EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE “GELECEĞİN FİZYOTERAPİSİ” BİLİM KAFE ETKİNLİĞİNDE DİJİTALLEŞME VE İNSAN ODAKLI YAKLAŞIM VURGULANDI

Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen “Geleceğin Meslekleri Bilim Kafe” etkinliğinde, dijitalleşen dünyada fizyoterapi mesleğinin dönüşümü, yapay zekâ destekli uygulamalar ve uluslararası kariyer olanakları ele alındı. Uzmanlar, teknolojinin destekleyici rolüne dikkat çekerken insan temasının vazgeçilmezliğini vurguladı.

Temmuz 5, 2026 - 19:46
EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE “GELECEĞİN FİZYOTERAPİSİ” BİLİM KAFE ETKİNLİĞİNDE DİJİTALLEŞME VE İNSAN ODAKLI YAKLAŞIM VURGULANDI

Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Gençlik ve Spor Bakanlığı Karşıyaka Gençlik Merkezi iş birliğiyle düzenlenen “Geleceğin Meslekleri Bilim Kafe” etkinliği, fizyoterapi disiplininin geleceğini odağına aldı. Karşıyaka Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen program, “Geleceğin Fizyoterapisi: Dijitalleşen Dünyada Hareket, Rehabilitasyon ve İyileşme” başlığıyla katılımcılarla buluştu.

Etkinlikte Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Özkeskin, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden Uzman Fizyoterapist Nuri Üçler ve mezun deneyimini paylaşan Fizyoterapist Gülcan Kapan konuşmacı olarak yer aldı.

“Toplum sağlığının korunmasında önemli görev üstleniyoruz”
Doç. Dr. Mehmet Özkeskin, fizyoterapi mesleğinin değişen dünya koşullarında giderek daha kritik bir konuma geldiğini belirterek, “Yaşlanan nüfus, kronik hastalıkların artışı ve teknolojinin yaşam biçimlerimiz üzerindeki etkisi, fizyoterapiye olan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. Günümüzde bel, boyun ve kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarını daha sık görüyoruz. Biz fizyoterapistler yalnızca tedavi sürecinde değil, hastalıkların önlenmesinde ve toplum sağlığının korunmasında da önemli bir görev üstleniyoruz.” dedi.

“Teknoloji destekleyicidir, insan temasının yerini alamaz”
Yapay zekâ ve dijital uygulamaların mesleğe katkılarına değinen Özkeskin, “Yapay zekâ, değerlendirme verilerinin daha objektif hale gelmesine ve klinik sonuçların analiz edilmesine katkı sunuyor. Telerehabilitasyon ise hizmete erişimin sınırlı olduğu durumlarda önemli fırsatlar sağlıyor. Ancak dijital teknolojiler yalnızca destekleyicidir; bir fizyoterapistin hastasıyla kurduğu iletişimin, temasın ve güven ilişkisinin yerini alamaz.” ifadelerini kullandı.

“İnsan bedeni restore edilmeyi bekleyen tarihi bir bina gibidir”
Uzman Fizyoterapist Nuri Üçler ise fizyoterapinin insani ve duygusal yönüne dikkat çekerek, “Tarihi binalar zamanla yıpranır ve restore edilmeye ihtiyaç duyar. İnsan bedeni de hastalıklar ve travmalar nedeniyle benzer şekilde onarıma ihtiyaç duyar. Bir hastanın gözü, kulağı, eli, ayağı olmak; empati kurmak ve dokunabilmek yalnızca insanın gerçekleştirebileceği bir süreçtir.” diye konuştu.

Uluslararası kariyer olanakları paylaşıldı
Etkinlikte Ege Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nün uluslararası bağlantıları da katılımcılarla paylaşıldı. Bölümün Almanya’daki Mediant Kliniken ile güçlü iş birliklerine sahip olduğu belirtilirken, gerekli dil yeterliliklerini sağlayan mezunların Almanya’da çalışma ve yüksek lisans yapma imkânı bulabildiği ifade edildi. Erasmus Plus programları kapsamında eğitim ve staj hareketliliğinin desteklendiği de vurgulandı.

Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI