Toplumsal Mutabakat Derneği Genel Başkanı Mahmut Şimşek: “Yeni Türkiye’nin demokratik bütünleşme için zihniyet değişikliğine ihtiyacı var”

Toplumsal Mutabakat Derneği Genel Başkanı Mahmut Şimşek, silahsızlanma ve normalleşme sürecinin yalnızca güvenlik başlığıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “bilgi, sevgi ve güven” iklimine vurgu yaptı. Şimşek, demokratik bütünleşmenin ölçütünün eşit vatandaşlık ve demokratik haklar olacağını söyledi.

Eylül 5, 2026 - 06:58
Toplumsal Mutabakat Derneği Genel Başkanı Mahmut Şimşek: “Yeni Türkiye’nin demokratik bütünleşme için zihniyet değişikliğine ihtiyacı var”


Toplumsal Mutabakat Derneği Genel Başkanı Mahmut Şimşek, Türkiye’nin demokratikleşme, toplumsal bütünleşme ve silahsızlanma sürecine ilişkin yazılı değerlendirme yayımladı. Şimşek, 7595 sayılı çerçeve yasanın kabulünün ardından süreci yürütecek kurulun 24 Ağustos’ta toplandığını ve kurul bünyesinde dört alt komisyon oluşturulduğunu belirtti.

Şimşek, sürecin ilk aşamasında örgütün silahsızlanması, coğrafi arama ve tarama çalışmalarının tamamlanması, örgüt üyelerinin rehabilitasyonu ve yeniden sivil yaşama katılmalarının planlanmasının öne çıktığını kaydetti. Bu adımların devlet güvencesi altında yürütülmesinin önemine dikkat çeken Şimşek, sürecin doğrudan bir barış veya genel af süreci olarak değil, öncelikle silahsızlanma ve toplumsal normalleşme adımları olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“İLK AŞAMA BARIŞTAN ÖNCE NORMALLEŞMEYİ HEDEFLİYOR”

Silah bırakan kişilerin toplumsal hayata yeniden kazandırılması gerektiğini belirten Şimşek, ekonomik ve sosyal dışlanmanın önlenmesi gerektiğini söyledi. Şimşek, sosyoekonomik rehabilitasyon programlarıyla hukuki düzenlemelerin birlikte yürütülmesinin toplumsal bütünleşme açısından önem taşıdığını vurguladı.

Bütünleşmenin kısa sürede tamamlanabilecek bir süreç olmadığını belirten Şimşek, gerekli hukuki ve toplumsal adımların atılması halinde önümüzdeki dönemin Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından yeni bir başlangıç olabileceğini savundu.

Şimşek, genel seçimler öncesinde yapılabilecek hukuki düzenlemelerin dağdaki, diasporadaki ve cezaevlerindeki kesimler açısından görece bir rahatlama sağlayabileceğini değerlendirdi. Yerel yönetimler, Siyasi Partiler Kanunu ve yeni anayasa gibi daha kapsamlı başlıkların ise seçim sonrasına kalabileceğini ifade etti.

“İKTİDAR VE MUHALEFET BARIŞ DİLİNİ KORUMALI”

Toplumsal barış için iktidar ve muhalefetin TBMM çatısı altında siyasi mutabakatı sürdürmesi gerektiğini belirten Şimşek, sürecin kullanılan dilinin de hukuki adımlar kadar önemli olduğunu söyledi.

Şimşek, “Sabır da rahmet, acele de şeytan” sözünü hatırlatarak Türkiye’nin geçmişte yaşadığı çatışmalı dönemlerden ders çıkarması gerektiğini ifade etti.

DEMİREL’LE 30 YIL ÖNCEKİ GÖRÜŞMESİNİ ANLATTI

Şimşek, değerlendirmesinde 1990’lı yıllarda dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirdikleri görüşmeyi de anlattı. O dönemde faili meçhul cinayetlerin ve bölgedeki sorunların yoğun olduğunu belirten Şimşek, 35 kişilik Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği heyetiyle Demirel’i ziyaret ettiklerini aktardı.

Şimşek, görüşmede bölge iş dünyasının beklentisini “bilgi, sevgi ve güven” olarak ifade ettiğini belirterek şunları söyledi:

“Sayın Cumhurbaşkanım, arkadaşlarımız bölgemizin durumunu sözlü ve yazılı olarak size arz ettiler. Direktifinizle taleplerimizin hızlanacağına inanıyoruz. Biz özünde sizden üç şey istiyoruz. Bunlar bilgi, sevgi ve güvendir. Biz iş dünyasına bilgi, sevgi ve güven sağlarsanız, bizim krediye de pazara da ihtiyacımız kalmaz.”

Şimşek, bu sözlerinin ardından Demirel’in omzuna elini koyarak, “Biraz sabır gardaşım, biraz daha sabır” dediğini aktardı.

“ARADAN 30 YIL GEÇTİ”

Görüşmenin üzerinden yaklaşık 30 yıl geçtiğine dikkat çeken Şimşek, Türkiye’nin bugün hem demokrasisini hem de mevcut anayasal düzenini yeni bir süreç çerçevesinde tartıştığını belirtti.

Silahsızlanma ve sonrasındaki aşamaların dikkatle izlenmesi gerektiğini kaydeden Şimşek, geri dönen kişilere uygulanacak infaz düzenlemeleri, iyileştirme ve rehabilitasyon süreçlerinin toplum psikolojisi gözetilerek yürütülmesini istedi.

Şimşek, topluma yeniden katılacak kişilere yönelik empatik yaklaşımın demokratik bütünleşmenin “tutkalı” olabileceğini ifade etti.

“ASIL ÖLÇÜ DEMOKRATİK HAKLAR OLACAK”

Sürecin ilk aşamasının “barış” olarak nitelendirilmesi için henüz erken olduğunu belirten Şimşek, mevcut dönemin daha çok “normalleşme ve yakınlaşma adımları” şeklinde tanımlanabileceğini söyledi.

İlk aşamadaki hedeflerin başarıyla tamamlanmasının ülkenin normalleşmesine katkı sunacağını ifade eden Şimşek, ikinci aşamada demokratik haklar ve eşit vatandaşlık anlayışının öne çıkması gerektiğini belirtti.

Şimşek, “Yeni sürecin bütünleşme kalite metresini devletle örgüt lideri arasındaki ilişki değil, devletle Kürt yurttaşlar arasındaki demokratik hakların yeni anayasa aşamasında nasıl yer alacağı belirleyecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

TBMM’de siyasi partiler arasında sağlanacak mutabakatın toplumun bütün kesimlerini eşitlik temelinde bütünleştirmesi gerektiğini belirten Şimşek, siyasi liderlere “bilgi, sevgi ve güven iklimini büyütme” çağrısı yaptı.

“TÜRKİYE’NİN ZİHNİYET DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYACI VAR”

Türkiye’nin yeni dönemde zihniyet değişikliğine ihtiyaç duyduğunu savunan Şimşek, siyasi parti liderlerinin bu anlayışı genel merkez kadrolarından taşra teşkilatlarına kadar aktarması gerektiğini söyledi.

Toplumun bazı kesimlerinde yerleşmiş çatışmacı anlayışın yerine barış ve demokrasi düşüncesinin güçlendirilmesinin sosyal bir sorumluluk olduğunu belirten Şimşek, bunun sabır gerektiren uzun soluklu bir dönüşüm olduğunu kaydetti.

“MECLİS VE TOPLUM BİRLİKTE YENİ DEMOKRASİYİ İNŞA ETMELİ”

Türk ve Kürt halklarının uzun yıllardır ortak bir yaşamı paylaştığını belirten Şimşek, yeni anayasa tartışmalarının eşitlik ve ortak yaşam anlayışı çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Şimşek, “Meclisin ve sokağın bütünleşerek yeni demokrasiyi inşa etme zamanıdır” diyerek toplumsal mutabakatın yalnızca siyasi partiler arasında değil, toplumun farklı kesimleri arasında da oluşturulması gerektiğini söyledi.

TOPLUMSAL MUTABAKAT DERNEĞİ’NDEN ÇAĞRI

Toplumsal Mutabakat Derneği adına siyasi partilere çağrıda bulunan Şimşek, demokratikleşme ve toplumsal barışın dini, kültürel ve toplumsal değerlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Şimşek, dernek olarak değişim ve dönüşüm sürecindeki gelişmeleri yakından takip edeceklerini, görüş ve önerilerini yazılı ve sözlü basının yanı sıra panel, konferans ve çeşitli toplantılar aracılığıyla kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceklerini bildirdi.

Şimşek ayrıca, “Toplumsal Mutabakat Derneği olarak, tüm siyasi partileri Meclis’te vardıkları mutabakat kadar, İslam Anayasası’nın Hucurât ve Rûm ayetleri ile Kur’an’a şirk koşmaktan vazgeçmeye ve gerçek demokrasiye davet ediyoruz” dedi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI