DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Laz böreği Karadeniz’in hafızasıdır, kimliği değiştirilemez”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Yunanistan'da Laz böreğinin "Galaktoboureko" adıyla tanıtılması ve geleneksel Yunan tatlıları arasında gösterilmesine ilişkin tartışmaları değerlendirdi. Laz böreğinin Doğu Karadeniz'in köklü kültürel mirasının bir parçası olduğunu vurgulayan Karal, kültürel değerlerin bilimsel çalışmalar, coğrafi işaret ve uluslararası tescil süreçleriyle korunması gerektiğini belirterek kamuoyuna önemli mesajlar verdi.

Temmuz 29, 2026 - 22:13
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Laz böreği Karadeniz’in hafızasıdır, kimliği değiştirilemez”


DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, son günlerde Yunanistan'da Laz böreğinin "Galaktoboureko" adıyla tanıtılması ve geleneksel Yunan tatlıları arasında gösterilmesine ilişkin kamuoyunda yaşanan tartışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Hasan Karal, Laz böreğinin Doğu Karadeniz'in yüzyıllardır yaşattığı köklü mutfak kültürünün önemli bir parçası olduğunu ifade etti.

“Laz Böreğinin Adresi Doğu Karadeniz'dir”

Hasan Karal, “Rize'nin, Artvin'in ve Doğu Karadeniz'in asırlık lezzeti Laz böreğini başka bir mutfağın ürünü gibi sunmaya çalışmak, kültürel mirasa saygıyla bağdaşmaz. Laz böreği Karadeniz’in hafızasıdır, kimliğini değiştiremezsiniz.” dedi.

Laz böreğinin adını da ruhunu da Karadeniz'den aldığını belirten Karal, “Laz böreği, hikâyesiyle de Karadeniz'indir. Rize'mizin, Artvin'in ve bölgemizin evlerinde nesilden nesile aynı özenle yapılan bu tatlı, sadece bir tarif değil, bir kültürün, bir hafızanın ve bir kimliğin taşıyıcısıdır. Bunu görmezden gelerek başka bir mutfağın ürünü gibi sunmaya çalışmak, tarihi gerçeklerle bağdaşmaz.” ifadelerini kullandı.

“Ortak Mutfak Olabilir Ama Kültürel Kimlik İnkâr Edilemez”

Akdeniz ve Balkan coğrafyasında birçok yemeğin benzer örneklerinin bulunmasının doğal olduğunu dile getiren Hasan Karal, tarih boyunca farklı kültürlerin birbirini etkilediğini ancak bunun kültürel kimliklerin göz ardı edilmesini haklı göstermeyeceğini vurguladı.

Karal, “Bu, kültürel hafızamıza, tarihimize ve medeniyet birikimimize sahip çıkma meselesidir. Her yöresel ürün, o toprakların iklimini, emeğini, geleneğini ve kimliğini geleceğe taşıyan canlı bir kültür mirasıdır.” dedi.

Coğrafi İşaret ve Uluslararası Tescil Çağrısı

Kültürel mirasın korunması için somut adımlar atılması gerektiğini belirten Karal, “Laz böreğinden Anzer balına, Rize çayından bölgemizin diğer eşsiz lezzetlerine kadar sahip olduğumuz değerleri yalnızca üretmek yetmez; bunları bilimsel çalışmalarla belgelemeli, coğrafi işaret ve uluslararası tescil süreçlerini hızlandırmalı, dünya çapında etkin şekilde tanıtmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Hasan Karal, açıklamasını “Kültürel miras, korunmadığında zamanla başkalarının sahiplenme girişimlerine açık hâle gelir. Bu nedenle kendi değerlerimize önce biz sahip çıkmalı, onları gelecek nesillere aynı özgünlüğüyle aktarırken dünyanın da bu zenginliği doğru kaynaktan tanımasını sağlamalıyız.” sözleriyle tamamladı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI