İzmir’de dört primat yeni yuvalarına eski bakıcıları Tuğçe Nur Bostancı ile birlikte alıştı

Darıca’daki özel hayvanat bahçesinin kapanmasının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’na getirilen Savannah, Mula, Justine ve Bruno’yu yıllardır yalnız bırakmayan bakıcı Tuğçe Nur Bostancı da İzmir’e taşındı. “Onların arkasından bakıp el sallayamazdım” diyen Bostancı, primatların yeni yaşam alanlarına uyum sürecini ve aralarındaki güçlü bağı anlattı.

Ekim 5, 2026 - 13:05
İzmir’de dört primat yeni yuvalarına eski bakıcıları Tuğçe Nur Bostancı ile birlikte alıştı


İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı, Darıca’daki özel hayvanat bahçesinin kapanmasının ardından dört primata yeni yuva oldu. Siamang ailesinden 24 yaşındaki Savannah ile Türkiye’de doğan ilk siamang yavrusu 9 yaşındaki Mula, gibon ailesinden 29 yaşındaki Justine ve 16 yaşındaki Bruno, İzmir’deki yeni yaşamlarına başladı. Yıllardır dört primatın bakımını üstlenen Tuğçe Nur Bostancı da bir süre sonra hayvanlardan ayrılmamak için İzmir’e geldi.

“ARKALARINDAN BAKIP EL SALLAYAMAZDIM”

Hayvanların başka bir yaşam alanına taşınacağını öğrendiğinde büyük üzüntü yaşadığını belirten Bostancı, yıllardır kurduğu bağı sürdürmek istediğini söyledi.

Bostancı, “Onların arkasından bakıp el sallayamazdım. Onlardan ayrılmak istemedim. Doğal Yaşam Parkı da onların adaptasyon süresini daha kolay hale getirmek için çalışıyordu. Yaptığımız görüşmelerin ardından ben de İzmir’e geldim. İyi ki geldim ve iyi ki hâlâ onlarla birlikteyim.” dedi.

Bostancı için İzmir’e taşınmak yalnızca yeni bir iş yerinde çalışmaya başlamak anlamına gelmedi. Yıllardır bakımını yaptığı hayvanların karakterlerini, davranışlarını, seslerini ve ruh hallerini yakından tanıyan Bostancı, aralarında zaman içinde karşılıklı bir bağ oluştuğunu ifade etti.

Bostancı, “Ben onların karakterlerini, ruh hallerini, neşelerini, hüzünlerini bir bakışta anlayabiliyorum. Onlar da benim sesime, kokuma ve tavırlarıma alışkın. Birlikte bir rutinimiz var.” ifadelerini kullandı.

YENİ YUVALARINDA BİRBİRLERİNE TUTUNDULAR

Savannah, Mula, Justine ve Bruno, İzmir’e ilk getirildiklerinde yaşam alanının değişmesi nedeniyle tedirginlik yaşadı. Hayvanların uzun yıllardır tanıdığı Bostancı’nın yanlarında bulunması ise yeni ortamlarına uyum sağlamalarına destek oldu.

Primatların rutinlerine bağlı canlılar olduğunu vurgulayan Bostancı, “Yeni alan değişimi her canlı için stresli bir süreç. Güvendikleri bir insanın burada olması onlara daha iyi hissettirdi, huzur verdi. Zamanla hem ben hem de onlar yeni hayatımıza alıştık. İlişkimiz çok iyi. Birbirimizi gördüğümüz zaman çok mutlu oluyoruz.” diye konuştu.

SABAH ŞARKILARI YENİ YUVALARINA ALIŞTIKLARININ İŞARETİ OLDU

Gibon türlerinin en irisi olan siamangların İzmir’e geldikleri ilk günlerde şarkı söylemediğini aktaran Bostancı, hayvanların zaman içinde yeni ortamlarına alışarak yeniden seslerini duyurmaya başladığını belirtti.

Bostancı, “İzmir’e geldikleri ilk zamanlar şarkı söylemiyorlardı, daha sakinlerdi. Şimdi her sabah onların şarkılarını dinliyoruz. Bu, onların ‘Bu alan artık bizim yuvamız’ demesinin şekli. Mutlular, neşeliler. Hayvanlar mutlu olduklarında hareketli ve iletişimleri daha güçlü. Keyifsiz olduklarında ise yalnız kalmak istiyorlar.” dedi.

“BEN ONLAR İÇİN HAYATIMI DEĞİŞTİRDİM”

Savannah, Mula, Justine ve Bruno ile ilişkisinin çalışma saatleriyle sınırlı olmadığını ifade eden Bostancı, dört primatın günlük yaşamının önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.

Bostancı, “Ben onlar için hayatımı değiştirdim, onların peşinden geldim. Aramızda büyük bir bağ var. Onlara karşı hissettiğim bağ cümlelerle tarif edilemez. Her dakika aklımdalar. Yağmur yağdığı zaman ne yaptıklarını düşünürüm. Şimşek çaktığı zaman korkup korkmadıklarını merak ederim. Sürekli onları düşünüyorum. Nasıl olduklarını sürekli merak ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Darıca’dan İzmir’e uzanan yolculuğun ardından Savannah, Mula, Justine ve Bruno, İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’ndaki yeni yaşamlarını kendilerini yıllardır tanıyan bakıcıları Tuğçe Nur Bostancı ile birlikte sürdürüyor. İlk günlerde sessiz kalan siamangların yeniden sabah şarkılarına başlaması da yeni yaşam alanlarına uyumlarının göstergelerinden biri oldu.