MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Bu vatan üzerinde son söz Türk milletinindir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda Milli Mücadele’nin tarihsel sürecini Karlofça’dan Büyük Taarruz’a kadar değerlendirdi. Dumlupınar’daki zaferin Türk milletinin iki asrı aşan mücadelesinde taşıdığı öneme işaret eden Bahçeli’nin 30 Ağustos mesajındaki açıklamalarını okuyun.

Ağustos 29, 2026 - 18:37
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Bu vatan üzerinde son söz Türk milletinindir”


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla 29 Ağustos 2026 tarihinde yazılı açıklama yayımladı. Bahçeli, 30 Ağustos 1922’de kazanılan zaferi, Türk milletinin Anadolu’daki bağımsızlık mücadelesinin yanı sıra iki asrı aşan tarihsel sürecin dönüm noktası olarak değerlendirdi.

“İki Asrı Aşan Ricat Devri Tersine Çevrildi”

30 Ağustos’un Türk tarihi açısından taşıdığı anlama dikkati çeken Bahçeli, “Türk milletinin Anadolu’daki son büyük ölüm-kalım mücadelesinde 30 Ağustos 1922, iki asrı aşan ricat devrinin tersine çevrildiği; düşman önünde gittikçe geriye çekilen hudut çizgilerinin bu defa Türk süngüsünün istikametinde batıya doğru sürüldüğü gündür.” ifadelerini kullandı.

Dumlupınar’da kazanılan zaferin yalnızca birkaç günlük askeri harekât üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Bahçeli, “30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kesilen hükmün ağırlığını kavramak için birkaç günlük bir muharebenin hudutlarından çıkıp Türk milletinin iki asrı aşan mücadele tarihine bakmak gerekir.” dedi.

Bahçeli, 1699 Karlofça Antlaşması’yla başlayan toprak kayıplarının 93 Harbi ile derinleştiğini, Balkan Harpleri’nde yaşanan kayıpların ise Trablusgarp’tan Kafkasya’ya, Çanakkale’den Filistin’e kadar uzanan cephelerde verilen kayıplarla birleştiğini kaydetti.

Mondros ve Sevr süreçlerine de değinen Bahçeli, Türk milletinin karşı karşıya kaldığı şartları, “Mondros’la ordusu dağıtılmak, Sevr’le vatanı parçalanmak, İzmir’in işgaliyle Anadolu’nun kalbine kadar sokulmak istenen Türk milleti için mesele artık kaybedilmiş toprakların hesabından çıkmış, elde kalan son vatan üzerinde hür yaşayıp yaşayamayacağımızın davasına dönüşmüştür.” sözleriyle anlattı.

“Milli Seferberlik Ruhu Çelikleşmiştir”

İstiklal Harbi’nin askeri gücünün toplumun bütün kesimlerinin katıldığı milli seferberlik ruhuyla şekillendiğini ifade eden Bahçeli, “İstiklal Harbi’nin bütün askeri kudreti; genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla, topyekûn ayağa kalkan milli seferberlik ruhuyla işte bu hakikat etrafında çelikleşmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

İşgal döneminde Anadolu’nun farklı bölgelerinde başlayan direnişin ortak bir mücadeleye dönüştüğünü belirten Bahçeli, Samsun, Havza, Amasya, Erzurum ve Sivas üzerinden ilerleyen sürecin Ankara’da devlet iradesine dönüştüğünü ifade etti.

Bahçeli, İnönü muharebelerinin ardından Kütahya-Eskişehir hattında yaşanan gelişmeler ve Sakarya’nın doğusuna çekilme sürecine ilişkin, “Ankara’nın ufkunda düşman top seslerinin duyulduğu günlerde Türk milleti, altında izmihlal ateşi, karşı yakasında istiklal ve milli beka bulunan bir sırat köprüsünün üzerinde yürümüştür.” ifadelerini kullandı.

“Sakarya’da Yirmi İki Gün ve Gece Boyunca Kanla Tutulan Hat”

Sakarya Meydan Muharebesi’nin Milli Mücadele’deki yerine vurgu yapan Bahçeli, “Sakarya’da yirmi iki gün ve gece boyunca kanla tutulan hat, yedi düvelin sırtını sıvazladığı Yunan taarruzunun belini kırmış; asırlardır ağır bedellerle sınanan Türk milletinin istikbali, istiklal istikametinde yeniden şahlanmıştır.” dedi.

Sakarya’nın ardından ordunun eksiklerinin tamamlandığını ve milletin imkanlarının nihai zafer için seferber edildiğini kaydeden Bahçeli, Büyük Taarruz’a kadar geçen dönemin sabır ve hazırlıkla sürdürüldüğünü belirtti.

“26 Ağustos Sabahında Bekleyişin Bittiği İlan Edilmiştir”

Büyük Taarruz’un başlangıcını anlatan Bahçeli, “26 Ağustos sabahında Kocatepe’nin karanlığını yaran Türk topçusu, bekleyişin bittiğini ilan etmiştir.” ifadesine yer verdi.

Afyon hattının parçalanmasının ardından Türk ordusunun dört gün boyunca ilerlediğini belirten Bahçeli, düşman kuvvetlerinin hareket yollarının kapatılarak Dumlupınar’daki nihai mücadele için çember oluşturulduğunu aktardı.

Bahçeli, “Nihayet 30 Ağustos’ta Dumlupınar, iki asırlık hesabın görüldüğü meydana dönüşmüştür.” değerlendirmesinde bulundu.

“Sevr’in Hayasız Hesabının Cevabı Dumlupınar’da Verilmiştir”

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın sevk ve idaresindeki Türk ordusunun 30 Ağustos’ta kesin zafer kazandığını vurgulayan Bahçeli, “Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın sevk ve idaresindeki kahraman Türk ordusu; piyadenin süngüsü, topçunun ateşi, süvarinin yıldırım misali sürati ve Mehmetçiğin ölümden sakınmayan imanıyla emperyalist hesapların piyonlarını tarumar etmiş; Karlofça’dan Balkan Harplerine kadar biriken hicranın, Mondros’un hüsranının, Sevr’in hayasız hesabının cevabı Dumlupınar’da verilmiştir.” ifadelerini kullandı.

Türk ordusunun Büyük Zafer’in ardından ilerleyişini sürdürdüğünü hatırlatan Bahçeli, “Türk ordusu zaferin ardından durmamış; 9 Eylül’de İzmir’e vardığında Anadolu’ya sokulan müstevli, başladığı yerde denize dökülmüştür.” dedi.

Bahçeli, Büyük Taarruz’dan İzmir’in kurtuluşuna uzanan sürece ilişkin değerlendirmesini, “Kocatepe’de alınan karar, Dumlupınar’da verilen hüküm, İzmir’de nihayet bulan hakikat bellidir: Bu vatan üzerinde son söz Türk milletinindir!” sözleriyle tamamladı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve İstiklal Harbi’nin kahramanlarını anan Bahçeli, “Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İstiklal Harbi’ne omuz veren kahraman silah arkadaşlarını; bu toprakları kanlarıyla, canlarıyla bizlere vatan kılan şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli mesajının sonunda, “30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” dedi.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI