Medicana’dan Sınav Dönemi Uyarısı: “Çocuğunuza İlk Sorunuz Sınavla İlgili Olmasın”

Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sınav döneminde öğrencilerin yalnızca akademik değil yoğun bir psikolojik süreçten geçtiğini belirterek, ailelerin kaygıyı artıran değil güven veren bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi. Yaşar, sınav sonrası gençlerin performans sorgusundan çok anlayışa, şefkate ve duygusal desteğe ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Haziran 12, 2026 - 19:11
Medicana’dan Sınav Dönemi Uyarısı: “Çocuğunuza İlk Sorunuz Sınavla İlgili Olmasın”

Sınav döneminin öğrenciler için yalnızca bilgi ve başarı odaklı bir süreç olmadığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, ailelerin yaklaşımının gençlerin psikolojik dayanıklılığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade etti.

“Hayatta Kalma Simülasyonu Gibi Bir Süreç”

Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, “Sınav dönemi, gelişmekte olan bir ergen beyni için tam anlamıyla bir hayatta kalma simülasyonudur.” dedi. Yaşar, “Çocuğunuzun o günlerde yaşadığı durum basit bir heyecan değil; stres hormonu kortizolün sistemi ele geçirdiği, amigdalanın alarm verdiği nörobiyolojik bir krizdir. Böyle bir anda mantık merkezi devre dışı kalmış bir gence ‘sakin ol’ demek ya da uzun rasyonel tavsiyeler sıralamak genelde duvara konuşmak gibidir.” ifadelerini kullandı.

Ailelerin kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmamasının önemine dikkat çeken Yaşar, “Ebeveynlerin sakin, rutini bozmayan ve tutarlı duruşu, gençlere ‘sonuç ne olursa olsun burası senin güvenli limanın’ mesajını süslü kelimelerden çok daha doğrudan ve ikna edici bir şekilde iletebilir.” açıklamasında bulundu.

“Kaygı Yetersizlik Değil, Aşırı Yüklenmenin Göstergesi”

Sınav kaygısının çoğu zaman yanlış değerlendirildiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, gençlerin yaşadığı yoğun duyguların başarısızlık ya da yetersizlik anlamına gelmediğini söyledi.

Yaşar, “Hissettikleri yoğun kaygı, yetersiz olduklarının değil, biyolojik sistemlerinin aşırı yüklendiğinin göstergesi. Bu anlarda çözüm kendilerine kızmaları değil, derin nefeslerle fiziksel tepkiyi yönetmektir.” dedi.

Sınav Sonrası İlk İhtiyaç Destek ve Anlayış

Sınav sonrasında öğrencilerin yoğun zihinsel yorgunluk yaşadığını belirten Yaşar, ailelerin sınav çıkışında net sayısı veya performans odaklı sorular yöneltmek yerine çocuklarının duygusal ihtiyaçlarına odaklanması gerektiğini vurguladı.

Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, “Çocuğunuz sınav kapısından çıktığı an ona kaç net yaptığına dair sorular sormak, zihinlerindeki o travmatik alarm durumunu uzatmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Gençler o an karşılarında bir eğitim koçu değil, yargısız ve şefkatli bir sığınak ararlar.” ifadelerini kullandı.

“Sonuçtan Çok Emeği Görün”

Sonuçların açıklanmasına kadar geçen sürecin de öğrenciler üzerinde ayrı bir baskı oluşturduğunu kaydeden Yaşar, ailelerin çocuklarını günlük yaşamın olağan ritmine dönmeleri konusunda desteklemesi gerektiğini belirtti.

Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, “Yüksek puanlar elbette kutlanmalıdır. Ancak asıl görülmesi ve tebrik edilmesi gereken şey, o masada aylar boyunca gösterilen dirayet ve tüm o strese rağmen vazgeçmeme iradesidir.” dedi.

Yaşar, “Çocuğunuzun gözlerinin içine bakarak, o birkaç saatlik kâğıt parçasının ona duyduğunuz saygıyı bir milim bile değiştirmeyeceğini derinden hissettirin. Sonuç tablosunda ne yazarsa yazsın, hem öğrencilerin hem de ebeveynlerin unutmaması gereken tek bir gerçek var: Hayat tek bir sınavla haritası çizilemeyecek kadar uzun bir yoldur.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI