temel bir sorunun cevabını arıyoruz: Devlet, kendisine emanet edilen kamu gücünün bazı yetki sahipleri tarafından kişisel nüfuza dönüşmesini önleyebiliyor mu?” dedi.

Hukuk devletinde tartışmanın yalnızca bir suçun işlenip işlenmediğiyle sınırlı tutulamayacağını kaydeden Esen, “Asıl mesele, makamdan doğan gücün bir kişiyi denetlenemez hâle getirip getirmediğidir.” ifadelerini kullandı.

Vali, emniyet müdürü, bürokrat veya bakanların kendilerine verilen yetkileri kişisel ya da üçüncü kişilerin menfaati doğrultusunda kullanmaları durumunda devletin bunu hangi aşamada fark edebildiğinin sorgulanması gerektiğini belirten Esen, kamu gücünü kullanan kişilerin makamlarından bağımsız biçimde denetlenebilmesi gerektiğine işaret etti.

Gülistan Doku dosyasını TBMM gündemine taşıdı

Esen, Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olduğunu hatırlatarak, dosya kapsamında yıllar sonra yürütülen soruşturmayı gündeme getirdi.

Kimse hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan hüküm kurulamayacağının altını çizen Esen, “Elbette ortada henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü yoktur; biz de burada hiç kimse hakkında hüküm vermiyoruz.” dedi.

Esen, buna karşın kamu gücünün kötüye kullanıldığına yönelik emarelerin bulunması durumunda denetimin zamanında işletilmesi gerektiğini belirterek, “Kamu gücünün kötüye kullanıldığına ilişkin emareler varsa devlet bunları neden zamanında göremedi?” sorusunu yöneltti.

“Hukukun kâğıt üzerinde yazılı olması yetmez”

Denetim mekanizmalarının bağımsızlığına dikkat çeken Esen, kamu görevlilerinin hukuka aykırı olduğunu düşündükleri talimatlara karşı çıkabilmelerinin de güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Esen, “Hukukun kâğıt üzerinde yazılı olması yetmez. O emre ‘hayır’ diyebilecek kamu görevlisini de korumak gerekir.” dedi.

Üstü hakkında şikâyette bulunan bir kamu görevlisinin tayin veya terfi konusunda kaygı yaşamaması gerektiğini ifade eden Esen, denetimin işleyebilmesi için ihbarda veya şikâyette bulunan personelin korunmasının önem taşıdığını kaydetti.

GRECO tavsiyelerine dikkat çekti

GRECO’nun Türkiye’ye yönelik tavsiyelerine de değinen Esen, kollukta operasyonel bağımsızlığın, şeffaflığın ve ihbarda bulunan personelin korunmasının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Fransa, Kanada ve İngiltere’deki bağımsız denetim mekanizmalarını örnek gösteren Esen, Türkiye’de de denetim kurumlarının bulunduğunu ancak temel meselenin bu yapıların “en güçlü makamın karşısında dahi çalışıp çalışamadıkları” olduğunu ifade etti.

“Kamu gücü bir imtiyaz değil, emanettir”

Esen, kamu yetkisini kullanan herkesin denetime tabi olması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Kamu gücü bir imtiyaz değil, emanettir. O emaneti kullanan herkes bilmeli ki makamı ne kadar yüksek olursa olsun denetimin dışında değildir. Ve hiçbir anne, hiçbir aile, ‘Acaba karşımdaki kişinin makamı adaletten daha mı güçlü?’ diye düşünmek zorunda kalmamalıdır.”


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI