CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Çiftçi refahı gıda güvenliğini sağlar” Çiftçiden ise “Destek istemiyoruz, gübreyi, mazotu, elektriği düşürün” çağrısı

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde çiftçilerle bir araya gelerek artan gübre, mazot, elektrik ve sulama maliyetlerini dinledi. Üreticiler ürünlerinin para etmediğini belirtirken, “Destek istemiyoruz, elektriğimizi, gübremizi, ilacımızın fiyatını düşürsünler” dedi. Gürer ise tarımın stratejik önemine dikkat çekerek çiftçinin üretimde tutulması gerektiğini söyledi.

Ağustos 31, 2026 - 11:21
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Çiftçi refahı gıda güvenliğini sağlar” Çiftçiden ise “Destek istemiyoruz, gübreyi, mazotu, elektriği düşürün” çağrısı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde çiftçilerle bir araya gelerek tarım sektöründe yaşanan sorunları dinledi. Farklı ürünlerde bu yıl rekoltenin yüksek olmasının beklendiğini belirten Gürer, yüksek rekoltenin çiftçinin gelirinin de yüksek olacağı anlamına gelmediğini söyledi.

Gürer, artan girdi maliyetleri ile ürünlerin düşük alım fiyatları arasında sıkışan üreticinin sorunlarının büyüdüğünü belirterek, “Bu yıl rekoltenin farklı ürünlerde bol olması bekleniyor. Ancak bunun bol olması üreticinin, çiftçinin gelirinin de yüksek olması anlamına gelmiyor” dedi.

“DURUM KÖTÜ, PARA ETMİYOR”

Bor ilçesinde buğday ve mısır üretimi yaptıklarını belirten çiftçiler, maliyetlerin yükselmesine karşın ürünlerin beklenen geliri sağlamadığını ifade etti. Çiftçiler, “Bu sene buğday, mısır ektik. Durum kötü. Para etmiyor” dedi.

Gübre ve mazot fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığını belirten çiftçiler, “Gübreyi en son 39 liradan kilosunu almıştım. Gübre, mazot 80 lira. Mazot aldı başını gidiyor. Elektrik de aynı şekilde. Şu anda çiftçinin durumu yatsın kalksın ağlasın” ifadelerini kullandı.

Çiftçiler, tarımsal desteklerden çok üretim girdilerinin ucuzlatılmasını istediklerini belirterek, “Bize destek vermesinler. Destek istemiyoruz biz. Desteği de büyükler alıyor. Bizim elektriğimizi, gübremizi, ilacımızın fiyatını düşürsünler. Destek onların olsun. 1 lira destek veriyorsa bizden 100 lira gidiyor. Nasıl çıkacağız bunun içinden?” diye konuştu.

GÜRER: “GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ”

Çiftçilerin taleplerinin doğrudan destekten ziyade üretim maliyetlerinin düşürülmesi noktasında yoğunlaştığını belirten Gürer, üreticilere, “Siz diyorsunuz ki girdi maliyetleri düşse, maliyetimiz uygun bir yere gelirse, çiftçi refahı içinde girdi maliyetine artı bir makul kâr bize yeter diyorsunuz. Bir şey istemiyorsunuz değil mi?” diye sordu.

Üreticinin bir yıl boyunca emek vererek yetiştirdiği ürünün tarladan çıktıktan sonra daha yüksek fiyatlarla tüketiciye ulaştığını belirten Gürer, “Biz bir yıl emek veriyoruz. Bir yıl emek veren para kazanamıyor ama bunu alıp götürüp satan para kazanıyor” dedi.

Çiftçiler ise nakliye ve mazot maliyetlerinin de ürün fiyatlarını etkilediğine işaret etti. Bir üretici, “Şimdi satana da bir şey demiyoruz. Mazot pahalı, yol pahalı, nakliye pahalı. O adam da üstüne koyacak. Her şey girdi maliyetlerinden geliyor yani sonuçta. Mazot, nakliye. Adam otobana çıktı mı dünyanın yol parasını veriyor” ifadelerini kullandı.

Bir başka çiftçi, mevcut fiyat politikasının enflasyonla bağlantılı olduğunu savunarak, “Enflasyonu çiftçinin sırtından düşürmeye çalışıyorlar. Başka bir şey değil. Ürün para etmesin, enflasyonumuz düşük görünsün. Başka bir şey değil” dedi.

“SİLAJLIK MISIRDA ALAN YOK, TALEP YOK”

Çiftçiler, silajlık mısır üretiminde de geçen yıla göre fiyatların düştüğünü ve ürünlerini satmakta zorlandıklarını anlattı. Bir üretici, “Bu sene silajlık mısır diktik. Silajlıkta fiyatlar geçen yıla göre düşük. Alan yok şu anda. Talep yok” dedi.

Mısır üreticisi Necip Gök ise geçen yıl ile bu yıl arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek, “Geçen sene 2 buçuğa verdiğimiz mısırı şu anda bin 800 liraya veriyoruz. Geçen yılın altında fiyatta satamıyoruz” diye konuştu.

EMEKLİ ÇİFTÇİ: “SALÇAYLA SOĞAN YİYORUM”

Çiftçi Ahmet Eren, emekli maaşı ile tarımsal üretim giderleri nedeniyle geçinemediğini belirtti. Eren, “Emekliyim. Aldığım emekli parasını, su parasına yetiştiremiyorum. 25 lira, 23 lira maaş alıyorum. Yemiyorum, içmiyorum. Salçayla soğan yiyorum. Su parasını anca karşılıyor” dedi.

Sulama maliyetlerinin de üreticinin yükünü artırdığını ifade eden Eren, “Sulama parası da yüksek. Saati 500 lira” diye konuştu.

Mazot fiyatlarındaki artışın traktör kullanım maliyetlerine yansıdığını belirten Eren, “Geçen yıl mazotun litresi 44 liraydı. Bu sene 80 liraya çıktı. Şu an daha da artıyor. Geçen sene benim traktörümün deposu 12 bin lira doluyordu. Şimdi 20 bin lira dolmuyor” ifadelerini kullandı.

Eren, girdi maliyetleri ile ürün fiyatları arasındaki farkı, “Traktörün kontağını çevirdiğinizde geçen yıla göre katlamış oldu. Gübre katladı. Ama mahsulün fiyatı bir türlü katlamıyor” sözleriyle anlattı.

“TARIM, MİLLİ GÜVENLİK KADAR ÖNEMLİ”

Gürer, farklı bölgelerde yaptığı çiftçi ziyaretlerinde benzer sorunlarla karşılaştığını belirterek, üreticilerin tarımı bırakmak istemese de başka seçeneklerinin bulunmadığını söyledi.

Gürer, “Genelde nereye gitsek çiftçi arkadaşların söylediği şu: ‘Yapacak başka işimiz yok. Traktör var, arazi var. Gidip de bir sanayi kuruluşunda çalışma şansımız da yok. Eve ekmek anca buradan geliyor. Onun için de bunu sürdürüyoruz’ diyorlar” şeklinde konuştu.

Tarımın stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Gürer, “Tarım, milli güvenlik kadar önemli. Stratejik bir alan. Birden çok ürünümüz tarlada çiftçimiz ürettiği halde değer bulmayınca doğal olarak onların üretimden uzaklaşması, çocuklarının tarımdan kopması ülke geleceği açısından da sorun” dedi.

Türkiye’nin geçmişte kendi kendine yeten bir ülke olduğunu ancak bugün bazı ürünlerde dışa bağımlı hale geldiğini savunan Gürer, “Yani biz kendi kendine yeten bir ülkeyken bugün için farklı ürünlerde artık dışa bağımlıyız. 21 üründe arz açığımız var” ifadelerini kullandı.

“BUĞDAYDA, ARPADA, FASULYEDE, NOHUTTA, MERCİMEKTE DIŞARIDAN ÜRÜN GETİRİYORUZ”

Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyeline rağmen bazı temel ürünlerde ithalata yönelmesini eleştiren Gürer, “Buğdayda, arpada, fasulyede, nohutta, mercimekte yurt dışından ürün getiriyoruz. Oysa bizim çiftçimiz bunları yetiştirebilir. Niğde patatesle ünlü ama eskiden Niğde soğanla da ünlüydü. Şimdi Niğde’de soğan dikimi kalmadı” dedi.

Üretim deseninin bölgelere göre değiştiğini belirten Gürer, “Adana’da dünyanın en güzel pamuğu yetişiyordu. Şimdi pamuk yetişen yerde tarlada havuçtu, soğandı, patates yetişiyor” diye konuştu.

Çözümün doğru bir üretim planlamasından geçtiğini belirten Gürer, “Üretim planlaması sağlanmalı. Ürün deseni doğru oluşturulmalı. Üretenler ürettiğinden para kazanıp bu işi severek yapmalı” ifadelerini kullandı.

“GELECEK DÖNEMLERDE ÇİFTÇİ DE BULAMAYACAĞIZ”

Çiftçinin üretimden kopmasının gelecekte daha büyük sorunlara yol açabileceğini belirten Gürer, “Eğer bu işi severek yapmazlarsa gelecek dönemlerde çiftçi de bulamayacağız, ekilecek arazi de bulamayacağız” dedi.

Tarım arazilerinin imara açılması konusunda da uyarıda bulunan Gürer, “Çünkü zaten imara giren bölgede tarlasını nasıl bir müteahhide veririm diye millet uğraşıyor. Onun için üreticimizin sorunları görülmeli” diye konuştu.

“ÇİFTÇİNİN BANKALARA BORCU 1 TRİLYON 459 MİLYAR LİRAYI BULMUŞ DURUMDA”

Çiftçinin borç yüküne de dikkat çeken Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesi kapsamında verilmesi gereken destek ile fiilen verilen destek arasında fark bulunduğunu belirtti.

Gürer, “Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre 722 milyar lira 2026 yılında destek verilmesi gerekirken 168 milyar lira verildi. Çiftçinin borç yükü ise giderek büyüdü. Şu an çiftçilerin bankalara borcu 1 trilyon 459 milyar lirayı bulmuş durumda. Çiftçi geliri giderini karşılamayınca haciz geliyor. Bu arada bölgede haciz gelenler de var” ifadelerini kullandı.

Gürer’in sözleri üzerine bir çiftçi, kendisinin de doğrudan icra sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Bizzat kendimde var. Şu anda banka kredimizi ödeyemedik. Tüm her şeyimiz icralık” dedi.

Çiftçilerin borç ve icra sorununa ilişkin değerlendirmede bulunan Gürer, “Bir an önce bu icralar da durdurulmalı, çiftçiye ek destek sağlanmalı ve çiftçinin üretimin içinde durması sağlanmalıdır” dedi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI