Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yağdı: “Hekimlik sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimidir”

Ege Üniversitesi 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Uyum Haftası kapsamında Tıp Fakültesine yeni başlayan öğrencilerle “İlk Ders” etkinliğinde buluşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yağdı, 40 yıllık mesleki birikimini paylaşarak disiplin, zaman yönetimi, sosyal gelişim, teknoloji ve hekimliğin insan odaklı yapısına ilişkin öğrencilere mesajlar verdi.

Eylül 23, 2026 - 21:13
Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yağdı: “Hekimlik sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimidir”

Ege Üniversitesi 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Uyum Haftası etkinlikleri kapsamında, EÜ Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Yağdı, hekimlik eğitimine yeni başlayan öğrencilerle “İlk Ders” programında bir araya geldi. Muhiddin Erel Amfisinde düzenlenen programa EÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Hatice Şahin ve Prof. Dr. Burcu Barutçuoğlu da katıldı.

Öğrencilerin ilgi gösterdiği derste Prof. Dr. Tahir Yağdı, 40 yıllık mesleki birikimini, kalp cerrahisindeki deneyimlerini ve iyi bir hekim olmanın temel unsurlarını öğrencilerle paylaştı.

“Disiplini bir yaşam biçimi haline getirin”

Tıp Fakültesine yeni başlayan öğrencilere disiplin ve zaman yönetiminin önemini anlatan Prof. Dr. Yağdı, “İyi bir hekim, iyi bir akademisyen, iyi bir bilim insanı ve her şeyden önce iyi bir insan olmanın yolu zaman yönetiminden geçer. Hepinizin çok başarılı olduğunu ve ‘iyinin de iyisi’ olduğunuzu biliyorum. Ancak randevulara ve programa sadık kalmak, disiplini bir yaşam biçimi haline getirmek ve bu konuda çevrenize örnek olmak son derece önemlidir.” dedi.

Öğrencilerin beyaz önlük giyme törenine de değinen Prof. Dr. Yağdı, “Beyaz önlük giyme töreninde ailelerinizle birlikte olmaktan büyük mutluluk duydum. Şimdi sizlere bakınca hem kendi gençliğimi hem de ailemi görüyorum.” ifadelerini kullandı.

40 yıllık anatomi kitabını öğrencilerle paylaştı

Prof. Dr. Tahir Yağdı, konuşması sırasında 40 yıldır sakladığı anatomi kitabını öğrencilere gösterdi. Fakültenin kendine özgü bir kültüre sahip olduğunu vurgulayan Yağdı, “Beyaz önlüklerinizi giydiren hocalarınızın pek çoğu benim arkadaşım, büyüğüm ya da kardeşimdir. Hepsi sizi ve bu fakültenin bir ferdi olmanızı yürekten önemsiyor. Bu fakültenin kendine has bir ruhu vardır.” diye konuştu.

Kitabın kendisi için taşıdığı manevi değeri anlatan Prof. Dr. Yağdı, “Benim için çok değerli olan, 40 yıldır odamda muhafaza ettiğim bir kitabı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu kitap, rahmetli anatomi hocamız İsmail Ulutaş’ın yazdığı bir anatomi kitabıdır. Bu kitabın benim için manevi değeri paha biçilemez.” dedi.

“Spor yapın, sanatla ilgilenin, hobiler edinin”

Akademik başarının yanı sıra öğrencilerin sosyal gelişimlerine de önem vermeleri gerektiğini belirten Prof. Dr. Yağdı, “Tıp fakültesine gelmiş olmanız, sadece ders çalışacağınız anlamına gelmiyor. Kapasiteniz hem akademik başarıya hem de hayatı dolu dolu yaşamaya yetecek düzeydedir. Spor yapın, sanatla ilgilenin, hobiler edinin; hayatın her alanında olun.” ifadelerini kullandı.

Düzenli çalışmanın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Yağdı, “Akademik hayatım boyunca belki çok ‘çalışkan’ bir öğrenci değildim ama her gün mutlaka çalışan bir öğrenciydim. Bir işi 10 gün boyunca ara vermeden yaparsanız, 11. gün o iş artık sizin için bir alışkanlığa dönüşür.” diye konuştu.

“Hekimlik sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimidir”

Hekimliğin yalnızca akademik eğitimle sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tahir Yağdı, “Hekimlik sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimidir. Bazen tüm dünyanın yükünü omuzlarınızda hissedebilirsiniz ama bu süreçte kendinizi mesleğinize adapte etmeyi ve ferahlamanın yolunu bulmayı öğreneceksiniz.” dedi.

Yapay zekâ ve robotik sistemlerin tıp alanındaki etkilerine de değinen Yağdı, teknolojideki dönüşüme rağmen hekim-hasta ilişkisinde insan unsurunun önemini koruyacağını belirterek, “Günümüzde yapay zekâ ve robotik sistemler gibi teknolojik gelişmeler mesleğimizi dönüştürüyor olsa da insan odaklı bu meslekte tecrübe ve iletişim her zaman merkezde kalacaktır.” ifadelerini kullandı.

“Mesleğin asıl özü insanlara yardım etme arzusudur”

Hekimlik mesleğinin tarihsel ve insani yönüne dikkat çeken Prof. Dr. Yağdı, “Doktorluk kavramı değişse bile hekimlik, hekimlik bitse bile tabiplik varlığını her zaman sürdürecektir. Türkülerimizde ve şarkılarımızda geçen o ‘tabip’ ifadesi, bu mesleğin kadim ve sarsılmaz köklerini simgeler.” diye konuştu.

Mesleğin özünün kullanılan araç ve teknolojilerden daha kapsamlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yağdı, “Hekimlik yapmak için yalnızca stetoskoba veya teknolojik cihazlara ihtiyacınız yoktur. Bu mesleğin asıl özü; o ilk gün giydiğiniz beyaz önlükle beraber bedeninize, bilincinize ve kalbinize nakşedilen ‘insanlara yardım etme’ arzusudur.” dedi.

Öğrencilere duyduğu güveni dile getiren Prof. Dr. Tahir Yağdı, “Atatürk’ün bizlere emanet ettiği bu güzel ülkede sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sizleri, çiçeklerden polen toplayarak her yeri mis kokulu bir bahçeye çeviren arılara benzetiyorum. Sahip olduğunuz kapasite ve bilgiden sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın faydalanması gerekir. Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.