Sağlık Bakanlığı: “Türkiye’de 15 yaş ve üzeri nüfusta hipertansiyon sıklığı yüzde 18,3 olarak belirlendi”

17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında açıklama yapan Sağlık Bakanlığı, hipertansiyonun Türkiye’de ve dünyada önemli halk sağlığı riskleri arasında yer aldığını bildirdi. Bakanlık, erken tanı, düzenli takip, ilaç kullanımına uyum ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hipertansiyonun kontrol altına alınmasında belirleyici olduğunu vurgularken, vatandaşları aile hekimlikleri aracılığıyla tarama ve izlemlere katılmaya çağırdı.

Mayıs 17, 2026 - 18:36
Sağlık Bakanlığı: “Türkiye’de 15 yaş ve üzeri nüfusta hipertansiyon sıklığı yüzde 18,3 olarak belirlendi”

Sağlık Bakanlığı, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yayımladığı bilgilendirme metninde hipertansiyonun kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığını etkileyebilen kronik hastalıklar arasında bulunduğunu belirterek erken tanı ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabileceğini açıkladı.

“Türkiye’de hipertansiyon sıklığı yüzde 18,3 olarak belirlendi”

Bakanlık tarafından paylaşılan verilere göre, 2023 yılında yapılan araştırmada Türkiye’de 15 yaş ve üzerindeki nüfusta hipertansiyon sıklığı yüzde 18,3 olarak tespit edildi. Tedaviyle kan basıncının kontrol altında tutulabilme oranının ise yaklaşık yüzde 41 seviyesinde olduğu kaydedildi. Açıklamada, hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme, aşırı tuz tüketimi ile tütün ve alkol kullanımının hipertansiyon riskini artırdığı ifade edildi.

Düzenli ilaç kullanımı ve takip vurgusu

Yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan antihipertansif ilaçların düzenli kullanımının hayati önem taşıdığı belirtilen açıklamada, “Bu ilaçların hekim önerilerine uygun şekilde kullanılması; hastalığın ilerlemesini yavaşlatmakta ve ciddi komplikasyon riskini azaltmaktadır.” değerlendirmesine yer verildi.

Aile hekimleri kronik hastalık takibini sürdürüyor

Sağlık Bakanlığı, birinci basamak sağlık kuruluşlarında yürütülen Hastalık Yönetimi Platformu kapsamında aile hekimlerinin hipertansiyon, diyabet, obezite ve kalp hastalıklarına yönelik risk değerlendirmeleri yaptığını, gerekli yönlendirmeleri sağlayarak düzenli izlem gerçekleştirdiğini bildirdi. Kalp damar hastalığı, kronik böbrek hastalığı ve inme tanısı bulunan bireylerin de belirlenen programlar doğrultusunda takip edildiği aktarıldı.

“Aşırı tuz tüketimi böbrek sağlığını olumsuz etkiliyor”

Açıklamada, günlük tuz tüketiminin 5 gramın üzerine çıkmasının böbreklerin çalışma yükünü artırabileceği ve kronik böbrek hastalığı riskini yükseltebileceği vurgulandı. İşlenmiş ve yüksek tuz içeren gıdaların sınırlandırılması ile dengeli beslenme alışkanlıklarının benimsenmesinin önem taşıdığı belirtildi.

Sağlık Bakanlığı, vatandaşların düzenli tansiyon ölçümü yaptırmaları, fiziksel olarak aktif yaşam sürmeleri, tütün ve alkolden uzak durmaları ve yaşlarına uygun tarama programları için aile hekimlerine başvurmalarının erken tanı ile etkin tedavi sürecine katkı sağlayacağını bildirdi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI