DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Türkiye’nin Yemen’deki çatışmalara dahil olma ihtimali açıklığa kavuşturulmalı”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, TBMM Dışişleri Komisyonunda görüşülen Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Anlaşması'na ilişkin uyarılarda bulundu. Anlaşmanın askeri yükümlülüklerini ve TBMM'nin yetkilerini gündeme taşıyan Karal, Türkiye'nin Yemen'deki çatışmalara dahil olma ihtimalinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Ekim 27, 2026 - 16:14
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Türkiye’nin Yemen’deki çatışmalara dahil olma ihtimali açıklığa kavuşturulmalı”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak savunmayı öngören Mekke Anlaşması'nın TBMM Dışişleri Komisyonundaki görüşmelerinde, anlaşmanın Türkiye açısından doğurabileceği askeri ve siyasi yükümlülüklere dikkat çekti. Karal, özellikle Yemen'deki çatışmalar ve Pakistan'ın Afganistan ile yaşadığı silahlı gerilimler üzerinden karşılıklı savunma hükümlerinin kapsamının netleştirilmesi gerektiğini belirtti.

TBMM Dışişleri Komisyonunda görüşülen “Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi” hakkında söz alan Karal, anlaşmanın hangi koşullarda Türkiye'ye askeri yardım yükümlülüğü getireceğinin açıklanmasını istedi.

“Türkiye'nin Yemen'deki çatışmalara dahil olma ihtimali açıklığa kavuşturulmalı”

Suudi Arabistan'ın uzun yıllardır Yemen'deki çatışmaların tarafı olduğunu hatırlatan DEVA Partili Karal, Suudi Arabistan'ın kendi topraklarına yönelik saldırılar karşısındaki meşru müdafaa ihtiyaçları ile Yemen'in iç siyasi düzenini şekillendirmeye yönelik askeri girişimlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

Karal, Türkiye'nin anlaşma kapsamında sağlayabileceği askeri desteğin sınırlarının belirlenmesi gerektiğini ifade ederek, “Türkiye'nin sağlayacağı olası savunma desteğinin, ülkemizi Yemen'deki çatışmaların bir parçası haline getirip getirmeyeceği açıkça ortaya konulmalıdır.” dedi.

Pakistan'ın Afganistan ile yaşadığı silahlı çatışmalara da değinen Karal, bu tür bölgesel gelişmelerin anlaşma kapsamında nasıl değerlendirileceğinin belirsiz bırakılmaması gerektiğini kaydetti. Karal, hangi gelişmelerin karşılıklı yardım yükümlülüğünü doğuracağının açık biçimde belirlenmesini istedi.

“Meclisin asker gönderme yetkisi konusunda belirsizlik olmamalı”

Mekke Anlaşması'nın karşılıklı savunma hükümlerini değerlendiren Hasan Karal, dış kaynaklı silahlı saldırı durumunda öngörülen askeri yardımın kapsamı kadar, bu yardıma ilişkin kararların hangi makamlar tarafından alınacağının da önem taşıdığını belirtti.

Anayasa'nın 92'nci maddesine dikkat çeken Karal, uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan askeri görevlendirmelerde TBMM'nin yetkisinin korunması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan askeri görevlendirmelerde Meclisimizin yetkisinin hangi durumlarda kullanılacağı açıkça ortaya konulmalıdır. Hangi durumlarda Cumhurbaşkanı kararı yeterli görülecek, hangi durumlarda ayrıca Meclisimizin iznine başvurulacak? Geçmişte Kosova ve Afganistan'daki askerî görevlendirmeler için Meclisten izin alınmış olması, bu konudaki parlamenter hassasiyetin önemini göstermektedir.”

“Savunma alanındaki iş birlikleri Türkiye'nin diplomatik rolünü zayıflatmamalıdır”

Türkiye'nin bölgesel savunma iş birliklerini güçlendirirken diplomatik konumunu da koruması gerektiğini belirten Karal, Yemen'deki krizin çözümünde diyalog ve siyasi birliğin esas alınması çağrısında bulundu.

Karal, Türkiye'nin Yemen politikasında barışçıl çözüm yaklaşımından uzaklaşmaması gerektiğini ifade ederek, “Türkiye, Yemen'in toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini savunan, krizin diyalog yoluyla çözülmesini destekleyen tutumunu korumalıdır. Savunma alanındaki iş birlikleri Türkiye'nin diplomatik rolünü zayıflatmamalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye'nin atacağı adımların nihai hedefi barış olmalıdır”

Bölge ülkeleriyle savunma alanında geliştirilecek ilişkilerin Türkiye'nin arabuluculuk kapasitesini olumsuz etkilememesi gerektiğini vurgulayan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal, askeri dayanışma ile diplomatik çözüm arayışlarının birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Karal, açıklamasını “Türkiye'nin atacağı adımların nihai hedefi barış olmalıdır. Ülkemiz, bölge ülkeleriyle savunma alanındaki dayanışmasını güçlendirirken ilkeli ve güvenilir bir arabulucu olma imkânını da korumalıdır.” sözleriyle tamamladı.