Ege Üniversitesi’nde Tekrarlayan İdrar Yolu Enfeksiyonlarına Yönelik “Yüzer In Situ Hidrojel” Projesine TÜSEB Desteği

Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öncülüğünde geliştirilen “Yüzer In Situ Hidrojel” sistemi, TÜSEB 2026-A4 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Nitrofurantoinin doğrudan mesaneye uygulanmasını hedefleyen proje, ilacın mesanede kalış süresini uzatarak tedavi etkinliğini artırmayı ve yan etkileri azaltmayı amaçlıyor.

Ağustos 11, 2026 - 11:14
Ege Üniversitesi’nde Tekrarlayan İdrar Yolu Enfeksiyonlarına Yönelik “Yüzer In Situ Hidrojel” Projesine TÜSEB Desteği

Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sinem Yaprak Karavana yürütücülüğünde hazırlanan “İdrar Yolu Enfeksiyonu Tedavi ve Profilaksisinde İntravezikal Nitrofurantoin İçeren Yüzer In Situ Hidrojel Sistemlerin Tasarımı ve In Vitro Değerlendirilmesi” başlıklı proje, TÜSEB 2026-A4 programı kapsamında destek almaya hak kazandı.

Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde yeni bir yaklaşım geliştirmeyi hedefleyen çalışma, ilacın mesanede daha uzun süre kalmasını sağlayarak tedavi etkinliğinin artırılmasını amaçlıyor. Projenin aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütünün küresel sağlık tehditleri arasında gösterdiği antibiyotik direnciyle mücadeleye katkı sunması bekleniyor.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Prof. Dr. Sinem Yaprak Karavana ve proje ekibini tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi.

Mesanede Yüzen Hidrojel Sistemi Geliştirilecek

Projenin teknik özelliklerini anlatan Prof. Dr. Sinem Yaprak Karavana, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarının uzun süreli profilaksi gerektirebildiğini belirtti.

Karavana, “İdrar yolu enfeksiyonu, tüm yaş gruplarında yüksek morbiditeye yol açan ve tekrarlayan vakalarda uzun süreli profilaksi gerektiren önemli bir halk sağlığı sorunudur. Oral tedavilerde görülen yan etkiler ve hasta uyum sorunları klinik etkinliği düşürüyor” dedi.

Projede yüksek antimikrobiyal etkinliğe sahip Nitrofurantoinin mesane içine uygulanmasına yönelik yenilikçi bir sistem geliştirileceğini ifade eden Karavana, “Kateterle sıvı halde kolayca uygulanan, vücut sıcaklığında ise mesane içinde hemen jele dönüşen bu özel sistem, mesane sıvısının üzerinde yüzerek idrar yolunu tıkama ve tahriş riskini önlüyor. Bu sayede ilacın kontrollü salımı sağlanarak mesanede kalış süresinin uzatılması hedefleniyor” diye konuştu.

Fiziksel Yapı ve Biyouyumluluk Test Edilecek

Çalışmanın Ege Üniversitesi Eczacılık ve Tıp Fakültelerinin iş birliğiyle yürütüleceğini aktaran Karavana, Farmasötik Teknoloji, Mikrobiyoloji ve Çocuk Cerrahisi Anabilim Dallarının projede görev alacağını bildirdi.

Karavana, “Jelin fiziksel yapısı, antimikrobiyal etkinliği ve biyouyumluluğu laboratuvar ortamında titizlikle test edilecektir. Üretim, kalite ve stabilite süreçleri belirlenerek in vivo çalışmalara ve klinik kullanıma temel oluşturulacaktır” ifadelerini kullandı.

Geliştirilecek sistemle ilacın doğrudan mesaneye etki etmesinin hedeflendiğini belirten Karavana, “Bu sayede ilaç doğrudan mesaneye etki ederek yan etkileri azaltacak ve hastaların daha hızlı iyileşmesine olanak tanıyacaktır” dedi.

“Sosyoekonomik Yük Oluşturuyor”

İdrar yolu enfeksiyonlarının küresel ölçekte oluşturduğu sağlık yüküne de değinen Karavana, “İYE’ler, dünya genelinde tüm hastane kaynaklı enfeksiyonların yaklaşık yüzde 40’ını oluşturarak sağlık hizmetleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır” açıklamasında bulundu.

Hastalığın kadınlar, erkekler, çocuklar ve yaşlılar dahil tüm nüfus gruplarını etkilediğini kaydeden Karavana, “İş gücü kaybından ciddi komplikasyonlara kadar geniş bir yelpazede sosyoekonomik yük oluşturmaktadır” dedi.

Proje kapsamında geliştirilen sistemin vücut sıcaklığında mikrokabarcıklar oluşturarak yüzme özelliği kazandığını aktaran Karavana, “Bu özellik, geleneksel uygulamaların hızlı atılım ve tıkanıklık gibi klinik kısıtlamalarına rasyonel bir çözüm sunarak literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır” diye konuştu.

Karavana, projenin hedefini ise “Hem enfeksiyonla etkin mücadele etmek hem de üriner epitel bütünlüğünü koruyarak doku restorasyonunu desteklemek” sözleriyle ifade etti.

Multidisipliner Ekip Görev Alacak

12 ay sürmesi planlanan projede Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalından Doç. Dr. Sibel Tiryaki Birol ve Doç. Dr. Ali Tekin danışman olarak görev yapacak.

Projenin mikrobiyolojik değerlendirmelerini Arş. Gör. Dr. Ayşegül Ateş Değirmenci, farmasötik teknoloji çalışmalarını ise Arş. Gör. Dr. Meliha Güneş ve doktora öğrencisi Keisi Naku yürütecek. Çalışmada farklı disiplinlerin bir araya getirilmesiyle geliştirilecek hidrojel sisteminin laboratuvar değerlendirmelerinin tamamlanması ve sonraki aşamalara temel oluşturması hedefleniyor.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI