DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: “Vatandaş neden Kızılay'a değil de Ahbap'a güvendi”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Ahbap hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yardım sistemine duyulan güven krizini gündeme taşıdı. Esen, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, bağış süreçlerinde şeffaflığın sağlanması ve vatandaşın devlete duyduğu güvenin yeniden tesis edilmesi çağrısında bulundu.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Ahbap hakkında yürütülen soruşturmanın yalnızca bir dernekle sınırlı olmadığını, Türkiye'deki yardım sistemine duyulan güven krizini de ortaya çıkardığını söyledi.
Esen, konuşmasında, “Asıl üzüldüğüm; bu ülkenin kodlarında var olan dayanışma, yardımseverlik ve yüce gönüllülük özelliklerinin aldığı yıkıcı darbeler. Hem de gelir adaletinin bu kadar bozulduğu, yardıma ihtiyacı olan ailelerin bu kadar arttığı bir dönemde yardımlaşma duygumuz adeta katledildi.” ifadelerini kullandı.
“Masumiyet karinesi korunmalıdır”
Ahbap soruşturmasına ilişkin iddiaların kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturduğunu belirten Elif Esen, “Bunlar henüz kesinleşmiş mahkeme hükmü değil, masumiyet karinesi elbette korunmalıdır. Ancak Haluk Levent'in kendi kabul ettiği işlemler dahi halkın bağışlarının nasıl suistimal edildiğini gösteriyor.” dedi.
“Soruyorum; rahat mı vicdanınız?”
Konuşmasında hem iktidara hem de muhalefete eleştiriler yönelten Esen, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaşanan süreçte toplumun hafızasında derin izler oluştuğunu ifade etti. Kızılay'ın çadır satışı kararının kamu vicdanını tatmin edecek şekilde açıklanamadığını belirten Esen, “Vatandaş neden Kızılay gibi köklü bir yardım kuruluşu dururken milyarlarca lirayı tek mali yetkilinin bulunduğu bir derneğe emanet etti? Bunun cevabını halkın saflığında değil, vicdanlarınızda arayın.” diye konuştu.
CHP'ye de çağrıda bulunan Esen, deprem döneminde Ahbap'a yönlendirilen yüksek tutarlı bağışların mali yapısının yeterince sorgulanmadığını savundu. AK Parti'ye ise İçişleri Bakanlığı'nın denetim sorumluluğunu hatırlatan Esen, Ahbap'ın mali yapısına ilişkin usulsüzlük iddialarının neden zamanında tespit edilemediğini sordu.
“Haluk Levent ne anlatmak istiyordu?”
Elif Esen, Haluk Levent'in emniyet ifadesinde eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında konuşmak istediği ancak bunun tutanağa geçirilmediği yönündeki iddialara da değinerek, “Haluk Levent, Süleyman Soylu hakkında ne anlatmak istiyordu?” sorusunu gündeme taşıdı.
“Şeffaf, adaletle işleyen bir devlet güvencesi”
Bağış toplayan kuruluşlara yönelik denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Esen, “Denetim, soruşturma başlayınca değil; halk parasını emanet etmeden yapılmalıdır.” dedi. Dernek kurma özgürlüğünün korunmasının önemine işaret eden Esen, yüksek miktarda bağış yöneten kuruluşlar için bankacılık sistemine benzer bağımsız denetim, kamuya açık mali raporlama ve yöneticilere ilişkin mali güven kriterlerinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda devlet kurumlarına duyulan güven kaybına dikkat çeken Esen, “Vatandaşın yardımlaşma duygusu ve devlete güveni yeniden tesis edilmek zorundadır. Bu da ancak şeffaf, hesap veren ve gerçek anlamda adaletle işleyen bir devlet güvencesiyle mümkündür.” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI