Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde Radyoterapinin 50 Yılı Yapay Zekâ ve Bilimsel Başarılarla Kutlandı
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı, “Akıl ve Bilimin Işığında Yarım Yüzyıl” temasıyla kuruluşunun 50. yılını kutladı. İzmir’de düzenlenen programda yapay zekâ destekli tedavi yöntemleri, erken teşhis hedefleri, uluslararası eğitim çalışmaları ve kliniğin yarım asırlık bilimsel birikimi ele alındı. Akademisyenler, sağlık profesyonelleri ve öğrencilerin katıldığı etkinlikte, Ege Üniversitesinin radyasyon onkolojisi alanındaki ulusal ve uluslararası katkıları vurgulandı.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF) Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı, kuruluşunun 50. yılını “Ege Tıp’ta Radyoterapinin 50. Yılı: Akıl ve Bilimin Işığında Yarım Yüzyıl” temalı programla kutladı. Muhiddin Erel Amfisi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, anabilim dalının kuruluşundan bugüne uzanan gelişimi, kanser tedavisinde yaşanan teknolojik dönüşüm ve uluslararası alandaki bilimsel çalışmaları değerlendirildi.
Törene Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yağdı, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emin Karaca, Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği (TROD) Gelecek Dönem Başkanı Prof. Dr. İlknur Görken, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Radyoterapi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tomo Tamaki, sektör temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
“50 YILIN İÇİNE SIĞDIRILMIŞ BİR BAŞARI DERSİ”
Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yağdı, törende yaptığı konuşmada anabilim dalının yarım asırlık gelişimine dikkati çekti. Yağdı, “Ege Üniversitesinde radyoterapinin 50. yılını kutlarken aranızda bulunmaktan onur duyuyorum. Bugün, Anabilim Dalı Başkanımız Prof. Dr. Yavuz Anacak’ın yaptığı sunum aslında 50 yılın içine sığdırılmış bir ‘başarı dersi’ niteliğindedir.” dedi.
Geçmişteki imkânların sınırlılığına rağmen önemli bir bilimsel birikim oluşturulduğunu belirten Yağdı, “Yokluklar içinde bir bilim yuvasının, bir tedavi ünitesinin nasıl kurulduğunu, hangi özveriyle ve kısıtlı kadrolarla bugünlere geldiğini bizlere özetledi.” ifadelerini kullandı.
Radyoloji, Radyasyon Onkolojisi ve Nükleer Tıp anabilim dallarının hastanenin bilimsel ve etik açıdan gurur kaynakları arasında bulunduğunu kaydeden Yağdı, “Bu vesileyle nice 50 yıllar diliyorum.” diye konuştu.
YAPAY ZEKÂ VE GENETİKLE KANSERLE MÜCADELEDE YENİ DÖNEM
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emin Karaca, radyasyon onkolojisinde teknolojinin gelişmesiyle tedavi olanaklarının önemli ölçüde ilerlediğini belirtti. Yapay zekâ destekli uygulamaların alana yeni imkânlar kazandırdığını ifade eden Karaca, kanserle mücadelede erken teşhisin önemini vurguladı.
Karaca, “Radyasyon onkolojisi alanında kat edilen mesafe, özellikle yapay zekâ desteğiyle inanılmaz bir boyuta ulaştı. Hedefimiz, koruyucu hekimlik vizyonuyla kanseri başlangıç aşamasında tespit etmektir.” dedi.
Erken teşhis oranlarının artırılmasının kanserle mücadelede önemli bir değişim sağlayacağını belirten Karaca, “Şu an yüzde 50 seviyelerinde olan erken teşhis oranımızı yüzde 98’lere çıkardığımızda, kanserle mücadelede bambaşka bir boyuta geçeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Anabilim dalının yalnızca hasta hizmetleriyle sınırlı kalmadığını, lisansüstü eğitim programları ve UAEA ile yürütülen uluslararası ilişkiler aracılığıyla akademik çalışmalara da katkı sunduğunu aktaran Karaca, birimin hastanenin en yoğun çalışan bölümlerinden biri olduğunu belirtti. Karaca, sağlık çalışanlarının mesai mefhumu gözetmeden özveriyle hizmet verdiğini kaydetti.
KOBALT CİHAZLARINDAN YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ TEDAVİLERE
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yavuz Anacak, geçmişten günümüze yaşanan teknolojik dönüşümü anlattı. Manuel planlama yapılan dönemlerden milimetrik hassasiyetle uygulanan modern radyoterapi yöntemlerine geçildiğini belirten Anacak, anabilim dalının eğitim ve araştırma alanındaki birikimini daha ileriye taşımayı hedeflediklerini söyledi.
Anacak, “Kobalt cihazı ile manuel planlamalar yaptığımız günlerden; yapay zekâ ile 1-2 milimetrelik hassasiyetle radyoterapi uyguladığımız bir döneme ulaştık. Ege Radyasyon Onkolojisi, güçlü eğitimi ve araştırmacı kadrosuyla her zaman en önde yer almıştır. Hocalarımızdan devraldığımız bu mirası daha da ileriye taşımak temel amacımızdır.” diye konuştu.
“BİLİM MEŞALESİNİ ZİRVELERE TAŞIMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
“Dünden Bugüne Ege Üniversitesinde Radyoterapi” başlıklı sunumunda anabilim dalının tarihsel gelişimini aktaran Prof. Dr. Yavuz Anacak, Türkiye’de radyoterapinin geçmişine de değindi.
Radyoterapinin Türkiye’deki yolculuğunun Osmanlı döneminde Esat Feyzi ve Cemil Topuzlu’nun girişimleriyle başladığını, 1933 Üniversite Reformu ile kurumsallaştığını belirten Anacak, Ege Üniversitesindeki yapılanmanın da Hâdi ve Ayfer hocaların öncülüğünde geliştiğini ifade etti.
1970’li ve 1980’li yıllarda 24 saat vardiya sistemiyle çalışan mütevazı bir ekipten bugün yıllık 1400 hasta kapasitesine ulaşan bir kliniğe dönüşüme dikkati çeken Anacak, “Atatürk ve Cumhuriyet ilkeleri ışığında topluma üst düzey sağlık hizmeti sunmaya, donanımlı insan gücü yetiştirmeye ve bilim meşalesini zirvelere taşımaya devam edeceğiz.” dedi.
ULUSLARARASI EĞİTİM VE ARAŞTIRMA ÇALIŞMALARI
Ege Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalının uluslararası alandaki çalışmalarını değerlendiren Prof. Dr. Serdar Özkök, merkezin eğitim ve hasta bakımında önemli bir rol üstlendiğini belirtti.
UAEA desteğiyle yurt dışından gelen 38 hekim, fizikçi ve teknisyene eğitim verildiğini aktaran Özkök, 40 yıldır sürdürülen multidisipliner konseylerin hasta bakımına ve asistan eğitimine katkı sağladığını ifade etti.
Özkök, tamamlanması planlanan Brakiterapi Simülasyon ve Araştırma Laboratuvarı’nın yurt içinden ve yurt dışından uzmanlar için önemli bir eğitim merkezi olmasını hedeflediklerini belirterek, kliniğin uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendirmek istediklerini kaydetti.
“AKADEMİK GÜCÜMÜZÜ BİLİMSEL LİDERLİĞİMİZDEN ALIYORUZ”
Prof. Dr. Serra Kamer, “Ege Radyasyon Onkolojisinin Uluslararası Tanınırlığı” başlıklı sunumunda anabilim dalının akademik üretimini ve küresel iş birliklerini anlattı.
Kamer, “Akademik gücümüzü bilimsel liderliğimizden, 400’e yakın yayınımızdan ve yüksek H-indeksimizden alıyoruz. ‘Anchor Center’ unvanımızla, radyasyon onkolojisi alanında uluslararası bir eğitim merkezi konumundayız.” ifadelerini kullandı.
Sri Lanka, Kazakistan, Güney Afrika ve Irak gibi ülkelerdeki merkezlerin kurulması ve gelişmesine uzmanlıklarıyla katkı sunduklarını belirten Kamer, Viyana, Japonya ve Etiyopya gibi uluslararası platformlarda Türkiye’yi temsil ettiklerini aktardı.
ESTRO ve SIOP gibi uluslararası kuruluşların komitelerinde yürütülen görevlerin de bilimsel iş birliklerini güçlendirdiğini kaydeden Kamer, Ege Üniversitesinin uluslararası görünürlüğünü artırmak için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalının 50. kuruluş yılı etkinliği, “Kurucular Anlatıyor”, “Başkanlar Konuşuyor” ve açık mikrofon oturumlarıyla tamamlandı. Programda, yarım asırlık bilimsel birikimin gelecek kuşaklara aktarılması ve radyasyon onkolojisi alanındaki eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi hedefi öne çıktı.