Uzm. Dr. Selin Işık: “Sağlıklı bronzlaşma diye bir kavram yoktur, bronz ten cildin UV hasarına karşı geliştirdiği savunma mekanizmasıdır”

Medicana International İzmir Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Selin Işık, yaz aylarında yaygın olan "sağlıklı bronzlaşma" algısının bilimsel gerçeklerle örtüşmediğini belirterek, bronzlaşmanın ultraviyole ışınlarının neden olduğu hasara karşı cildin geliştirdiği doğal bir savunma yanıtı olduğunu ifade etti. Güneşten korunmada yalnızca güneş kremine güvenilmemesi gerektiğini vurgulayan Işık, fiziksel korunma yöntemlerinin ihmal edilmemesi çağrısında bulundu.

Temmuz 19, 2026 - 15:41
Uzm. Dr. Selin Işık: “Sağlıklı bronzlaşma diye bir kavram yoktur, bronz ten cildin UV hasarına karşı geliştirdiği savunma mekanizmasıdır”

Medicana Sağlık Grubu Dermatoloji Bölümü'nden Medicana International İzmir Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Selin Işık, yaz aylarında bronz tenin sağlıklı bir görünüm olarak değerlendirilmesinin yanlış bir algı olduğunu belirterek, güneşin cilt üzerinde oluşturduğu risklere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

"Bronz Ten, Cildin Kendini Korumaya Çalıştığının Göstergesidir"

Uzm. Dr. Selin Işık, bronzlaşmanın cildin güneşten fayda gördüğünü değil, ultraviyole ışınlarına maruz kaldığını gösterdiğini belirterek, "Bronzlaşma aslında cildin UV (ultraviyole) ışınlarına karşı geliştirdiği doğal bir savunma yanıtıdır. Güneşten gelen UV ışınları cilt hücrelerinin DNA'sında hasar oluşturduğunda, melanositler daha fazla melanin üretir. Melanin de bu hasarı bir miktar azaltmaya çalışır. Yani bronz ten, cildin 'kendini korumaya çalıştığının' bir göstergesidir." dedi.

Işık, "Bronzlaşma, cildin güneşten fayda gördüğünü değil, güneşe maruz kaldığını gösterir. Aslında bronz ten, cildin UV hasarına karşı geliştirdiği savunma mekanizmasıdır. Bu yüzden 'sağlıklı bronzlaşma' diye bir kavram yoktur." ifadelerini kullandı.

"UVA Yaşlandırır, UVB Yakar"

Güneş ışınlarının kısa ve uzun vadeli etkilerine değinen Uzm. Dr. Selin Işık, güneşe maruz kalmanın güneş yanığına, cilt lekelerine, erken yaşlanmaya, kırışıklıklara, kanser öncülü lezyonlara ve deri kanserine neden olabileceğini söyledi.

UVA ve UVB ışınlarının cilde farklı şekillerde zarar verdiğini belirten Işık, "UVA ışınları cildin daha derin tabakalarına ulaşır, camdan geçebilir ve erken cilt yaşlanması, kırışıklık, elastikiyet kaybı ile lekelenmeden sorumludur. Ayrıca DNA hasarına katkıda bulunarak cilt kanseri riskini artırır." dedi.

UVB ışınlarının ise özellikle yaz aylarında ve öğle saatlerinde daha yoğun olduğuna dikkat çeken Işık, "UVB ışınları güneş yanığının temel nedenidir. Aynı zamanda D vitamini sentezini başlatır; ancak fazla maruziyet DNA hasarına ve cilt kanseri riskinde artışa yol açabilir. Özetle söylemek gerekirse; UVA yaşlandırır, UVB yakar. Ama her ikisi de cilt kanseri riskini artırabilir." ifadelerini kullandı.

SPF Seçiminde Doğru Kullanım Önem Taşıyor

Güneş koruyucuların doğru kullanılması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Selin Işık, en sık yapılan hatanın yetersiz miktarda ürün kullanılması ve koruyucunun düzenli olarak yenilenmemesi olduğunu söyledi.

Işık, "Yüz ve boyun için yaklaşık iki parmak ünitesi, tüm vücut için ise erişkin bireylerde yaklaşık 30–35 mililitre güneş koruyucu kullanılmalıdır. Kimyasal filtre içeren güneş koruyucular dışarı çıkmadan 15–30 dakika önce uygulanmalı, açık havada iki saatte bir ve yüzme, yoğun terleme ya da havluyla kurulanmanın ardından yeniden sürülmelidir." dedi.

SPF değerlerine ilişkin bilgi veren Işık, "SPF 30 UVB ışınlarının yaklaşık yüzde 97'sini, SPF 50 ise yaklaşık yüzde 98'ini filtreler. Koruma artar ancak bu artış doğrusal değildir." açıklamasında bulundu.

Kapalı havalarda da güneşten korunmanın önemine değinen Işık, "UV indeksi 3 ve üzerindeyse güneş kremi kullanmak önemlidir. Lekeli ya da lekeye yatkın cilde sahip kişiler ise yaz-kış, özellikle UVA koruması bulunan güneş koruyucuları tercih etmelidir." ifadelerini kullandı.

"Fiziksel Korunma İhmal Edilmemeli"

Güneşten korunmada yalnızca güneş kreminin yeterli olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Selin Işık, "Güneşten korunmada daha önemli olan fiziksel korunmadır. Şapka, güneş gözlüğü, şemsiye, uzun kıyafetler ve gölgede durmak çok daha iyi bir koruyucudur." dedi.

Açıklamasının sonunda bronzlaşmanın sağlık açısından önemli riskler taşıdığına dikkat çeken Işık, "Bronzlaşmak, güneşlenmek kendinize yapabileceğiniz en kötü şeylerden biridir. Hem cildinizi yaşlandırıyor hem cilt kanseri riski oluşturuyorsunuz. O yüzden mutlaka hem fiziksel olarak güneşten korunun hem de güneş kreminizi sürün ve iki saatte bir yenileyin." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI