CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara: “Türkiye’de Çalışmak da Emekli Olmak da Bir Dert Haline Geldi”

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesine ilişkin yaptığı konuşmada emekli aylıklarını, çocuk işçiliğini, iş kazalarını ve deprem bölgesindeki istihdam kayıplarını gündeme taşıdı. En düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılmasını isteyen Yıldırım Kara, Hatay'daki işletmelerin SGK borçlarının yapılandırılması ve iş sağlığı ile güvenliği politikalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Kasım 8, 2026 - 13:54
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara: “Türkiye’de Çalışmak da Emekli Olmak da Bir Dert Haline Geldi”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda gerçekleştirilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçe görüşmelerinde çalışma hayatının kronikleşen sorunlarına dikkat çekti. Emeklilerin ekonomik koşullarını, çocuk işçiliğini, iş kazalarını ve deprem bölgesindeki işletmelerin karşı karşıya kaldığı mali yükleri değerlendiren Yıldırım Kara, mevcut bütçe politikalarının sorunların çözümünde yetersiz kaldığını savundu.

Çalışma yaşamındaki sorunların giderilmesi amacıyla muhalefet olarak çok sayıda öneri sunduklarını belirten Yıldırım Kara, “Ülkemizdeki çalışma yaşamının pek çok kronikleşmiş sorunu bulunuyor. Bu sorunların çözülmesi için muhalefet olarak, başta kanun teklifleri olmak üzere, önerilerimizi de sıralıyoruz. Ancak bugüne kadar ne yazık ki bu konuda anlamlı bir iş birliği, olumlu bir karşılık göremedik.” ifadelerini kullandı.

“EMEKLİLERİN GELDİĞİ DURUM ADETA BİR SOSYAL AFET HALİNİ ALDI”

Türkiye'de hem çalışanların hem de emeklilerin ciddi ekonomik güçlüklerle karşı karşıya olduğunu vurgulayan CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, emekli aylıklarının mevcut yaşam koşullarını karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.

Yıldırım Kara, “Türkiye’de çalışmak bir dert, emekli olmak başka bir dert haline gelmiştir. Emeklilerin geldiği durum, adeta bir sosyal afet halini almıştır. Bir emeklinin, mevcut ekonomik koşullar altında, günbegün eriyen aylığına güvenerek yaşaması imkansızdır.” dedi.

Emeklilerin gelir düzeyinin yükseltilmesi gerektiğini belirten Yıldırım Kara, “Bu nedenle, en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine çıkartılması için bir kanun teklifi verdik.” açıklamasında bulundu.

Çalışma hayatına girişte ve emeklilik döneminde yaşanan sorunların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini kaydeden Yıldırım Kara, işverenlerin ve esnafın karşılaştığı mali yüklerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

“SGK ÖDEMELERİ ÖZELLİKLE DEPREM BÖLGESİNDE İŞLETMELERİN BELİNİ BÜKÜYOR”

Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin işletmeler üzerindeki etkisine değinen Yıldırım Kara, özellikle 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde ekonomik toparlanmanın desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Yıldırım Kara, “Ülkemizde çalışma hayatınız sona erdiğinde huzurlu bir emeklilik süremediğiniz gibi, çalışma hayatına girerken de sorunlar yaşıyorsunuz. Bu sorunların işveren ve esnaf tarafını da görmek gerekiyor. SGK ödemeleri, özellikle deprem bölgesinde işletmelerin belini büküyor. Bütçeye baktığımızda, bu sorunları çözecek bir yaklaşım göremiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bütçede prim teşviklerinden yararlanan kişi sayısının 2029 yılına kadar yaklaşık 300 bin azalmasının öngörüldüğünü belirten Yıldırım Kara, “Atıl iş gücü oranının yüzde 30’un üzerine çıktığı bir ülkede, bu teşviklerin azalmasını anlamak güçtür.” değerlendirmesinde bulundu.

“ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İLE MÜCADELEDE BELİRLENEN HEDEFLER YETERSİZ”

Konuşmasında çocuk işçiliği konusuna geniş yer ayıran CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2024 yılı verilerine göre 15-17 yaş grubundaki çocukların iş gücüne katılım oranının yüzde 25 olduğunu hatırlattı.

Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalışan öğrencilerin koşullarını eleştiren Yıldırım Kara, “Bizlerin de sıkça üzerinde durduğu üzere, meslek eğitimi adı altında ucuz iş gücü yaratma programı olarak çalışan MESEM kapsamında 1 milyondan fazla öğrencinin çalıştığı tahmin ediliyor.” dedi.

MESEM kapsamındaki devlet katkısının sona ermesine de değinen Yıldırım Kara, “Durum böyleyken bir yandan MESEM’de devlet katkısı sona erdi, yani MESEM kapsamında çalışan öğrenciler, alabildikleri cüzi ücretten de büyük olasılıkla mahrum kalacak.” ifadelerini kullandı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının çocuk işçiliğiyle mücadele programında belirlediği hedefleri değerlendiren Yıldırım Kara, 2025 yılında 45 bin çocuğa ulaşıldığını, 2026 yılında 30 bin çocuğa ulaşılmasının tahmin edildiğini ve 2027 yılı için 32 bin çocuk hedefinin belirlendiğini aktardı.

Yıldırım Kara, “Milyonlarca çocuk işçiden söz ediyoruz ama bakanlık, çok büyük bir iş yapılacakmış gibi, çocuk işçiliği ile mücadele programına bu sayıları hedef diye koymuştur.” sözleriyle hedeflerin yetersiz olduğunu savundu.

“İŞ KAZALARINA KARŞI DAHA ETKİLİ POLİTİKALAR ÜRETİLMELİ”

İş sağlığı ve güvenliği alanındaki sorunları da gündeme taşıyan Yıldırım Kara, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin (TMMOB) verilerine atıfta bulunarak 2009-2023 yılları arasında Türkiye'de iş cinayetlerinde yaklaşık 15 bin kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

İş kazalarının önlenmesi için daha kapsamlı politikalar geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Yıldırım Kara, “Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği alanında çok daha etkili politikalar üretmek gerekiyor. Fakat bakanlığın iş sağlığı ve güvenliği programına baktığımızda, tahminlere göre program fiilen hiçbir işe yaramayacak.” dedi.

Bakanlığın ölümlü iş kazası oranına ilişkin hedeflerini de eleştiren Yıldırım Kara, “Ölümlü iş kazası oranında, 2026’dan 2029’a kadar yüzde 6,4’ten 6,2’ye düşüş öngörülmektedir. Bakanlığın bu konuda daha etkili bir çalışma yürütmesi, daha fazla kaynak ayırması gerekirdi.” ifadelerini kullandı.

“MESEM’LERDEKİ ÇALIŞMA KOŞULLARI DENETLENİYOR MU?”

Mesleki Eğitim Merkezlerinde yaşanan iş kazalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının soru önergelerine verdiği yanıtlar arasında farklılıklar bulunduğunu belirten Yıldırım Kara, açıklanan verilerin incelenmesi gerektiğini söyledi.

Yıldırım Kara, “MEB, MESEM’deki ölümlerle ilgili soru önergelerimize de farklı cevaplar verdi. 2023 yılından 2024’ün kasım ayına kadar 26’sı hafif yaralanmalı, 5’i ölümlü 31 kaza yaşandı dedi. Sonra 31 Aralık 2025 itibarıyla 10’u ölümlü 2 bin kaza yaşandığını açıkladı.” ifadelerini kullandı.

Çocukların çalışma koşullarının denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım Kara, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, MESEM’lerdeki çalışma koşullarını denetliyor mu bilmek istiyoruz.” diyerek Bakanlığa çağrıda bulundu.

“2026'NIN İLK ALTI AYINDA EN FAZLA İSTİHDAM KAYBI HATAY'DA YAŞANDI”

Deprem bölgesindeki ekonomik sorunlara dikkat çeken CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfının (TEPAV) çalışmalarına atıfta bulunarak bölgede istihdam kaybının hızlandığını ifade etti.

Yıldırım Kara, “TEPAV’ın belgelediği üzere, deprem bölgesinde istihdam kaybı hızlanmaktadır. 2026’nın ilk altı ayında en fazla istihdam kaybı, 22 bin kişi ile Hatay’da gerçekleşmiştir.” açıklamasında bulundu.

Hatay'da deprem sonrasında inşaat sektörünün istihdamın temel belirleyicilerinden biri haline geldiğini belirten Yıldırım Kara, “Çünkü inşaatlar buradaki istihdamın lokomotifi olmuş, bunun haricinde kalıcı, sağlıklı istihdam sağlayacak bir yapı oluşmamıştı.” sözleriyle ekonomik yapının çeşitlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

“DEPREM BÖLGESİNDEKİ İŞLETMELERİN SGK BORÇLARI 120 TAKSİDE BÖLÜNMELİ”

Depremden etkilenen işletmelerin mali yüklerini hafifletmek amacıyla kanun teklifi sunduklarını açıklayan Yıldırım Kara, SGK borçlarının uzun vadeli olarak yapılandırılmasını önerdiklerini belirtti.

Yıldırım Kara, “Verdiğimiz kanun teklifiyle, deprem bölgesindeki işletmelerin SGK borçlarının yapılandırılmasını öneriyoruz. Bu teklifle bir defaya mahsus olmak üzere SGK borçlarının 120 takside bölünmesi, böylece işletmelerimizin sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ödemelerinde yaşadıkları sorunları hafifletmeyi amaçlıyoruz.” dedi.

İşletmelerin yalnızca geçmiş borçlarının değil, mevcut yükümlülüklerinin de yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım Kara, kısa vadeli tecil uygulamaları ve yüksek faiz yükünün ekonomik faaliyetleri zorlaştırdığını ifade etti.

“VADESİ GEÇMİŞ BORÇLAR 60 AY VADEYLE YAPILANDIRILMALI”

Deprem bölgesindeki işletmelerin vergi ve diğer kamu borçlarına ilişkin çözüm önerilerini sıralayan CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, ödeme koşullarının işletmelerin mali durumuna uygun hale getirilmesini istedi.

Yıldırım Kara, “Mükelleflerin mevcut yükümlülüklerinin ayrıca düzenlenmesi gerekmektedir. Tecil işlemlerinde vadenin kısa, faiz yükünün fazla olması işletmeleri çıkmaza sokmuştur.” ifadelerini kullandı.

Yapılandırmanın kapsamına ilişkin önerilerini açıklayan Yıldırım Kara, “Bu sorunun çözümü için vadesi geçmiş borçlar 60 ay vadeyle, eşit taksitler halinde, bir ay ödemeli, bir ay ödemesiz biçimde yapılandırılmalı; tecil faizi yüzde 1,25 oranıyla sabitlenmeli; cari dönem vergilerin ödenememesi halinde de yapılandırma korunmalıdır.” dedi.

Vergi borçları dışındaki kamu alacaklarının da düzenlemeye dahil edilmesi gerektiğini belirten Yıldırım Kara, “Vergiler haricinde 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilen kamu gelirleri de yapılandırma kapsamına alınmalıdır.” açıklamasında bulundu.

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki konuşmasında emekli aylıklarının iyileştirilmesi, çocuk işçiliğiyle mücadele hedeflerinin genişletilmesi, iş kazalarının önlenmesi ve deprem bölgesindeki işletmelerin desteklenmesine yönelik taleplerini yineleyerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bu alanlarda daha etkili politikalar geliştirmesi gerektiğini vurguladı.