DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Yargıda yaşanan tahribatı ifade edecek kelime yok”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda yargının siyasallaşmasına ve son dönemde verilen tartışmalı kararlara tepki gösterdi. Ağrı, Antalya ve İstanbul’da yaşanan üç ayrı olayı gündeme taşıyan Ekmen, “Yargının ayarlarıyla oynamayın dedik; ama dinletemedik.” ifadelerini kullanarak iktidara hukuk, adalet ve düşünce özgürlüğü konusunda eleştiriler yöneltti.

Kasım 6, 2026 - 12:00
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Yargıda yaşanan tahribatı ifade edecek kelime yok”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Mersin Milletvekili ve Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, 6 Kasım 2026 tarihli basın açıklamasında, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmaya ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Yargının siyasi mücadele aracı hâline getirilmesine karşı iktidarı defalarca uyardıklarını belirten Ekmen, Ağrı, Antalya ve İstanbul’da gündeme gelen üç ayrı yargı kararını örnek göstererek hukuk devleti ve adalet ilkelerinin korunması gerektiğini vurguladı.

Yargı mensuplarının siyasi gündemin bir parçası hâline getirilmemesi gerektiğini ifade eden Ekmen, özellikle son iki yılda ortaya çıkan uygulamaların yargı sisteminde ciddi tahribata neden olduğunu savundu.

“Yargının Ayarlarıyla Oynamayın Dedik, Dinletemedik”

TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti milletvekillerine seslenen Ekmen, geçmişte yapılan uyarıları hatırlatarak yargının bağımsızlığına ilişkin eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:

“Birçok vesileyle Meclis’te AK Parti sıralarına hep şunu hatırlattık: Yargının ayarlarıyla oynamayın. 28 Şubat yargı brifingleri gibi; yemin töreni, kura töreni ve resmî bayram gerekçeleriyle yargı mensuplarını ve mahkeme başkanlarını Külliye’de toplayarak onları siyasi gündeme hapsetmeyin.”

Yargının siyasi mücadele aracı olarak kullanılmasının uzun vadede ciddi sonuçlar doğuracağını savunan Ekmen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yargı işleri mücadele aracına dönüştürülürse bir bumerang gibi dönerek onu araca dönüştüreni vurur dedik; ama dinletemedik. Şu ana kadar, özellikle son iki yıldır oluşturulmuş yargı düzeninin yarattığı tahribatı ifade edecek kelime yok. Yakın zamanda AK Partili milletvekilleri de bunu defalarca görecektir.”

“Ağrı, Antalya ve İstanbul’da Yaşanan Üç Olayı Nasıl Açıklıyorsunuz?”

Konuşmasında farklı şehirlerde gündeme gelen üç yargı kararına dikkat çeken Ekmen, bu kararların hukuk ve adalet anlayışı açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ağrı'da bir tanığın yemin şekli nedeniyle disiplin hapsiyle karşı karşıya kaldığını, Antalya'da bir kitap hakkında toplatma kararı verildiğini ve İstanbul'da protesto amacıyla mektup bırakan bir vatandaşın hapis cezasına mahkûm edildiğini aktaran Ekmen, AK Parti milletvekillerine şu soruları yöneltti:

“Aynı anda haber bültenlerine düşen üç haber var: Ağrı’da Allah adına yemin etmek isteyen bir tanık hakkında üç ay disiplin hapsi öngörüldü. Antalya’da, sonradan kaldırıldığı anlaşılan şekliyle, Seyyid Kutub’un Yoldaki İşaretler kitabı hakkında toplatma kararı verildi. İstanbul’da AK Parti ve MHP ilçe başkanlarına İsrail’le ticareti kınamak amacıyla mektup bırakan bir vatandaşımız, bir yıl on beş gün hapse hükmedildi.”

Söz konusu olayların siyasi görüşlerden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunan Ekmen, iktidar milletvekillerine yönelik eleştirisini şu ifadelerle sürdürdü:

“Bu üç haber aynı gün önünüze düşüyor olsaydı ve AK Parti sıralarında oturmuyor olsaydınız ne derdiniz ve sizi tutan şey nedir?”

“Seyyid Kutub’un Kitabı Hakkında Verilen Karar Düşündürücü”

Antalya'da Seyyid Kutub'un Yoldaki İşaretler adlı kitabına ilişkin verilen ve daha sonra kaldırıldığı belirtilen toplatma kararını da değerlendiren Ekmen, geçmiş yıllarda geniş çevreler tarafından bilinen bir eser hakkında böyle bir karar alınmasının sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Ekmen, “Seyyid Kutub’un Yoldaki İşaretler kitabını seksenlerde ve doksanlarda görmeyen, okumayan, incelemeyen kaç kişi vardır? Yargının ayarlarıyla bu kadar oynandıktan sonra bu kararların nasıl verildiği üzerinde düşünülmesi gerekir.” dedi.

“Cevdet Aydemir ve Yasemin Sürücü Hakkındaki Kararlar Sorgulanmalı”

Ağrı'da Cevdet Aydemir hakkında verilen disiplin hapsi kararına ve İstanbul'da öğretmen Yasemin Sürücü'nün hapis cezasına mahkûm edilmesine de değinen Ekmen, söz konusu kararları eleştirdi.

Yargı kararlarının bireylerin düşünce ve ifade özgürlükleri üzerindeki etkilerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Ekmen, şunları kaydetti:

“Asıl düşünülmesi gereken, Ağrı’da vatandaş Cevdet Aydemir’in disiplin hapsine bu kadar kolay çarptırılması ve Öğretmen Yasemin Sürücü’nün yalnızca mektup bıraktığı, İsrail’le ticareti kınadığı için 1 yıl 15 gün hapis cezasına mahkûm edilmesidir.”

Ekmen, bu tür kararların yalnızca ilgili kişileri değil, toplumun adalet sistemine yönelik değerlendirmelerini de etkilediğini savundu.

“Herkes Dini Konularda İktidar Milletvekilleri Gibi Düşünmek Zorunda Mıdır?”

Konuşmasının devamında Alparslan Kuytul ve yakınlarına yönelik uygulamaları da gündeme getiren Ekmen, farklı düşüncelere sahip kişilerin yargı süreçleri üzerinden mağdur edildiğini ileri sürdü.

Ekmen, “Alparslan Kuytul’un ailesinin ve sevenlerinin apaçık bir zulme nasıl maruz bırakıldığı da ortadadır. Herkes dini konularda iktidar milletvekilleri gibi düşünmek zorunda mıdır?” ifadelerini kullandı.

Farklı görüşlerin cezalandırma gerekçesine dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Ekmen, eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:

“Bir kişinin aynı düşüncede olmaması, yargı eliyle cezalandırılmasının, tutuklanmasının yanı sıra Türkiye’nin dört bir yanına gönderilerek ailesinin, avukatlarının ve sevenlerinin de ayrıca mağdur edilmesi nasıl açıklanabilir? Üstelik bu tür uygulamalar yalnızca bugünün meselesi de değildir.”

Yargının Bağımsızlığı ve Adalet Vurgusu

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında yargının siyasi gündemden uzak tutulması gerektiğine ilişkin uyarılarını yineledi.

Ağrı, Antalya ve İstanbul'da yaşanan olayların birbirinden farklı konulara ilişkin olmasına rağmen hukuk ve adalet bakımından ortak sorular doğurduğunu savunan Ekmen, iktidar milletvekillerinin söz konusu kararlar karşısındaki tutumunu eleştirdi.

Yargı bağımsızlığının korunmasının önemine işaret eden Ekmen, geçmişte yapılan uyarıların dikkate alınmadığını belirterek mevcut uygulamaların ilerleyen dönemde iktidar milletvekilleri tarafından da sorgulanacağını ifade etti.

Ekmen'in TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşmasının görüntüleri .