CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Nohut üreticisi 32 liraya satıyor, tüketici 120 ila 170 lira arasında alıyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de nohut üreticisinin artan girdi maliyetlerine rağmen ürününü düşük fiyatla sattığını, tüketicinin ise nohudu 120 ila 170 lira arasında değişen fiyatlarla aldığını belirtti. Gürer, nohut ve mercimekte artan ithalata dikkat çekerek tarım politikalarının yeniden ele alınmasını istedi.

Ağustos 30, 2026 - 00:49

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de nohut üretiminde üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına, artan ithalata ve yükselen girdi maliyetlerine dikkat çekti. Gürer, “Üretenin kazanmadığı, tüketenin pahalı ürün aldığı ve en yoğun tükettiğimiz baklagillerde dahi sorunun oluştuğu bir süreçteyiz.” dedi.

“NOHUTTA İTHALAT 5 YILDA 4 KAT ARTTI”

Gürer, Türkiye’de en çok üretilen ve tüketilen bakliyat ürünlerinden birinin nohut olduğunu belirterek üretim ve ithalat verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gürer, “2002 yılında 590 bin ton nohut üretimi vardır. Nüfusumuz ve farklı ülkelerden göç ile 30 milyona yakın arttı. TÜİK, 2026 yılı için Bitkisel Üretim Mayıs ayı Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 510 bin ton olması öngördü. Nohut tüketiminin daralması ve talebi düşürmesi ile kendi kendine yettiği belirtilse de kişi başı tüketime göre de açık var. İthalatla süreç devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Nohut ithalatındaki artışın Türkiye’nin üründe yeniden açığa sürüklendiğini gösterdiğini belirten Gürer, “Nohut ithalatının son 5 yılda yaklaşık 4 kat artması, nohutta ülkemizde açığın varlığını da gösteriyor. İthal de ediyoruz, ihraç da ediyoruz.” diye konuştu.

2025’TE 330 BİN TON NOHUT İTHAL EDİLDİ

Nohut ithalatı nedeniyle yurt dışına ödenen dövize dikkat çeken Gürer, “2025 yılında 330 bin 737 ton ithal nohuta 262 milyon 123 bin dolar ödemişiz. 2026 yılının ilk yarısında 132 bin 334 ton nohut ithal etmişiz. 94 milyon 860 bin dolar yurt dışına dövizimiz gitmiş.” dedi.

Nohudun yoğun olarak ekildiği bölgelerin Ankara, Yozgat ve Konya olduğunu aktaran Gürer, Türkiye’nin farklı ülkelerden nohut aldığını belirtti.

Gürer, “Rusya’dan, Meksika’dan, Kanada’dan, Kazakistan’dan ithal nohut getiriyoruz. Irak’a, Suriye’ye, Pakistan’a da nohutu ihraç ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİCİ 28-42 LİRAYA SATIYOR, RAFTA 120-170 LİRA”

Nohut fiyatlarının bölge ve kaliteye göre değiştiğini belirten Gürer, üreticinin elinden çıkan ürün ile tüketicinin markette karşılaştığı fiyat arasındaki farkın büyüklüğüne dikkat çekti.

Gürer, “Üreten kazanamıyor. Tüketici nohut almakta zorlanıyor. Fiyat dengesizliği emekli, asgari ücretli için alımı güçleşen ürünler arasında.” dedi.

Nohudun üreticideki fiyatının 28 ila 42 lira arasında değiştiğini belirten Gürer, “Fiyat kaliteye göre şu anda değişiyor. Ülkemizde farklı bölgelerde 28 lira ile 42 lira arasında kilo fiyatıyla nohut satışı gerçekleşiyor. Üreticiden çıktıktan sonra rafa gidiyor. 120 lira ile 170 lira arasında kilo fiyatı değişen nohut satışı var.” diye konuştu.

GİRDİ MALİYETLERİ ÜÇE KATLADI

Nohut üretiminde kullanılan girdilerin fiyatlarında yaşanan artışa dikkat çeken Gürer, 2024, 2025 ve 2026 yıllarındaki maliyet değişimlerini aktardı.

Gürer, “2024 yılında tohum 25 bin, ilaç 15 bin, nohut 30 bin liradan tonu satılıyor. 2025 yılında tohum 40 bin, ilaç 20 bin, nohudun tonu 32 bin liradan satılıyor. 2026 yılında maliyetler daha da yükseldi. Tohum 65 bin liraya çıkmış. İlaç 35 bin liraya çıkmış. Nohut 32 bin 100 liradan satılıyor.” ifadelerini kullandı.

Yerköy’de görüştüğü nohut üreticisi Sancak Yılmaz’ın kendisine maliyetlerle ilgili aktardığı sözleri paylaşan Gürer, “Vekilim, bizim girdi maliyetleri üçe katladı. Hâlâ nohutu 32 liradan satamıyoruz. Biz bu işi nasıl sürdüreceğiz?” dediğini aktardı.

“TMO ÇİFTÇİNİN YANINDA DURMALI”

Gürer, nohut üreticisinin maliyetlerini karşılayabilmesi ve üretimin sürdürülebilmesi için Toprak Mahsulleri Ofisinin destekleyici bir fiyatla devreye girmesi gerektiğini söyledi.

Gürer, “Bu durumda Toprak Mahsulleri Ofisinin çiftçinin yanında durup nohutu girdi maliyetleri makul bir şekilde alması lazım ki önümüzdeki yıllarda da nohutla açığımız artmasın. Üretici üretsin.” diye konuştu.

Üreticinin yeterli kazanç sağlayamadığında ürün desenini değiştirdiğini belirten Gürer, “Nohutta üretici para kazanamadığı için ürün desenini değiştiriyor. Aslında nohut ülkenin çok yerinde yetişebiliyor ama üretici para kazanmayınca nohut üretiminden uzaklaşıyor.” ifadelerini kullandı.

“NOHUTUMUZ İTHAL, FASULYEMİZ İTHAL, MERCİMEĞİMİZ İTHAL”

Türkiye’nin temel bakliyat ürünlerinde ithalata yönelmesini eleştiren Gürer, “Nohutumuz ithal, fasulyemiz ithal, mercimeğimiz ithal. Baklagillerde dahi ithale mecbur kalmamızın nedeni yanlış tarım politikaları.” dedi.

Tarım politikalarının üretim planlaması ve maliyetlerin düşürülmesi temelinde yeniden ele alınması gerektiğini belirten Gürer, “Uygulamalarda ürün deseninin doğru belirlenip verime göre üretimin varlığı sağlansa, girdi maliyetleri düşürülse, ilacında, tohumunda, gübresinde, sulama suyunda, elektriğinde, mazotunda çiftçinin yanında duran bir anlayış olsa bizim kendi kendine yeten tarım ürünlerimizin varlığında artış yaşarız.” ifadelerini kullandı.

“ŞU ANDA AÇIĞIMIZ VAR VE İTHALATA MECBUR KALIYORUZ”

Türkiye’nin kendi kendine yeterli tarım ürünlerinin üretimini artırabilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Gürer, mevcut politikalar nedeniyle ithalatın arttığını söyledi.

Gürer, “Şu anda açığımız var ve ithalata da mecbur kalıyoruz.” dedi.

Nohut hasadının başladığını ve üreticinin ürününü satarken yeterli kazancı elde edemediğini belirten Gürer, “Hasat başladı. Nohut üreticisi satarken para kazanamıyor. 32 liradan Yozgat’ta nohut satılıyor. Niğde’de nohut ekim alanı daraldı. Fasulyede ekim arttı. Onda da üretici yıllara göre farklı sorunlar yaşıyor.” diye konuştu.

“ÜRETEN KAZANMIYOR, TÜKETEN PAHALIYA ALIYOR”

Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının tarımdaki yapısal sorunu ortaya koyduğunu belirten Gürer, “Rafa gidiyorsunuz, 120 lira ile 170 lira arasında kaliteye, markaya göre değişen nohut tüketici almak zorunda kalıyor. Üretici maliyetine satamadığı ürünün raf fiyatındaki bu aşırı artış, bakanlıkların çözeceği bir süreçtir.” ifadelerini kullandı.

Gürer, nohut üzerinden yaşanan sorunun yalnızca ürün fiyatıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Üretenin kazanmadığı, tüketenin pahalı ürün aldığı ve en yoğun tükettiğimiz baklagillerde dahi sorunun oluştuğu bir süreçteyiz.” dedi.

TMO’NUN MERCİMEK ALIMI İÇİN “GEÇ KALDI” TEPKİSİ

Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisinin 2026 dönemi natürel yeşil mercimek için ton başına 32 bin lira alım fiyatı belirlemesini olumlu ancak geç kalınmış bir karar olarak değerlendirdi.

TMO’nun yeşil mercimek alımına 31 Ağustos’ta başlayacağını duyurduğunu belirten Gürer, “TMO 2026 dönemi natürel yeşil mercimek alım fiyatını ton başına 32 bin lira olarak belirledi. Karar olumlu ancak geç kalmış bir açıklama.” dedi.

Yeşil mercimekte 2020-2026 döneminde 541 bin 63 ton ithalat yapıldığını ve yaklaşık 470,5 milyon dolar ödeme gerçekleştirildiğini belirten Gürer, ithalatın 2020’den 2025’e önemli ölçüde arttığını kaydetti.

Gürer, “2020’de 52 bin 387 ton olan ithalat, 2025’te 118 bin 999 tona yükselmiştir. Bu artış yaklaşık yüzde 127 düzeyindedir.” ifadelerini kullandı.

“TMO 2 GÜN SONRA MERCİMEK ALACAKMIŞ”

Mercimek üreticisinin TMO alım kararının açıklanmasından önce ürününü tüccara sattığını belirten Gürer, alım tarihinin hasattan önce duyurulması gerektiğini söyledi.

Gürer, “Kırmızı ve yeşil mercimekte ithalatçı olunca mercimek üreticisi akıllara nihayet geldi. Ancak geç geldi. TMO 2 gün sonra mercimek alacakmış, çiftçi 22 liradan ürününü tüccara sattı. Çiftçide mercimek neredeyse tükendi. TMO bu alımı mercimek hasadı başlamadan önce duyurmalıydı. En azından temmuz ayında duyursa idi.” dedi.

Tüccarın üreticiden düşük fiyata aldığı ürünü TMO’nun belirlediği fiyattan satabileceğini savunan Gürer, “Tüccar çiftçinin kotasını kullanıp 32 liraya TMO’ya ürün satacaktır. Aracılar bunun nasıl olacağını bilirler. Çiftçiden 21 ve 22 liraya aldığı ürünü 20 gün içinde 32 liraya satacaktır. Yine çiftçi kazanan olmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Tarımda alım politikalarının zamanında açıklanmasının üretici açısından önem taşıdığını vurgulayan Gürer, “Bu süreçler doğru planlama ve öngörü ile yönetilirse çiftçiye fayda sağlar.” diye konuştu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI