Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu: “AKP Hükümetinin Yönetimi Altında Yaşanan Borsa Yolsuzluğunun Maliyeti Adeta Bir Savaşın Maliyeti Gibi”
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, haftalık basın toplantısında borsa ve fon yolsuzluğu iddialarını, 2028 seçimlerine ilişkin tartışmaları ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun ittifak çağrısını değerlendirdi. Karamahmutoğlu, 20 milyar dolarlık fon vurgunu yaşandığını öne sürerek sorumluların açıklanmasını istedi ve “AKP hükümeti vurgunculardan hesap sorulmasının yolunu açmazsa vatandaş hem vurgunculardan hem de onların işbirlikçilerinden sandıkta bu vurgunun hesabını soracaktır.” dedi.
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, düzenlediği haftalık basın toplantısında Türkiye gündemindeki ekonomik ve siyasi gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Borsa ve fon işlemleri üzerinden gerçekleştirildiğini iddia ettiği yolsuzluğun boyutlarına dikkat çeken Karamahmutoğlu, hükümetin sorumlular hakkında gerekli adımları atmadığını savundu. 2028 seçimlerinin zamanlamasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karamahmutoğlu, muhalefet partilerine seçim takvimi konusunda uyarıda bulundu.
“Azerbaycan'ın Bağımsızlığının 35. Yıl Dönümünü Yürekten Kutluyoruz”
Konuşmasına Azerbaycan'ın bağımsızlığının 35. yıl dönümünü kutlayarak başlayan Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, 18 Ekim'in Türk dünyası açısından taşıdığı öneme değindi.
Karamahmutoğlu, Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesinin Türkiye'de de desteklendiğini hatırlatarak şunları söyledi:
“Dün 18 Ekim tarihi bizim için olduğu kadar dost ve kardeş ülke can Azerbaycan için de önemli bir tarihti. 18 Ekim, kardeş ve dost ülke can Azerbaycan'ın bağımsızlığının 35. yıl dönümüydü. Bağımsızlığını elde etmesi için Türkiye'nin caddelerinde, meydanlarında, sokaklarında verdiğimiz mücadeleleri, yaptığımız gösterileri, dünya kamuoyunun dikkatini çekmek için verdiğimiz siyasal mücadeleyi bugün gibi, yine taptaze hatırlıyorum.”
Azerbaycan ile Türkiye arasındaki tarihî bağlara vurgu yapan Karamahmutoğlu, “İki ayrı Türk devleti çatısı altında yaşayan tek bir millet olarak, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin ördüğü duvarla ayrı düştüğümüz, yetmiş yıl boyunca ayrı kaldığımız kardeşlerimize 35 yıl önce yeniden kavuştuğumuzda yaşadığımız sevinç ve heyecanın tazeliğini, sıcaklığını bugün aynı şekilde yaşıyor ve yaşatıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Karamahmutoğlu, Türk devletleri arasındaki birlik ve bütünlüğün korunmasının millî bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Biz Zafer Partililer, milli bir sorumluluk ve tarihi bir görev olarak, Türk milletine hasım olanların Türk devletlerinin birliğinin ve bütünlüğünün arasına nifak sokmasına izin vermeyeceğiz ve bu konuda uyanık olacağız.” dedi.
“Borsa Yolsuzluğunun Maliyeti Adeta Bir Savaşın Maliyeti Gibi”
Türkiye'deki borsa ve fon işlemleriyle ilgili yolsuzluk iddialarına geniş yer ayıran Karamahmutoğlu, söz konusu olayın Cumhuriyet tarihinin en büyük mali skandallarından biri olduğunu ileri sürdü.
İddia edilen mali kaybın 20 milyar dolar olduğunu belirten Karamahmutoğlu, şu açıklamayı yaptı:
“Cumhuriyet tarihimizin en büyük vurgunculuğu, mali skandalı olan borsa yolsuzluğunun beşinci haftasını dolduruyoruz, bitiriyoruz. Fon vurgunuyla dolandırılan para, yolsuzluğun ilk açıklanan maliyeti hatırlandığı gibi, 20 milyar dolar. Bu yılın, 2026 yılının şubat ayında başlayan ABD ile İran arasındaki savaşın maliyeti ise 38 milyar dolar. AKP hükümetinin yönetimi altında yaşanan borsa yolsuzluğunun maliyeti adeta bir savaşın maliyeti gibi.”
Karamahmutoğlu, iddia ettiği mali kaybın vatandaşların üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu savunarak, “Bu bir savaş maliyeti gibi de bu borsa ve fon vurguncusu suç şebekesi kime karşı savaştı da fakir halkın sırtına 20 milyar dolarlık bir maliyet yükledi?” diye sordu.
Yolsuzluk iddialarında adı geçen bazı kişilerin kamuoyundan gizlendiğini öne süren Karamahmutoğlu, “Suçtan elde edilen gelirlerle haksız yere zenginleşen fon vurguncusu bu suç örgütünün birçok ismi hâlâ açıklanmıyor. Bu isimler vatandaşlardan gizleniyor, saklanıyor ve bu isimler korunuyor.” ifadelerini kullandı.
“Taha Çakmak'ın Mal Varlığına Tedbir Konuldu”
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, eski BDDK Başkan Yardımcısı, eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı ve Türkiye Sigorta ile Türkiye Hayat Emeklilik eski Genel Müdürü Taha Çakmak hakkında da iddialarda bulundu.
Karamahmutoğlu, Çakmak'ın görevinden ayrılmasının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını ve mal varlığına tedbir konulduğunu ileri sürerek şöyle konuştu:
“Ancak gizlenmesi mümkün olmayan vurguncular da var. Bunlardan biri AKP'nin altın çocuğu, eski BDDK Başkan Yardımcısı, eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı, devamında Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdürü Taha Çakmak. Evet, AK Parti Genel Başkanı'nın övgülerine mazhar olmuş bu altın çocuk istifa etmek zorunda kaldı görevinden. Ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı ve mal varlığına, fon yolsuzluğuna binaen tedbir konuldu.”
“Ali Emre Ballı'nın Gizli ve Açık Ortakları Kimlerdi?”
Karamahmutoğlu, konuşmasında iş insanı Ali Emre Ballı'nın ölümüne de değinerek olayla bağlantılı olduğunu iddia ettiği ticari ilişkilerin araştırılması gerektiğini söyledi.
Ballı'nın ölümünün kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu belirten Karamahmutoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Aynı borsa fon vurgununda, vurgunculuğunda hayatını kaybeden de oldu, değerli arkadaşlar. Ne yazık ki geriye iki yetim bırakan iş insanı Ali Emre Ballı'nın canına kıydığı, intihar ettiği haberiyle kamuoyu sarsıldı borsa yolsuzluğu haberlerinin arasında.”
Karamahmutoğlu, Ballı'nın ortaklık ilişkilerinin açıklanması gerektiğini savunarak, “Fon yolsuzluğunun içinde adı geçen ve intihar eden Ali Emre Ballı'nın gizli ve açık ortakları kimlerdi, hangi isimlerdi? Kamuoyu, intihar eden Ali Emre Ballı'nın gizli ve açık ortaklarının kimler olduğunu merak ediyor, bilmek istiyor ve bunu bilmek hakkı.” dedi.
“Selden Kütük Kapar Gibi Hırsızlama Bir Fırsatçılığın İçindesiniz”
Borsa ve fon yolsuzluğu iddialarının kamuoyundan gizlenemeyeceğini ileri süren Karamahmutoğlu, ekonomik sıkıntılar yaşayan vatandaşların gelişmelerden haberdar olduğunu belirtti.
Karamahmutoğlu, hükümete yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
“20 milyar dolarlık borsa fon dolandırıcılığını vatandaştan saklamaya, kaçırmaya çalışsa da AKP'nin tek sesli medya grupları, bilesiniz ki Ege'de zeytin toplayan, Giresun'da, Ordu'da fındık, Trabzon'da, Rize'de çay toplayan, fakirleştirdiğiniz halkın yarattığınız fon yolsuzluğundan haberi var. Bunu daha fazla gizleyemeyecek, fakirleştirdiğiniz fukara halktan daha fazla saklayamayacaksınız.”
Ekonomik sorunların vatandaşların günlük yaşamına yansıdığını söyleyen Karamahmutoğlu, “Medyayı sustursanız da mutfaklardan yükselen feryatları susturamıyorsunuz. Ve vatandaşları yatıştırmak için 'sonuna kadar gideceğiz' diyorsunuz. Deyişin doğrusu, sonuna kadar da gittiniz. Artık sonuna geldiniz. Yolun sonundasınız.” ifadelerini kullandı.
Karamahmutoğlu, hükümetin son dönemine ilişkin değerlendirmesinde ise “Giderayak verebileceğiniz son zararlarınızı veriyorsunuz. Batan geminin mallarını yağmalar gibi talan ediyorsunuz. Yangından mal kaçırır gibi telaşla çalınıyor ülke. Selden kütük kapar gibi hırsızlama bir fırsatçılığın içindesiniz.” dedi.
“Vatandaş Sandıkta Bu Vurgunun Hesabını Soracaktır”
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın muhalefete yönelik açıklamalarını da değerlendiren Karamahmutoğlu, hükümetin yolsuzluk iddialarına cevap vermek yerine muhalefeti hedef aldığını savundu.
Karamahmutoğlu, Ömer Çelik'in muhalefete yönelik “En üst düzeyde mücadele başlatacağız.” sözlerini hatırlatarak bunun muhalefete yönelik bir tehdit olduğunu ileri sürdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “Bize zarar verme uğruna Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar.” açıklamasına da yanıt veren Karamahmutoğlu, şunları kaydetti:
“Halbuki Sayın Erdoğan, muhalefete 'utanmıyorlar' diyerek haksızlık ediyorsunuz. Çünkü biz utanıyoruz. Genel başkanı olduğunuz partinin, AKP Genel Başkan Yardımcısının yaptığı vurgunculuktan, yolsuzluktan biz utanıyoruz. Başında bulunduğunuz AKP hükümetinin bazı bakan yardımcılarının yaptıklarından utanıyoruz.”
Yolsuzluk iddiaları nedeniyle bazı isimlerin görevlerinden uzaklaştırıldığını ancak bunun yeterli olmadığını öne süren Karamahmutoğlu, “Az da olsa görevden alınanlar var ancak devede kulak denilecek kadar az isimler. Çünkü hükümet partisi tam bir temizlik yapacak olursa AKP kendi kolunu bacağını kesmek ve hatta ötenazi yapmak zorunda kalabilir.” dedi.
Karamahmutoğlu, sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurgulayarak şu uyarıda bulundu:
“Türkiye tarihindeki en büyük borsa yolsuzluğunda, vurgunun boyutunun büyüklüğüne göre sorumluları hesaba çeken bir irade, otorite göremiyoruz ne yazık ki. AKP hükümeti vurgunculardan hesap sorulmasının yolunu açmazsa şayet vatandaş hem vurgunculardan hem de onların işbirlikçilerinden sandıkta bu vurgunun hesabını soracaktır.”
“2028 Mart ve Nisan Ayında Yapılacak Seçim Erken Değil, Gecikmiş Seçimdir”
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un 2028 seçimlerinin mart veya nisan ayında yapılabileceğine ilişkin açıklamalarını da eleştirdi.
Seçim tarihinin belirlenmesinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkisine dikkat çeken Karamahmutoğlu, Uçum'un açıklamasına tepki göstererek şunları söyledi:
“Sayın Uçum, 2028 yılında olağan tarihiyle yapılacak olan seçimin 2028 Mart veya Nisan'ında yapılmasının büyük oranda netleştiğini buyurmuş. Evet, böyle diyerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin de içerisinde alınması gereken bir kararı buyurgan bir ifadeyle, 'netleşti' diye hüküm vermiş Sayın Uçum.”
Karamahmutoğlu, seçimlerin olağan tarihten kısa süre önce yapılmasının erken seçim olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
“Oysa 2028 yılının Mart ve Nisan ayında yapılacak olan bir seçim erken seçim değil, gecikmiş seçimdir. Hiçbir muhalefet partisi bu gecikmiş seçim tarihine güya erken seçim kararı diyerek Mecliste el kaldırmaz, evet demez, onay vermez. Cumhur İttifakı'nın bu tezgâhına hiçbir muhalefet partisi çanak tutmaz.” ifadelerini kullandı.
“AKP Genel Başkanı'na Bir Seçim Daha Kazandırmak İçin Kanunun Etrafından Dolanmaktır”
Karamahmutoğlu, 2028 yılına ilişkin seçim takviminin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığını mümkün kılmak amacıyla gündeme getirildiğini ileri sürdü.
Muhalefet partilerinin bu konuda dikkatli davranması gerektiğini belirten Karamahmutoğlu, şöyle konuştu:
“Açıklanan bu tarih, Cumhurbaşkanlığındaki anayasal görev süresini tamamlamakta olan AKP Genel Başkanı'nı tekrar seçtirebilmek, AKP Genel Başkanı'na bir seçim daha kazandırmak için kanunun etrafından dolanmaktır. Muhalefetteki hiçbir parti bu tuzağa hizmet vermemelidir.”
Karamahmutoğlu, seçim tarihine ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde yeniden gündeme geleceğini belirterek, “O gün gelecektir. Mecliste azami ittifakı sağlamak için muhalefet partilerine yanaşmalar olacaktır. Bugün yaptığımız bu hatırlatmayı önümüzdeki yıl, 2027'de ve 2028'de muhalefet partilerine tekrar tekrar hatırlatacağız.” dedi.
Erken seçim çağrısını yineleyen Karamahmutoğlu, “Eğer AK Parti'ye göre bir erken seçim ihtiyacı var ise ki mutlaka vardır, o tarih olağan seçim tarihine bir iki ay kala değil, o tarih hemen şimdidir. O tarih, gecikmiş olan dündü, kaçırılan dündü. Geciktiğimiz bugündür. Erken seçim tarihi hemen yarındır.” ifadelerini kullandı.
“Vurguncular Türkiye Genelinde AKP Hükümetini Tepe Tepe Kullanıyor”
Yolsuzluk iddiaları karşısında yalnızca Cumhurbaşkanından müdahale beklenmesini doğru bulmadıklarını söyleyen Karamahmutoğlu, devletin ilgili kurumlarının görevlerini yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne başından itibaren karşı çıktıklarını hatırlatan Karamahmutoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Çünkü bu tek adam rejimine başından itibaren, referandumdan itibaren karşı çıktığımız için biz çözümü ve müdahaleyi tek adamdan beklemiyor, devletin yetkili, sorumlu kurumlarından, kurullarından, kuruluşlarından bekliyoruz.”
Yolsuzluk iddialarının yalnızca İstanbul ve Ankara ile sınırlı olmadığını ileri süren Karamahmutoğlu, “Vurguncular her tarafta, evet biliyoruz. Memleketin her tarafında vurguncular. Sadece İstanbul ve Ankara'da değil. Vurguncular Türkiye genelinde AKP hükümetini tepe tepe kullanıyor.” dedi.
Karamahmutoğlu, devlet kurumlarının kapsamlı bir inceleme yürütmesi gerektiğini belirterek, “Vurguncular AKP hükûmetini tepe tepe kullanırken İstanbul Borsasında patlayan skandalı Yeditepe ile Beştepe arasına sıkıştıramayız. Kamu otoritesi bütün kurum ve kuruluşlarıyla yolsuzluğa müdahil olmalı, devlet bütün mekanizmalarıyla çalıştırılmalıdır.” ifadelerini kullandı.
“İYİ Parti'nin Sahip Olduğu İlkelere Sıkı Sıkı Sarılmasını Bekliyorum”
Basın toplantısının soru-cevap bölümünde Karamahmutoğlu'na, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun milliyetçi partiler arasında iş birliğine yönelik açıklamaları soruldu.
Dervişoğlu'nun “İYİ Parti'nin milliyetçiliği, cumhuriyetçiliği, kalkınmacılığı, demokratlığı hepimize yeter. Gelin bir araya gelelim, o sinerjiyi oluşturalım.” sözlerini değerlendiren Karamahmutoğlu, İYİ Parti'nin dile getirdiği ilkeleri olumlu karşıladığını belirtti.
Karamahmutoğlu, “Bahsettiği ilkelere sahip olduğu için İYİ Parti'yi tebrik ediyorum ve bu ilkelere sıkı sıkı sarılmasını bekliyorum.” dedi.
Seçimlere henüz zaman bulunduğunu hatırlatan Karamahmutoğlu, ittifak tartışmalarını erken bulduklarını ifade ederek, “Diğer yanıyla ittifak çağrısı yine iki partinin arasında konuştuğumuzda şuydu: Seçim tarihine daha varken bu tip tartışmaları, konuşmaları yersiz ve gereksiz buluruz.” açıklamasında bulundu.
“Bazı Siyasi Partiler Yapay Transfer Teklifleri Gibi Davranabilir”
Siyasi ittifak tartışmalarını futbol dünyasındaki transfer söylentilerine benzeten Karamahmutoğlu, bazı partilerin siyasi değerlerini artırmak amacıyla ittifak gündemi oluşturabileceğini ileri sürdü.
Karamahmutoğlu, bu benzetmesini şu sözlerle açıkladı:
“Futbolda transfer döneminde bazı futbolcular, kendilerine transfer teklif gelmediği hâlde fiyatlarını artırmak, kendilerini daha değerli göstermek için yapay transfer teklifleri, yüksek meblağlı transfer teklifleri aldıklarını söylerler. Bunu siyasete de pekâlâ uyarlayabiliriz. Bazı siyasi partiler bu tip davranışlar içerisine girebilirler.”
“Yapay İttifak Tartışması Fon Yolsuzluğunun Üzerini Örtmek İçin Yapılabilecek Bir Hata”
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, gündemdeki borsa ve fon yolsuzluğu iddialarının ittifak tartışmaları nedeniyle ikinci plana itilmemesi gerektiğini vurguladı.
Siyasi partiler arasında polemik yaşanmasını istemediğini belirten Karamahmutoğlu, daha önce MHP ile ilgili kullandığı “Kavgalı eve kız vermezler.” sözünü de hatırlattı.
Karamahmutoğlu, siyasi tartışmalarda üsluba dikkat edilmesi gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Fakat Zafer Partisi sözcüsü olarak belagat şehvetine kapılmadan ve beraberinde siyasal üslubun nezaketini de gözeterek, yine daha önce MHP ile ilgili kullanmış olduğum 'Kavgalı eve kız vermezler.' sözünden ders alarak, ben partiler arasında seçime dönük bir tartışmaya veya herhangi bir konuda tartışmaya girmeyi her an, her dakika üzerinde durup konuşmamız gereken Cumhuriyet tarihinin en büyük mali krizi, Cumhuriyet tarihinin en büyük borsa fon yolsuzluğunun konuşulmasını daha değerli ve önemli buluyorum.”
İttifak tartışmalarının kamuoyunun dikkatini yolsuzluk iddialarından uzaklaştırabileceğini savunan Karamahmutoğlu, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Bu sebeple yapay olarak başlatılan herhangi bir tartışmanın bu fon yolsuzluğunun üzerini örtmek, dikkatleri oradan kaçırmak için yapılabilecek bir hata olduğunu düşünüyor ve bu hataya düşmemek için herhangi bir polemiğe, ikili bir tartışmaya girmemeyi yeğliyorum.”