YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer: “Bakanlık Sınıfta Kaldı, Günde 345 Esnaf Kepenk Kapatıyor”

YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesini eleştirdi. Esnaf kapanışlarından konkordato kararlarına, ithalat politikalarından gümrük kapılarına kadar birçok sorunu gündeme taşıyan Dinçer, “Açılan tabelayı saymayın, kapanan işletmenin hesabını verin.” diyerek esnafın, üreticinin ve KOBİ’lerin yaşadığı ekonomik sorunlara çözüm istedi.

Kasım 7, 2026 - 18:30
YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer: “Bakanlık Sınıfta Kaldı, Günde 345 Esnaf Kepenk Kapatıyor”

YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Esnafın artan maliyetler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını, yerli üreticinin ithalat baskısıyla karşı karşıya olduğunu ve KOBİ’lerin finansmana erişimde ciddi engeller yaşadığını belirten Dinçer, “Bakanlık sınıfta kaldı, ama sınıfta kalan Bakanlığın değil, bedelini ödeyen milletin geleceğidir.” ifadelerini kullandı.

Ticaret Bakanlığı’nın esnafı, üreticiyi ve küçük işletmeleri korumakta yetersiz kaldığını savunan Dinçer, perakende sektöründeki düzenleme eksikliklerinden konkordato kararlarına, gümrük kapılarının durumundan tarım ürünleri ithalatına kadar birçok başlıkta eleştirilerini dile getirdi.

“Günde 345 Esnaf Kepenk Kapatıyor”

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) verilerine dikkat çeken YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer, 2026 yılının ilk dokuz ayında 93 bin 95 esnafın iş yerini kapattığını belirtti.

Bu rakamın günde ortalama 345 esnafın faaliyetlerine son vermesi anlamına geldiğini ifade eden Dinçer, kapanan işletme sayısındaki artışın ekonomik sorunların boyutunu ortaya koyduğunu savundu.

Geçen yılın aynı dönemine göre kapanan esnaf sayısının 9 bin 793 kişi arttığını, gerçek kişi ticari işletme kapanışlarında ise yüzde 11,8 oranında yükseliş yaşandığını kaydeden Dinçer, Ticaret Bakanlığı’na şu sözlerle seslendi:

“Açılan tabelayı saymayın, kapanan işletmenin hesabını verin.”

Dinçer, ekonomik başarının yalnızca yeni açılan iş yerleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek mevcut işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesinin önemine işaret etti.

“Konkordatolar Küçük Tedarikçileri de İflasa Sürüklüyor”

İşletmelerin karşı karşıya kaldığı finansal sorunların konkordato kararlarına da yansıdığını belirten Dinçer, 2026 yılının ilk on ayında 4 bin 936 konkordato kararı alındığını ifade etti.

Konkordato süreçlerinin yalnızca büyük şirketleri etkilemediğini vurgulayan Dinçer, alacaklarını tahsil edemeyen küçük işletmelerin ve tedarikçilerin de ekonomik açıdan zor durumda kaldığını kaydetti.

Büyük işletmelerin yaşadığı ödeme sorunlarının tedarik zinciri boyunca yayıldığını belirten Dinçer, küçük esnafın ve üreticilerin korunması için daha etkili ticaret politikalarına ihtiyaç duyulduğunu savundu.

“Perakende Yasası Bir An Önce Hayata Geçirilmeli”

Mahalle esnafının alışveriş merkezleri ve zincir marketler karşısında rekabet etmekte zorlandığını dile getiren Dinçer, perakende sektöründe küçük işletmeleri koruyacak yasal düzenlemelerin geciktirilmemesi gerektiğini belirtti.

Perakende Yasası'nın bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini savunan Dinçer, mevcut piyasa koşullarında küçük esnafın büyük sermaye grupları karşısında yeterince korunamadığını ifade etti.

Esnafın sürdürülebilir biçimde ticari faaliyetlerini devam ettirebilmesi için rekabet koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Çiftçi Hasat Yapıyor, İthal Ürün Raflara Diziliyor”

Ticaret Bakanlığı’nın ithalat politikalarını da eleştiren Dinçer, özellikle Çin menşeli ürünlerin Türkiye pazarındaki etkilerine dikkat çekti.

Yerli üreticilerin ithal ürünlerle rekabet etmekte zorlandığını belirten Dinçer, sınır kapılarının ithal ürünlere açılmasının yerli üretim üzerindeki etkilerinin dikkate alınması gerektiğini savundu.

Tarım sektöründe de benzer sorunların yaşandığını ifade eden Dinçer, çiftçilerin hasat dönemlerinde ithalat baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.

Üretici ve tüketici fiyatları arasındaki farkın giderek büyüdüğünü dile getiren Dinçer, şu ifadeleri kullandı:

“Üretici ürününü düşük fiyata satıyor, vatandaş aynı ürünü yüksek fiyata alıyor. Çiftçi hasat yapıyor, ithal ürün raflara diziliyor.”

Mevcut Hal Kanunu'nun fiyat oluşumunda yeterli şeffaflığı sağlayamadığını savunan Dinçer, tarımsal ürünlerin üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar geçirdiği süreçte yaşanan sorunların giderilmesini istedi.

Dinçer, mevcut ticaret politikalarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini belirtti.

“176 Gümrük Müdürlüğünden 14'ü Neden Kapalı?”

Türkiye genelindeki gümrük müdürlüklerinin durumunu da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu gündemine taşıyan Dinçer, 176 gümrük müdürlüğünden 14'ünün fiilen kapalı olduğunu belirterek Ticaret Bakanlığı'ndan açıklama istedi.

Muratlı, Derecik, Gülyazı, Aktepe, Ovaköy, Mürşitpınar ve Şenyurt gümrük kapılarının durumuna dikkat çeken Dinçer, bu noktaların neden faaliyette olmadığının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini ifade etti.

Suriye ve Ermenistan ile demiryolu bağlantılarının durumunun da açıklığa kavuşturulmasını isteyen Dinçer, kapalı gümrük kapılarının yeniden faaliyete geçirilmesine ilişkin bir takvim bulunup bulunmadığını sordu.

Dinçer, gümrük kapılarının kapanma gerekçelerinin ve olası açılış tarihlerinin şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini vurguladı.

“KOBİ'ler Üretim Yapmak Yerine Evrak Peşinde Koşuyor”

Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin finansmana erişimde yaşadığı sorunlara değinen Dinçer, KOSGEB tarafından açıklanan destek paketlerinin uygulamada yeterince karşılık bulmadığını savundu.

Milyonlarca liralık destek programları açıklanmasına rağmen işletmelerin başvuru şartları, teminat yükümlülükleri ve bürokratik işlemler nedeniyle bu kaynaklara ulaşmakta zorlandığını belirtti.

KOBİ'lerin üretim, yatırım ve istihdam faaliyetlerine odaklanması gerektiğini ifade eden Dinçer, mevcut destek mekanizmalarının işletmeler üzerindeki bürokratik yükü azaltacak şekilde düzenlenmesini istedi.

Finansman sorunlarının küçük işletmelerin faaliyetlerini sürdürmesini güçleştirdiğini kaydeden Dinçer, açıklanan desteklerin gerçek anlamda erişilebilir hâle getirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Ticaret Bakanlığı'nın Karnesi Baştan Sona Zayıf”

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki değerlendirmesinde Ticaret Bakanlığı'nın 2026 yılına ilişkin politikalarını eleştiren YENİ Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer, esnafın korunması, yerli üretimin desteklenmesi ve KOBİ'lerin finansmana erişimi konularında Bakanlığın yetersiz kaldığını savundu.

Dinçer, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Üreticiyi koruma, küçük esnafı ayakta tutma, KOBİ'lerin finansmana erişimi ve yerli üreticiyi ithalat baskısına karşı koruma başlıklarının tamamında Bakanlığın karnesi zayıftır. Bakanlık sınıfta kaldı, ama sınıfta kalan Bakanlığın değil, bedelini ödeyen milletin geleceğidir.”