İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: “Terör bitmiyor, yöntem değiştiriyor”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada terör örgütünün silahsızlandırılması ve tasfiyesine ilişkin kanun teklifini eleştirdi. Meclisin iradesi, hukuki düzenlemeler, millî egemenlik, şehit ve gazilerin hakları ile Cumhurbaşkanına verileceğini savunduğu yetkiler üzerinden değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, İYİ Parti’nin teklife “hayır” oyu vereceğini açıkladı.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, terör örgütünün silahsızlandırılması ve tasfiyesine ilişkin kanun teklifine yönelik partisinin itirazlarını açıkladı. Devleti bir binaya benzeten Dervişoğlu, “O binanın harcı adalet, kolonları Anayasa, çatısı ise millî egemenliktir.” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, teklifin hazırlanma ve Meclise getirilme biçimini eleştirerek, “Şimdi, bu kanun teklifini TBMM mi hazırlamıştır ki, onun onayına sunulmaktadır? Meclis, sürecin başındaki gibi, sadece bir tescil makamına indirgenmiştir.” dedi.
“Silahsızlanma, Dağılma, Entegrasyon Sıralaması Tersine Çevrildi”
Dünyadaki silahlı örgütlerin sona erdirilmesine ilişkin süreçlerden örnekler veren Dervişoğlu, uluslararası literatürde “DDR” olarak tanımlanan silahsızlanma, dağılma ve entegrasyon sıralamasına işaret etti.
Dervişoğlu, “Önce silahın, doğrulanabilir biçimde, toplanıp imha edilmesi, sonra komuta kademesinin fiilen çözülmesi ve ancak bunlardan sonra hukuki adımların atılması gelir.” diye konuştu.
Kolombiya, Kuzey İrlanda, İspanya, Endonezya ve Güney Afrika örneklerini sıralayan Dervişoğlu, bu süreçlerde yasal düzenlemeler ile ceza indirimlerinin silahsızlanmanın doğrulanmasından önce uygulanmadığını savundu.
Teklifte ise bu sıralamanın tersine çevrildiğini ileri süren Dervişoğlu, “Önce hukuki kazanım verilmekte, belirsiz bir gelecekte de silahsızlanma vaat hâline gelmektedir.” ifadelerini kullandı.
“Terör Örgütünün Tasfiyesine İtiraz Etmiyoruz”
İYİ Parti’nin terör örgütünün silahsızlandırılmasına karşı olmadığını belirten Dervişoğlu, partisinin itirazının izlenen yöntem ve hukuki düzenlemeye yönelik olduğunu söyledi.
Dervişoğlu, “Elbette ki biz, bir terör örgütünün silahsızlandırılmasına ve tasfiyesine itiraz etmiyoruz. Ama sizin yaptığınız bu değildir.” dedi.
Meclisin süreçteki konumunu sorgulayan Dervişoğlu, milletvekillerine seslenerek, “Denetleyemeyeceğiniz, hatta yürürlüğe girmesini dahi sağlayamayacağınız bir yasayla, tek bir kişiye daha fazla yetki ve daha az sorumluluk verdiğinizi anlamıyor musunuz?” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, süreç boyunca İYİ Parti TBMM Grubu’nun tutumunu da savunarak milletvekillerine teşekkür etti.
“Bizim İçin Bunun Adı Büyük Bir Kalkışmadır”
Dervişoğlu, düzenlemenin PKK mensuplarına yönelik sonuçlar doğuracağını öne sürerek sürece sert eleştiriler yöneltti. “Bu sürece, kim ne isim vermek istiyorsa versin, bizim için bunun adı millî kimliğimize ve Cumhuriyetimize karşı girişilen büyük bir kalkışmadır.” dedi.
Kürt vatandaşların PKK ile özdeşleştirilmesine karşı çıktığını vurgulayan Dervişoğlu, “Milletimiz o eşsiz ferasetiyle bu oyuna gelmemişken, Kürt ile PKK’nın bir arada anılmasına asla müsaade etmemişken, çalakalem hazırladığınız bu metinle Kürt’ü ve PKK’yı yan yana getirmeye yeltendiğiniz için bir kalkışmadır.” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, iktidarın süreçteki siyasi hedeflerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, amaçlardan birinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görev süresine ilişkin yeni bir siyasi zemin oluşturmak olduğunu ileri sürdü.
“Millî Devletler Yeniden Güçleniyor”
Dünyadaki siyasi gelişmelere değinen Dervişoğlu, küreselleşmenin zayıfladığını ve millî devletlerin yeniden güç kazandığını savundu.
“Dünya değişiyor diyorlar. Doğrudur. Ama onların iddia ettiğinin tersine değişiyor. Küreselleşme zayıflıyor. Millî devletler yeniden güçleniyor.” diyen Dervişoğlu, millî sınırların önemini kaybetmediğini, aksine daha belirgin hâle geldiğini söyledi.
Dervişoğlu, “Millî kimlikleri parçalayan, siyaseti etnik ve mezhepsel bir mücadeleye indirgeyen zihniyet, dünyanın her yerinde mağlup oluyor. Ayrıştıran değil birleştiren, millî kimliği güçlendiren yeni bir siyasi merkez doğuyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Çözüm İşte ve Ekmektedir”
Kanun teklifinin bölge halkının ekonomik ve sosyal sorunlarına çözüm üretmediğini savunan Dervişoğlu, Diyarbakır, Van, Batman, Hakkari, Şırnak, Bingöl, Bitlis, Siirt, Şanlıurfa, Mardin ve Muş üzerinden istihdam, üretim ve refah sorunlarına dikkati çekti.
Dervişoğlu, “Sonra bize dönüp diyorsunuz ki; sadece karşı çıkıyorsunuz, bir çözüm sunmuyorsunuz. Çözüm işte ve ekmektedir. Çözüm eğitimdedir. Çözüm düşmanlıkta değil, kardeşliktedir. Çözüm tarlalardaki berekettedir. Fabrikaların bacalarındadır, istihdamdadır. Çözüm huzurda, refahta, mutluluktadır.” dedi.
Türkiye'deki hiçbir vatandaşı kendisinden ayrı görmediğini ifade eden Dervişoğlu, “Kardeşliği savunuyorum, hukuku savunuyorum, adaleti savunuyorum, Cumhuriyeti ve onun değerlerini savunuyorum.” diye konuştu.
“Türk Milleti İfadesi Çıkarılmış”
Teklif metninin Anayasa’nın 5’inci maddesine yaptığı atfı da eleştiren Dervişoğlu, ilgili bölümde “Türk Milleti” yerine yalnızca “millet” ifadesinin kullanıldığını söyledi.
Dervişoğlu, “Anayasanın 5. maddesine atıf yapmışlar. Kopyalayıp yapıştırmışlar. Ancak tamamını değil. Çünkü içinden bir kelime çıkarılmış. Tek bir kelime… ‘Türk Milleti’ dememiş, sadece ‘millet’ demişler.” ifadelerini kullandı.
“PKK Silah Bırakmıyor, Yöntem Değiştiriyor”
Terör örgütünün Suriye ve İran’daki yapılanmalarına ilişkin sorular yönelten Dervişoğlu, örgütün bütün unsurlarının silahsızlandırılmadığını ileri sürdü.
Dervişoğlu, “PKK silah bırakmıyor, yöntem değiştiriyor.” diyerek, “Terör bitmiyor. Bir yerde yine silahlandırılıyor; bir yerde devletleşiyor; bir yerde de silahla yapamadığını, siyasetle yapmak üzere meşrulaştırılıyor.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanınca Oluşturulacak Kurullara Eleştiri
Teklifte Millî Güvenlik Kurulu ve Cumhurbaşkanınca oluşturulması öngörülen kurullara ilişkin hükümleri de değerlendiren Dervişoğlu, Meclisin iradesinin bu mekanizmalar karşısındaki konumunu sorguladı.
Dervişoğlu, “Yetki, üyelerinin tamamı Cumhurbaşkanı tarafından atanan bir kurula bırakılırken, Meclisin iradesi nasıl ve nerede devreye girecektir?” diye sordu.
Soruşturma ve kovuşturmalara ilişkin izin mekanizmasına da karşı çıkan Dervişoğlu, düzenlemenin savcıların yetkisini sınırlandıracağını savundu. Cumhurbaşkanına geniş yetki verilirken siyasi ve hukuki sorumluluğun dağıtıldığını öne süren Dervişoğlu, kanunun 10’uncu maddesindeki sorumsuzluk hükümlerini de eleştirdi.
“İktidarlar Değişir, Kanunlar Değişir”
Geçmişte 12 Eylül döneminde getirilen hukuki koruma hükümlerini hatırlatan Dervişoğlu, “İktidarlar değişir, kanunlar değişir, hesap er ya da geç sorulur. Çünkü ‘ihanetin zamanaşımı yoktur’.” dedi.
Dervişoğlu, şehitlerin, gazilerin ve terör mağdurlarının düzenlemedeki konumunun yeterince gözetilmediğini savunarak, “Bu metin fail odaklıdır. Mağduru görmezden gelmiş, zararın tazminiyle ilgilenmemiş, yani gerçeğin ortaya çıkmasını düzenlemenin dışında bırakmıştır.” ifadelerini kullandı.
Millî birliğin hukukun bir örgüte göre esnetilmesiyle sağlanamayacağını belirten Dervişoğlu, “Devlet, bir grubun, bir zümrenin, bir iktidarın mülkü değildir. Devlet, Türk milletinindir. Bu Gazi Meclis, milletin helal oylarıyla kurulmuş, millî egemenliğin tecelligâhıdır.” dedi.
“Biz Hayır Diyeceğiz”
Milletvekillerinin göreve başlarken ettikleri yemini hatırlatan Dervişoğlu, kanun teklifine destek verecek milletvekillerine, “Bu teklifin altına imza atarken, komisyonda evet oyu verirken, bir kez olsun o yemin hiç mi aklınıza gelmedi? Peki bugün burada, o yemini bile bile çiğneyecek misiniz? Bu teklife ‘evet’ mi diyeceksiniz?” sorularını yöneltti.
İYİ Parti’nin tavrını açıklayan Dervişoğlu, “Biz, hayır diyeceğiz. Tarihin doğru yerinde duracağız. Milletimizin huzurunda, namusumuz ve şerefimiz üzerine ettiğimiz yeminimize sadık kalacağız.” ifadelerini kullandı.
Sevr Antlaşması Üzerinden Tarih Vurgusu
Konuşmasının son bölümünde 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Antlaşması’na değinen Dervişoğlu, o dönemin siyasi tartışmaları ile Genel Kurul’da görüşülen düzenleme arasında tarihsel bir benzetme yaptı.
Dervişoğlu, “106 yıl sonra bugün de bu Genel Kurul’da, aynı sınavdan geçiyoruz. Tarih, çoğunluğun o gün yaptığı alkışları değil, hakikatin yanında duranların sesini yazdı.” dedi.
Konuşmasını partisinin teklif karşısındaki tutumunu yineleyerek tamamlayan Dervişoğlu, “Biz şu an siyaset yapmıyoruz. Bizim yaptığımız, namusumuz üzerine ettiğimiz yemine sadakattir.” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu son olarak, “Oy çoğunluğun, hüküm tarihin, son söz de Büyük Türk Milletinindir.” diyerek Genel Kurulu selamladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI