Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: “Sizleri COP31'de Eğitimin İklim Eylemindeki Belirleyici Rolünü Birlikte Ele Almaya Davet Ediyorum”

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'nin UNESCO Yeşil Eğitim Ortaklığına katılan 100. ülke olması dolayısıyla yayımlanan video mesajında, üye ülkeleri 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31'e davet etti. İklim değişikliğiyle mücadelede eğitimin önemini vurgulayan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, yeşil ve iklim değişikliğine dayanıklı okullar, öğretmenlerin mesleki gelişimi ve öğrencilerin çevre bilincinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları anlattı. COP31 kapsamında gençlik ve eğitim odaklı üst düzey diyaloglar düzenlenmesi planlanıyor.

Ekim 19, 2026 - 20:21
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: “Sizleri COP31'de Eğitimin İklim Eylemindeki Belirleyici Rolünü Birlikte Ele Almaya Davet Ediyorum”

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'nin UNESCO Yeşil Eğitim Ortaklığına (Greening Education Partnership-GEP) katılan 100. ülke olması dolayısıyla düzenlenen yıllık toplantıda yayımlanan video mesajında, üye ülkeleri Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) davet etti. Tekin, iklim değişikliğiyle mücadelede eğitimin belirleyici rolüne dikkati çekerek ülkeleri deneyim paylaşımına ve ortak projeler geliştirmeye çağırdı.

Türkiye'nin GEP üyeliği ve Bakan Tekin'in video mesajı, UNESCO'nun internet sitesinde, GEP Küresel İzleme Platformu'nda ve ortaklığın ekim ayı bülteninde yayımlanarak uluslararası kamuoyuyla paylaşıldı.

“İKLİM KRİZİNE KARŞI KALICI ÇÖZÜMLERİN EN GÜÇLÜ ZEMİNİ EĞİTİMDİR”

Türkiye'nin ev sahipliğinde kasım ayında Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'in iklim değişikliğiyle mücadelede ortak iradeyi güçlendirecek önemli bir buluşma olacağını belirten Bakan Tekin, organizasyonun iklim diplomasisinin yanı sıra eğitim diplomasisi açısından da yeni fırsatlar oluşturacağını ifade etti.

İklim krizine karşı kalıcı çözümler üretmek için insanların düşünme ve yaşama biçimlerinde köklü değişim gerektiğini vurgulayan Tekin, “Bu değişimin en güçlü zemini eğitimdir. Eğitimin dünya barışına hizmet etmesi, demokrasiye, insan haklarına ve çevreye saygılı nesiller yetiştirmesi gerektiğine inanıyoruz. Çevreye saygıyı da gelecek kuşaklara karşı taşıdığımız en önemli sorumluluklardan biri olarak kabul ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ'NDE ÇEVRE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU

Türkiye'nin yenilenen eğitim programlarının çerçevesini oluşturan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin şahsiyet inşasını merkeze aldığını belirten Tekin, modelin dünya barışına, demokrasiye, insan haklarına ve çevreye saygılı nesiller yetiştirmeyi amaçladığını kaydetti.

Model kapsamında çevre ve sürdürülebilirlik konularının bilgi, beceri, değer ve sorumluluk bilinci arasında bağ kuran bir anlayışla ele alındığını aktaran Tekin, “2022 yılında yayımladığımız İklim Değişikliği Eylem Planı'nın ardından 2026-2030 dönemine ilişkin hedeflerimizle çalışmalarımızı daha ileri bir aşamaya taşıdık.” dedi.

Eğitim sisteminin bütün bileşenlerini kapsayan çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Tekin, müfredatın geliştirilmesinden öğretmenlerin mesleki gelişimine, yeşil ve dirençli okullardan afetlere hazırlığa kadar farklı alanlarda adımlar attıklarını belirtti. Tekin, öğrencilerin, öğretmenlerin, ailelerin ve diğer eğitim paydaşlarının bu sürecin aktif bir parçası hâline getirildiğini vurguladı.

“TÜRKİYE'NİN KATILIMI, KARŞILIKLI ÖĞRENMENİN GÜÇLENMESİNE KATKI SAĞLAYACAK”

Türkiye'nin eğitim alanındaki ilerlemesine uluslararası göstergelerin de işaret ettiğini belirten Tekin, eylül ayında yayımlanan PISA değerlendirmelerinde Türkiye'nin üç temel alanda puanını en fazla artıran OECD ülkesi olduğuna dikkati çekti. Bakan Tekin, ilk kez bir alt ölçek olarak değerlendirilen çevre bilimi alanında Türk öğrencilerin gösterdiği performansı da memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Türkiye'nin GEP'e 100. üye olarak katılmasını uzun süredir sürdürülen çalışmaların uluslararası düzeyde paylaşılması açısından önemli bulduğunu belirten Tekin, ortaklığın Türkiye'nin eğitim altyapısını ve uygulama deneyimini dünya ülkeleriyle buluşturacağını kaydetti.

Tekin, “Yeşil Eğitim Ortaklığı'nın Türkiye'nin güçlü eğitim altyapısını, uygulama kapasitesini ve sahada geliştirdiği modelleri uluslararası toplumla paylaşmasına, farklı ülkelerin tecrübelerinden yararlanmasına ve karşılıklı öğrenmenin güçlenmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.” dedi.

Üye ülkelere doğrudan çağrıda bulunan Tekin, “Sizleri, kasım ayında Türkiye'de düzenlenecek COP31'de eğitimin iklim eylemindeki belirleyici rolünü birlikte ele almaya, tecrübelerimizi paylaşmaya ve ortak projeler geliştirmeye davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Tekin, “Yeşil Vatan'da büyüttüğümüz eğitim anlayışını, COP31'in ortak iradesiyle yeşil bir dünya ve daha adil bir gelecek için birlikte geliştirmeye kararlıyız.” sözleriyle mesajını tamamladı.

UNESCO YEŞİL EĞİTİM ORTAKLIĞI 100 ÜLKEYİ BİR ARAYA GETİRİYOR

2022 yılında Birleşmiş Milletler Dönüşüm İçin Eğitim Zirvesi kapsamında başlatılan UNESCO Yeşil Eğitim Ortaklığı, eğitim sistemlerinin çevresel sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğine uyum doğrultusunda dönüştürülmesini amaçlıyor. İklim değişikliği eğitimi alanındaki en büyük küresel iş birliği ağı olarak tanımlanan GEP, 100 ülke ve 2 bini aşkın kuruluşu bir araya getiriyor.

Ortaklık, okul ortamlarının yeşil dönüşümü, öğretim programlarının geliştirilmesi, öğretmenlerin mesleki kapasitesinin güçlendirilmesi ile ailelerin ve toplumun sürdürülebilirlik çalışmalarına katılımı olmak üzere dört temel alanda faaliyet yürütüyor.

Bu çalışmalarla öğrencilerin iklim değişikliğini anlayabilecek, etkilerine uyum sağlayabilecek ve sürdürülebilir bir geleceğin oluşturulmasına katkıda bulunabilecek bilgi ve beceriler kazanması hedefleniyor.

TÜRKİYE'NİN EĞİTİM VE İKLİM DENEYİMİ ULUSLARARASI ALANDA PAYLAŞILACAK

Türkiye'nin GEP'e katılımıyla Millî Eğitim Bakanlığının öğretim programlarından öğretmenlerin mesleki gelişimine, yeşil okul uygulamalarından çocukların ve gençlerin iklim eylemine katılımına kadar uzanan çalışmaları uluslararası düzeyde daha görünür hâle gelecek.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında çevre, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konularının eğitim süreçlerine dâhil edilmesi, öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi, iklim değişikliğine dayanıklı okul uygulamalarının yaygınlaştırılması ve afetlere hazırlık çalışmaları, uluslararası paydaşlarla paylaşılacak deneyimler arasında yer alıyor.

Öğrencilerin, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin ve ailelerin çevre koruma ve sürdürülebilir yaşam faaliyetlerine katılımını destekleyen “Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare” çalışmalarının da uluslararası iyi uygulama örnekleriyle buluşturulması ve ülkeler arasında bilgi paylaşımının geliştirilmesi amaçlanıyor.

COP31'DE GENÇLİK VE EĞİTİM ODAKLI ÜST DÜZEY DİYALOGLAR DÜZENLENECEK

Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 kapsamında, UNESCO Yeşil Eğitim Ortaklığı iş birliğiyle “Gençlik ve Eğitim” temalı üst düzey diyaloglar düzenlenecek.

UNESCO ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatının (OECD) desteğiyle yürütülecek çalışmalarda iklim değişikliği karşısında eğitimin dönüştürücü rolü, ülkelerin deneyimleri ve iyi uygulamaları ile çocukların, gençlerin ve öğretmenlerin iklim eylemine katkıları ele alınacak.

Ayrıca Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin İklim Güçlendirme Eylemi (ACE) gündemine katkı sunulması ve GEP bünyesinde yeni bir İzleme ve Değerlendirme Çalışma Grubu kurulması planlanıyor.

Bu çalışmalarla ülkelerin eğitim ve iklim alanındaki taahhütlerinin uygulamaya aktarılması, kaydedilen ilerlemenin izlenmesi ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Türkiye, COP31 kapsamında gerçekleştirilecek çalışmalarla eğitim alanındaki birikimini uluslararası kamuoyuyla paylaşmayı, ülkeler arasındaki iş birliğini geliştirmeyi ve iklim değişikliğine hazırlıklı nesiller yetiştirilmesine katkı sunmayı amaçlıyor.