Medicana Sağlık Grubu Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oran: “Çocuklarda çabuk yorulma ve eforla nefes darlığı değerlendirilmeli”

Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oran, çocuklarda çabuk yorulma, eforla nefes darlığı, beslenirken aşırı terleme ve egzersiz sırasında göğüs ağrısı gibi belirtilerin büyüme ağrısı veya kondisyon eksikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Oran, erken uzman değerlendirmesinin olası kalp hastalıklarının tespitinde önem taşıdığını söyledi.

Ağustos 23, 2026 - 12:35
Medicana Sağlık Grubu Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oran: “Çocuklarda çabuk yorulma ve eforla nefes darlığı değerlendirilmeli”

Çocuklarda görülen kalp rahatsızlıklarının önemli bölümünü doğuştan gelen tablolar oluştururken, bazı kalp hastalıkları da çocukluk döneminde sonradan ortaya çıkabiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oran, çocuklarda kalp hastalıklarının belirtilerinin her zaman belirgin olmayabileceğini belirterek ebeveynlerin bazı şikayetleri büyüme ağrısı, yorgunluk veya kondisyon eksikliği olarak değerlendirmemesi gerektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Bülent Oran, “Çocuklarda çabuk yorulma veya eforla gelen nefes darlığı belirgin ve tekrarlayan bir durumsa tek başına bile değerlendirme nedenidir. Yaşıtlarından geride kalan, oyun oynarken çabuk yorulan veya beslenirken terleyen çocuklarda ortaya çıkan belirtiler 'yapısı böyle' denilerek geçiştirilmemeli, zamanında yapılacak uzman değerlendirmesiyle olası risklerin önüne geçilmelidir.” dedi.

HER 100 CANLI DOĞUMUN YAKLAŞIK 1’İNDE GÖRÜLÜYOR

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,35 milyon yenidoğanın doğuştan kalp hastalığı ile dünyaya geldiğini belirten Oran, güncel verilere göre her 100 canlı doğumun yaklaşık 1'inde doğuştan kalp hastalığı görüldüğünü aktardı. Oran, çocukluk çağındaki kalp hastalıklarının yalnızca doğuştan gelen rahatsızlıklarla sınırlı olmadığını vurguladı.

“KALP SİZİ ÇOCUKKEN UYARMIŞ OLABİLİR”

Sonradan kazanılmış kalp hastalıklarının da çocukluk döneminde belirti verebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Bülent Oran, “Dünya Sağlık Örgütü, romatizmal kalp hastalığını 25 yaşın altındaki kişilerde en sık görülen kazanılmış kalp hastalığı olarak tanımlamaktadır. Bunun yanı sıra Kawasaki hastalığı, miyokardit, perikardit, kardiyomiyopatiler ve ritim bozuklukları da çocukluk çağında karşılaşılan önemli kalp hastalıkları arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı.

Çocuklarda kalp hastalığının belirtilerinin her zaman açık şekilde ortaya çıkmadığını belirten Oran, “Özellikle yaşıtlarıyla aynı fiziksel aktiviteyi yapamama, oyun oynarken veya merdiven çıkarken belirgin şekilde daha çabuk yorulma, sık sık oturmak istemesi veya beslenirken aşırı terleme önemli bir klinik ipucu olarak değerlendirilmelidir.” dedi.

“AĞRININ ORTAYA ÇIKIŞ BİÇİMİ ÖNEMLİ”

Çocuklarda göğüs ağrısının büyük bölümünün kas, kemik veya sindirim sistemi kaynaklı olduğunu belirten Oran, ağrının ortaya çıkış şeklinin değerlendirmede önemli olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Bülent Oran, “Kas ve iskelet kaynaklı ağrılar genellikle çocuğun belirli bir hareketiyle veya ağrılı bölgeye bastırıldığında artar. Buna karşılık kalple ilişkili olabilecek durumlarda bizi endişelendiren temel unsur, ağrının özellikle koşma, spor yapma veya merdiven çıkma gibi efor sırasında ortaya çıkmasıdır.” diye konuştu.

Göğüs ağrısı veya çabuk yorulmaya nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi ya da bayılma hissinin eşlik etmesi halinde durumun ciddiye alınması gerektiğini belirten Oran, ailede genç yaşta ani ve açıklanamayan ölüm veya kalp kası hastalığı öyküsü bulunmasının da uzman değerlendirmesini önemli hale getirdiğini kaydetti.

BEBEKLERDE BESLENME VE GELİŞİM TAKİBİ ÖNEM TAŞIYOR

Kalp hastalıklarının belirtilerinin yaş gruplarına göre farklılık gösterebildiğini ifade eden Oran, özellikle bebeklik döneminde beslenme ve gelişim süreçlerinin yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.

Oran, “Bebeklerde emzirme sırasında alında görülen aşırı terlemenin, emmeyi yarıda bırakmanın ve kilo alamamanın kalbin fazla çalıştığına işaret olabileceğini” belirtti.

Soğuk havalarda yalnızca ellerde görülen morarmanın çoğu zaman masum olabileceğini aktaran Oran, dudak ve dilde görülen morarmaların ise dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Bülent Oran, çocuk hekiminin düzenli muayenesi sırasında şüpheli bir bulgu saptanması veya risk faktörlerinin bulunması halinde çocuk kardiyolojisi değerlendirmesine başvurulması gerektiğini belirterek, “Erken tanı ve zamanında gerçekleştirilen girişimsel ya da cerrahi müdahaleler, kalıcı organ hasarlarını önleyerek çocuğun yaşıtlarıyla benzer bir büyüme, gelişme ve fiziksel kapasiteye ulaşmasını sağlar.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI