Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Müslüman diasporaların Filistin mücadelesini dünyaya anlatmada kritik rolü var”

Ankara’da ilk kez düzenlenen Müslüman Diasporalar Forumu’nda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gazze’den İslamofobiyle mücadeleye, diaspora gençlerinden kültürel iş birliğine kadar birçok başlıkta mesaj verdi. Ersoy, Müslüman diasporaların ortak değerler etrafında buluşmasının küresel ölçekte önemli bir güç oluşturabileceğini belirterek, “Bilgiyi, tecrübeyi ve insan kaynağını birleştirmeliyiz.” dedi.

Eylül 8, 2026 - 21:15
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Müslüman diasporaların Filistin mücadelesini dünyaya anlatmada kritik rolü var”


Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) iş birliğinde ilk kez düzenlenen Müslüman Diasporalar Forumu, Ankara’da dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan Müslüman toplulukların kültürel bağlarını, ortak değerlerini ve gelecek perspektiflerini gündeme taşıdı.

“Köklerden Ufuklara” temasıyla gerçekleştirilen foruma Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra Yurt Dışındaki Pakistanlılar ve İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesinden Sorumlu Federal Bakan Chaudhry Salik Hussain, Diaspora ile İlişkiler Devlet Komitesi Başkanı Fuad Muradov, Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcıları Dr. Serdar Çam ve Coşkun Yılmaz, İİT Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi Dr. Dawas Dawas, SESRIC Başkanı Zehra Zümrüt Selçuk ve YTB Başkanı Abdulhadi Turus katıldı.

Bakan Ersoy, forumun gerçekleştirilmesine katkı sağlayan YTB, SESRIC ve diğer kurumlara teşekkür etti.

Müslüman Diasporaların Küresel Ölçekte “Soft Power” Potansiyeli

Diaspora kavramının geçmişle bugünü, bugünle geleceği sentezleyen yeni ve belirleyici bir ilişkiler ağını beraberinde getirdiğini belirten Ersoy, dünyanın dört bir yanında yaşayan milyonlarca Müslümanın kültürel ve tarihî köklerini yaşatırken bulundukları toplumların değerleriyle de etkileşim içinde olduğunu söyledi.

Farklı kültürlere, dillere ve coğrafyalara rağmen milyonlarca Müslümanı birbirine bağlayan ortak bir akidenin bulunduğunu ifade eden Ersoy, dillerin ve renklerin çeşitliliğinin bu ortak zeminden hareketle zenginliğe dönüştürülebileceğini kaydetti.

Ersoy, “Dünyanın farklı coğrafyalarına yayılmış Müslüman diasporalar ortak değerleri ve kültürel bağları etrafında bir araya geldiklerinde küresel ölçekte önemli bir ‘soft power’ potansiyeli ortaya koyabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Forumun “Köklerden Ufuklara” temasının buluşmanın amacını güçlü biçimde ortaya koyduğunu belirten Ersoy, Müslüman diasporaların dünyadaki konjonktürel sıkışmışlığa ve anlam krizine karşı yeni ufuklar ile yeni anlam kapıları gösterebileceğini ifade etti.

Bilimden Sanata, Girişimcilikten Kamu Hizmetine Katkı

Müslüman diasporaların yaşadıkları ülkelerin yalnızca ekonomik kalkınmasına değil, bilimden sanata, girişimcilikten kamu hizmetine kadar hayatın farklı alanlarına katkı sunduğunu belirten Ersoy, diasporaların bilgi ve üretimleriyle toplumların gelişimine yön veren aktörler hâline geldiğini söyledi.

Dünyanın farklı bölgelerinde büyük bir insan kaynağının bulunduğunu kaydeden Ersoy, Müslüman toplumların ve diasporaların nitelik ve nicelik bakımından sahip olduğu zenginliğin, ortak değerler doğrultusunda insanlığın geleceğine katkı sağlayacak bir güce dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

Ersoy, bu perspektifle hareket edilmesi durumunda Müslüman kültür ve medeniyetinin doğudan batıya sınırların, dillerin ve coğrafyaların ötesindeki kuşatıcı konumuna yeniden daha güçlü biçimde erişebileceğini ifade etti.

“Gazze Birlikte Hareket Etmenin Önemini Hatırlatıyor”

Gazze’de yaşananları insanlığın ortak vicdanını ve adalet duygusunu sınayan büyük bir imtihan olarak nitelendiren Ersoy, yaşananların İslam ülkeleri ve diasporalarının kültür, dil, üretim ve tüketim başta olmak üzere hayatın farklı alanlarında birbirini daha yakından tanıması ve birlikte hareket etme refleksi geliştirmesi açısından önemli bir hatırlatıcı olması gerektiğini söyledi.

Müslüman diasporaların Filistin mücadelesini dünyaya anlatmada kritik bir role sahip olduğunu belirten Ersoy, bu duruşa büyük önem verdiklerini vurguladı.

Ersoy, “Gazze’de yaşanan emsalsiz acıları konuştuğumuz bir dönemde aynı zamanda ısrarla kültürden, dilden, üretim ve tüketimden de söz ediyor oluşumuz bir tesadüf değildir.” dedi.

Kültürün, dilin, üretimin ve bilinçli tüketimin öneminin her geçen gün daha iyi anlaşıldığını kaydeden Ersoy, kültürel kimliğin ve dilin korunmasının yanı sıra ülkeye, coğrafyaya ve insanlığa fayda sağlayacak üretimin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

“İslamofobiye Karşı En Güçlü Araçlardan Biri Dil ve Kültür”

İslamiyet’in yalnızca manevi ve kişisel bir yolculuktan ibaret olmadığını belirten Ersoy, medeniyet, bilim, sanat, edebiyat, mimari, müzik, felsefe ve şehir kültürü başta olmak üzere insanlık tarihine yapılan katkıların da önemli bir kaynağı olduğunu söyledi.

Bakan Ersoy, “İslamofobiye karşı kullanılabilecek en güçlü araçlardan biri medeniyetimizin en güçlü bileşenleri olan dil ve kültürdür.” değerlendirmesinde bulunarak, dil ve kültürün zamanın ruhuna uygun şekilde yeniden ele alınmasının önemine işaret etti.

Bu nedenle Müslüman Diasporalar Forumu gibi buluşmaların sunduğu istişare ve iş birliği imkânlarının etkili biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ersoy, diasporalar arasındaki bağların güçlendirilmesine vurgu yaptı.

Ortak Akıl ve Dayanışma İçin Güçlü Ekosistem Vurgusu

Müslüman ülkeler ile diasporaların sanattan bilime, siyasetten iş dünyasına kadar hayatın her alanında değerlerinden ve birbirlerinden güç alabilecekleri bir ekosistem oluşturması gerektiğini söyleyen Ersoy, ortak aklı ve dayanışmayı büyütmenin temel hedeflerden biri olması gerektiğini kaydetti.

Ersoy, bu yaklaşımın merkezinde özellikle genç kuşakların bulunduğuna dikkati çekerek, dünyanın dört bir yanındaki Müslüman diaspora gençlerinin birden fazla kültürün kesiştiği ortamlarda yetiştiğini belirtti.

Gençlere kendi isimlerini ve hikâyelerini dünyaya duyurabilmeleri için çağın gereklerine uygun ve güvenilir imkânlar sunulması gerektiğini ifade eden Ersoy, diasporalarda kültürün, kimliğin ve mevcudiyetin korunmasının gençlerin kendi hikâyelerini anlatabilmesine ve değerlerini hayatın farklı alanlarında görünür kılabilmesine bağlı olduğunu söyledi.

“Bilgiyi, Tecrübeyi ve İnsan Kaynağını Birleştirmeliyiz”

Birlikte iş üretmenin, ortak değerler etrafında somut eserler ve başarılar ortaya koymanın, güven ve dayanışma duygusuyla hareket etmenin geleceği şekillendirecek bir güç oluşturacağını vurgulayan Ersoy, “Tüm bu altını çizmeye gayret ettiğim konularda artık yapmamız gereken; bilgiyi, tecrübeyi ve insan kaynağını birleştirmektir.” dedi.

Bunun başarılması hâlinde Müslüman diasporaların yaşadıkları ülkelerde ve dünya genelinde daha güçlü aktörler hâline gelebileceğini belirten Ersoy, farklı kültürler, nesiller, toplumlar ve diller arasında kurulabilecek yeni ilişkiler ve köprüler bulunduğunu ifade etti.

Ersoy, 1. Müslüman Diasporalar Forumu’nun İslam dünyası ve farklı coğrafyalarda yaşayan Müslüman topluluklar açısından faydalı ve anlamlı sonuçlar doğurması temennisinde bulundu.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI