İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Burak Dalgın: “Vatandaşımız bu işe inanmıyor, kimsenin bütçesini güncellediği yok”

İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, partisinin genel merkezinde Orta Vadeli Programı değerlendirdi. Enflasyon, büyüme, istihdam, milli gelir ve özelleştirme hedeflerini eleştiren Dalgın, ekonomik tabloya karşı ilk 48 saatte atılması gerektiğini söylediği adımları sıraladı ve İYİ Parti'nin “bolluk bereket ekonomisi” olarak tanımladığı arz artırma programını anlattı.

Eylül 8, 2026 - 21:21
İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Burak Dalgın: “Vatandaşımız bu işe inanmıyor, kimsenin bütçesini güncellediği yok”


İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında Orta Vadeli Program'a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enflasyon hedeflerindeki değişiklikleri eleştiren Dalgın, vatandaşların ve iş dünyasının açıklanan programa güvenmediğini savundu.

“Üç sene önce söylediklerinin neredeyse dört katındayız”

Ekonomi yönetiminin Eylül 2023'te 2026 yılı için yüzde 8,5 enflasyon hedefi açıkladığını hatırlatan Dalgın, sonraki yıllarda hedeflerin yukarı yönlü güncellendiğini belirtti.

Dalgın, “Aradan 1 sene geçti. 2024 yılında 2026 için ‘Yüzde 8,5 dedik ama 9,7 olacak’ dediler. Aradan 1 sene daha geçti. Bu kez de ‘Yüzde 9,7 dedik ama 16 olacak’ dediler. Yüzde 9,7’den yüzde 16’ya çıkmak büyük bir artış. Yüzde 60’lık bir artış var ama başımıza geleni o zaman bilmiyorduk. Şu anda yüzde 32'deyiz. Yani daha geçen sene söylediklerinin 2 katındayız. 3 sene önce söylediklerinin neredeyse 4 katındayız.” dedi.

“Enflasyon hedefinin asla tutmayacağından emin olabilirsiniz”

AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılında Türkiye'deki enflasyon oranının yüzde 31,8 olduğunu, bugün ise yüzde 31,5 seviyesinde bulunduğunu söyleyen Dalgın, aradan geçen süreye rağmen tablonun değişmediğini savundu.

Dalgın, “Az gittik, uz gittik. Dere tepe düz gittik. Çeyrek asır geçti. O gün doğan çocuklar üniversiteyi bitirdiler ve iş hayatına atıldılar. Ancak Türkiye'deki enflasyon oranı aynı.” ifadelerini kullandı.

Uluslararası finans çevrelerinde Türkiye'ye ilişkin yapıldığını söylediği bir espriyi de aktaran Dalgın, “Üzülerek tekrar ediyorum. ‘En öngörülebilir merkez bankası, Türkiye'ninkidir. En öngörülebilir hazine Türkiye'ninkidir. Çünkü enflasyon hedefinin asla tutmayacağından emin olabilirsiniz’ diye bir şaka vardır. Bu şakayı gerçek yapan bir iktidarla karşı karşıyayız.” diye konuştu.

“Vatandaşımız bu işe inanmıyor”

Ekonomi yönetimi ile Merkez Bankası tarafından açıklanan enflasyon oranları arasındaki farklılıklara dikkati çeken Dalgın, bunun ekonomik aktörlerin beklentilerini etkilediğini öne sürdü.

Dalgın, “Buna piyasa aktörleri, ekonomik aktörler, vatandaşlar nasıl inansın. Biriniz 15 diyor, birkaç hafta geçiyor biriniz 21 diyor. Planı tutturamamanızı geçtim de hiç yoksa kendi aranızda konuşun. En önemlisi ise vatandaşlarımız bu işe inanıyor mu? Üzülerek söylüyorum ki kimsenin inandığı yok. İş dünyasından arkadaşlarımızla konuşuyoruz, kimsenin bütçesini güncellediği yok.” dedi.

“Başarısızlık gemisi bahaneler denizinde yüzer”

Ekonomi yönetiminin hedeflerdeki sapmaları çeşitli gerekçelerle açıkladığını belirten Dalgın, “Hayatın şaşmaz kuralıdır. Başarısızlık gemisi bahaneler denizinde yüzer. Her şeye bahane buluyorsunuz arkadaşlar. Bunu yapmayın. Yaptığınız ve yapamadığınız şeylerin sorumluluğunu üstlenin. Açık bir diyalog yaşayalım.” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in KKM, EYT, deprem, kuraklık ve savaş gibi başlıklara işaret ettiğini belirten Dalgın, dış gelişmelerin ekonomik etkisinin olabileceğini ancak bu etkinin abartıldığını savundu.

Dalgın, “Üzülerek söylüyorum ki savaşlar bizim coğrafyamızın bir parçası. Bunun farkında olduğumuzdan ‘Cari işlemler açığında neden sapma var?’ diye sormuyoruz. Enerjinin fiyatı yükselirse buralarda sapmalar olabiliyor. Ama Mehmet Şimşek, siz bu etkiyi abartıyorsunuz.” dedi.

Bakan Şimşek'e petrol ve mazot hesabıyla seslendi

“Gelin sizinle bir hesap yapalım.” diyerek Şimşek'e seslenen Dalgın, bakanlık döneminin başlangıcındaki petrol ve motorin fiyatları ile mevcut fiyatları karşılaştırdı.

Dalgın, “Siz bakan olduğunuzda mazotun litresi 20 liraydı. Petrol fiyatı da aşağı yukarı 70 dolardı. Bugün petrol fiyatı 91-92 dolara geldi. Yüzde 30'luk bir artış oldu. Mazot fiyatı ise yüzde 350 arttı. Sizin sığınabileceğiniz kısım yüzde 30. Yüzde 350'nin geri kalanının tamamı, sizin hükümetinizin yaptıklarının neticesi. Burada döviz kurundaki artış var. Burada orta direğin üzerine yüklediğiniz verginin etkisi var.” ifadelerini kullandı.

“Kendinizi şikâyet etmeyin ki Cumhurbaşkanı size kızmasın”

KKM ve EYT gibi uygulamaların mevcut iktidar döneminde hayata geçirildiğini belirten Dalgın, hükümetin kendi politikalarından şikâyet ettiğini öne sürdü.

Dalgın, “KKM diyorsunuz, altında sizin imzanız. EYT diyorsunuz, altında sizin hükümetinizin imzası var. Mayıs 2023'te Türkiye'de iktidar değişmedi ki. Cumhurbaşkanı görevde, AK Parti ve MHP hükümet. Siz geliyorsunuz, onları şikâyet ediyorsunuz. Hiç olmazsa kendi aranızda şikâyet etmeyin. Cumhurbaşkanı kızmasın size.” diye konuştu.

“Bu performansı gösteren hiçbir şirket yöneticisini görevde tutmazlar”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmişte kullandığı “Türkiye'yi anonim şirket gibi idare edeceğim” sözlerine atıfta bulunan Dalgın, açıklanan hedefler ile gerçekleşmeler arasındaki farkı eleştirdi.

Dalgın, “Çok açık söylüyorum; bu performansı gösteren hiçbir şirket yöneticisini hiçbir şirket hissedarı görevde tutmaz. Yüzde 16 enflasyon olacak diye çıkıp yüzde 31,5'la bu işi götürüyorsanız kimse sizin gözünüzün yaşına bakmaz.” dedi.

“İki yılda yaşamamız gereken büyümeyi üç seneye yaymış durumdalar”

OVP'deki büyüme hedeflerini de değerlendiren Dalgın, Cumhuriyet'in ilk 100 yılındaki ortalama büyümenin yüzde 4,9 olduğunu söyledi.

Dalgın, “Türkiye'yi kendi haline bıraksanız zaten yüzde 4-5 rahat bir şekilde büyüyor. Dolayısıyla hükümet aslında ‘Biz pek bir şey yapmayacağız, memleket kendi hızıyla ilerleyecek’ diyor. İşin kötüsü son 3 senede bu büyümenin de altında kaldık. 2024'te 3,3. 2025'te 3,6. Bu sene de 3,3 bekliyorlar. Yani 2 yılda yaşamamız gereken büyümeyi 3 seneye yaymış durumdalar.” ifadelerini kullandı.

“Hükümet Türkiye'yi cafe latte ekonomisine çevirdi”

Programdaki istihdam hedeflerine değinen Dalgın, hükümetin gelecek üç yılda 2 milyon kişilik istihdam artışı öngördüğünü belirtti. Son üç yılda yaratılan istihdamın 700 bin olduğunu ifade eden Dalgın, hedefin nasıl gerçekleştirileceğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

Dalgın, “Türkiye'nin en büyük 1000 şirketi son 4 senede sıfır istihdam yarattı. Hükümet Türkiye'yi bir cafe latte ekonomisine çevirdi. O işler ancak lokantalarda, kafelerde falan bulunan işler. Dolayısıyla çok açık söylüyorum; fukaralığı yenmenin en temel yolu istihdam yaratmaktır.” dedi.

İYİ Parti'nin ekonomi yaklaşımını da anlatan Dalgın, “Biz bunu, iş yapmayı kolaylaştırarak yapacağız. Biz bunu, girişimcinin prangalarını çözerek yapacağız. Biz bunu, faiz-vergi-ceza üçgeni yerine üretim-yatırım-istihdam üçgenini getirerek yapacağız.” ifadelerini kullandı.

Muhalefete “Pastayı nasıl büyüteceğinizi konuşun” çağrısı

Muhalefet partilerine de eleştiriler yönelten Dalgın, ekonomik büyüme ile gelir dağılımının birlikte ele alınması gerektiğini savundu.

Dalgın, “Sadece pastayı nasıl dilimleyeceğinizi konuşuyorsunuz. Pastayı nasıl büyüteceğinizi konuşmadan sadece pastayı nasıl dilimleyeceğinizi konuşursanız pasta herkes için küçülür. O yüzden bizim yaklaşımımız hem pastayı büyütmek hem daha adilane bölüşmek. Dolayısıyla biz orta direk ekonomisi odaklı kalkınmayı savunuyoruz.” açıklamasını yaptı.

“10 vatandaşımızdan 7'si ortalamanın altında”

Kişi başına düşen milli gelir verilerine de değinen Dalgın, Türkiye'nin ekonomik büyüklük sıralamasından ziyade kişi başına gelir ve gelir dağılımına bakılması gerektiğini belirtti.

Dalgın, “Vatandaşlarımız bana sık sık ‘18-20 bin dolar milli gelirler nerede?’ soruyorlar. Haklılar çünkü 10 vatandaşımızdan 7'sinin kişi başına düşen milli geliri bu ortalamanın altında. Vilayetlere de baktığımızda 81 vilayetin 68 tanesinin kişi başına düşen milli geliri bu ortalamanın altında.” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun Anadolu'ya yönelik kalkınma yaklaşımına işaret eden Dalgın, sanayinin ve kalkınmanın Anadolu'ya yayılması ile gelir vergisi dilimlerinin güncellenmesi gerektiğini savundu.

Köprü ve otoyollar için “Deli Dumrul riski” uyarısı

Köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dalgın, söz konusu yöntemi gelecekteki gelirlerin bugünden nakde çevrilmesine benzetti.

Dalgın, “Şimdi bu öncelikle bir faktoring işlemidir. Sıkıntı yaşayan şirketler gelecekteki alacaklarını kırdırarak bugün peşin para alıp gelecekteki alacaklarını satarlarsa arkadaşların yaptığı da budur.” ifadelerini kullandı.

Özelleştirme sonrasında geçiş ücretlerinde artış yaşanabileceğini öne süren Dalgın, “Bunun neticesinde bir Deli Dumrul riski oluşur. Orayı alanlar fiyatları yükseltebilirler. İstanbul-Ankara ile İstanbul-İzmir aşağı yukarı aynı kilometre. Vatandaş İstanbul'dan Ankara'ya giderken 330 lira, İzmir'e giderken bunun 7 katını ödüyor.” dedi.

Dalgın, “Siz bu maliyetleri artırırsanız ekonomik faaliyetler de yavaşlar, zayıflar, hayat pahalılığı artar. Kara delikleri kapatmak yerine yol ve köprüleri satmak bir kolaycılıktır. Bunun neticesinde birkaç aylık faiz ödemesini alırsınız, milletin varlıklarını kırdırmış olursunuz.” diye konuştu.

“48 saat içinde yapılması gerekenler”

Ekonomik tablo karşısında 48 saat içerisinde uygulanabileceğini söylediği adımları sıralayan Dalgın, ilk olarak gelir vergisi dilimlerinin güncellenmesini istedi.

Dalgın, “İlk olarak gelir vergisi dilimlerini güncelleyin. Bu şekilde çalışan orta direk vatandaşımızın cebinde daha çok para kalsın. Bir diğerinde ise emekliye derhal yüzde 10'luk telafi zammı yapın. Enflasyon hedefinizi nasıl artırdıysanız bunu da bir zahmet zamma yansıtın.” dedi.

Esnaf için vergi ve SGK yapılandırması yapılması gerektiğini belirten Dalgın, KOBİ ve sanayicilerin KDV alacaklarının da ödenmesini istedi.

Dalgın, “KOBİ ve sanayicilerimizin çok ciddi KDV alacakları var. İnsanların parasının üstüne bedava oturuyorsunuz. Bunu bir an önce ödeyin. ‘Teşvikler vereceğiz’ diye anlatana kadar KOBİ ve sanayicinin alacağını öderseniz en azından piyasada birazcık para dönmeye başlar. Finansman sıkıntısı azalır.” ifadelerini kullandı.

Tarım Kanunu'nda öngörülen desteğe de değinen Dalgın, “Genel Başkanımız da ifade ettiği gibi Tarım Kanunu'nda öngörüldüğü üzere milli gelirin yüzde 1'ini çiftçiye ayırın. En azından hem çiftçinin cebi para görsün hem de bu bolluk bereketle vatandaşımız için gıda enflasyonunu aşağı çekelim.” diye konuştu.

Dalgın, İYİ Parti'nin iktidara gelmesi halinde mevcut talebi baskılamaya dayalı ekonomi programından, üretim ve arzı artırmayı hedefleyen ve “bolluk bereket ekonomisi” olarak adlandırdığı programa geçeceğini söyledi.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI