DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Siyasete güven ancak ahlakla, hukukla ve hesap vermekle yeniden kazanılır”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, son dönemde kamuoyunun gündemine gelen gelişmeler üzerinden siyasette ahlak, sorumluluk, denetim ve güven tartışmalarını değerlendirdi. Karal, kamu yönetiminde liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini belirterek, “Bugün yaşadıklarımız, siyasetin ahlaktan kopuşunun topluma ödettiği en ağır bedeldir.” dedi.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, 1 Ekim 2026 tarihli açıklamasında son dönemde kamuoyunun gündemine gelen olayların siyasette ahlak, sorumluluk, denetim ve güven başlıklarını yeniden tartışmaya açtığını belirtti.
Karal, siyasetin temel gücünün makam veya yetkiden değil toplumun duyduğu güvenden kaynaklandığını savunarak, “Ahlakını yitiren siyaset, önce yönünü, sonra ölçüsünü, en sonunda da milletin güvenini kaybeder. Nitekim bu oldu. Bugün yaşadıklarımız, siyasetin ahlaktan kopuşunun topluma ödettiği en ağır bedeldir.” ifadelerini kullandı.
“Mesele dönüp dolaşıp ahlaka geliyor”
Karal, açıklamasında SPK’nın 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar vermesiyle gündeme gelen 800 milyar liralık fon tartışmalarına da değindi. Söz konusu tartışmaların yalnızca ekonomi ve finans açısından değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Karal, denetim, sorumluluk ve hesap verebilirlik kavramlarının da ele alınması gerektiğini söyledi.
Fonlarla ilgili ortaya çıkan tablonun siyasetin ahlaki zeminiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Karal, “Bugün hangi meseleyi konuşursak konuşalım, dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz: ahlak. Siyaset, kamu gücünü kullananların önüne yalnızca kanunları değil, çok daha güçlü bir vicdani ve ahlaki sorumluluğu da koymak zorundadır. Denetimin zayıfladığı, hesap verme duygusunun kaybolduğu yerde güven de ortadan kalkar.” dedi.
“Siyasetin asıl gücü milletin ona duyduğu güvenden gelir”
Siyasette yaşandığını belirttiği güven kaybının tesadüf olmadığını savunan Karal, ahlakın yalnızca kişisel bir erdem olarak değil, devlet yönetiminin ve siyasetin temel ölçülerinden biri olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.
Karal, “Ahlakını yitiren siyaset, önce yönünü, sonra ölçüsünü, en sonunda da milletin güvenini kaybeder. Nitekim kaybetti de. Siyasetin asıl gücü makamdan, yetkiden veya çoğunluktan değil milletin ona duyduğu güvenden gelir. O güven bir kez sarsıldığında onu yeniden inşa etmek kolay değildir.” diye konuştu.
Yaşanan gelişmelerin siyaset kurumuna yönelik güveni etkilediğini ileri süren Karal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün yaşadıklarımız, siyasetin ahlaktan kopuşunun topluma ödettiği en ağır bedeldir. Mesele sadece yanlışların ortaya çıkmasından ziyade yanlışın sıradanlaşması, hesabın sorulmaması ve milletin bütün bunlara bakıp siyasete olan güvenini kaybetmesidir.”
“Millet adına işleyen güçlü bir denetim gerekli”
Karal, siyasetin ahlaki zemininin güçlü kurumlar ve etkili denetim mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiğini belirterek, devlet imkanlarını kullanan herkesin attığı adımların hesabını millete verebilmesi gerektiğini söyledi.
“Çözüm bellidir. Siyaseti yeniden ahlak, hukuk ve milletin emaneti üzerine inşa etmek zorundayız. Kamu yönetiminde liyakati esas almalı, şeffaflığı, hesap verebilirliği ve denetlenebilirliği kural haline getirmeliyiz. Devletin imkanlarını kullanan herkes, attığı her adımın hesabını millete verebilmelidir.” ifadelerini kullanan Karal, DEVA Partisi'nin bu konudaki yaklaşımını da anlattı.
Karal, “Bizim DEVA Partisi olarak savunduğumuz temiz siyaset anlayışının özü budur. Kişilere göre değişen kurallar değil herkese eşit uygulanan hukuk, kapalı kapılar değil şeffaf yönetim, sadakat değil liyakat, hesap sorulmayan bir düzen değil millet adına işleyen güçlü bir denetim istiyoruz. Çünkü siyasete güven ancak ahlakla, hukukla ve hesap vermekle yeniden kazanılır.” dedi.