Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya: “Açlık sınırı 36 bin lirayken emeklilerin yaşamaya hakkı yok mu”

Yeni Yol Grubu’nun Temmuz ayı enflasyon verileri, ekonomi programındaki sapmalar, eriyen maaşlar ve vatandaşların alım gücündeki kaybın araştırılması amacıyla TBMM’ye sunduğu Meclis Araştırması önergesi, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, açlık sınırı ile asgari ücret ve emekli aylıkları arasındaki farka dikkat çekerek ekonomi politikalarını eleştirdi.

Ağustos 6, 2026 - 23:11
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya: “Açlık sınırı 36 bin lirayken emeklilerin yaşamaya hakkı yok mu”


TBMM Genel Kurulu’nda Yeni Yol Grubu tarafından, TÜİK ve ENAG’ın açıkladığı Temmuz ayı enflasyon verileri çerçevesinde ekonomi programındaki sapmaların, maaşlardaki reel kaybın ve vatandaşların alım gücünde yaşanan gerilemenin araştırılması amacıyla sunulan Meclis Araştırması önergesi görüşüldü. 6 Ağustos 2026’da Ankara’da yapılan görüşmelerin ardından önerge, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Önergenin gerekçesini açıklamak üzere Genel Kurul’da söz alan Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, TÜİK ile ENAG tarafından açıklanan enflasyon rakamları arasındaki farklılığa işaret etti.

“Enflasyon açısından güvenin ne kadar zedelendiğini ortaya koydu”

Kaya, Temmuz ayına ilişkin rakamları aktararak, “Temmuz ayı enflasyon verileri TÜİK tarafından aylık yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75 ve bağımsız araştırma grubu ENAG tarafından ise aylık yüzde 3,07, yıllık yüzde 50,49 olarak açıklandı. Bu iki veri arasındaki makas bile enflasyon açısından güvenin ne kadar zedelendiğini net olarak ortaya koydu.” ifadelerini kullandı.

Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in enflasyona ilişkin sözlerini de aktaran Kaya, “Rahmetli Demirel, ‘Enflasyon devletleri yıkan, milletleri içinden bozan bir olaydır. Ahlakı bozar, borcu olan borcunu ödeyemez, alacağı olan alacağını alamaz ve hırsızlıktan, soygundan fuhşa kadar hemen hemen bütün yolları açar’ diye enflasyonu tarif etmiştir.” dedi.

Ekonomik sorunların toplumsal etkileri bulunduğunu savunan Kaya, “Suça sürüklenen çocukları, boşanma oranlarındaki artışı, IBAN mağdurlarını, yasa dışı bahsi ve sokak çetelerini konuşuyoruz. Bütün bu sorunların ana sebebi, enflasyondan doğan olumsuzlukların getirdiği sonuçlar değil midir?” diye konuştu.

“En zengin yüzde 1 servetin yüzde 40’ını alıyor”

Türkiye’deki gelir dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kaya, en yüksek ve en düşük gelir grupları arasındaki farkın büyüdüğünü belirterek, “Türkiye’de en zengin yüzde 1’lik kesim ülkedeki servetin yüzde 40’ını alıyor; Türkiye bu kritere göre Avrupa’da birinci. En yoksul yüzde 20’lik kesim ise TÜİK verilerine göre milli gelirden sadece yüzde 6,1 pay alabiliyor.” ifadelerini kullandı.

Bütçe ve faiz ödemelerine de değinen Kaya, “Beş aylık bütçe açığı 1 trilyon lira, 2026 yılında ödeyeceğimiz faiz ise 2 trilyon 742 bin lira.” dedi.

“Açlık sınırı 36 bin lira iken yıl sonuna kadar yaşa demek nasıl bir iradenin beyanıdır”

Asgari ücret ve emekli aylıklarının açlık sınırının altında kaldığını belirten Kaya, “Bugün açlık sınırı 36 bin lira iken asgari ücretliye 28.075 lirayla, emekliye 23.552 lirayla ‘Yıl sonuna kadar yaşa’ demek nasıl bir iradenin beyanıdır?” diye sordu.

İstanbul’un Sultangazi ilçesinde bir vatandaşla yaptığı görüşmeyi de Genel Kurul kürsüsünden aktaran Kaya, “Kiraların 30.000 liraya geldiği bir ortamda Sultangazi’de yaşlı bir ablamız gözlerimin içine bakarak ‘Benim yaşamaya hakkım yok mu?’ diye sordu. Ben de şimdi sizlere soruyorum: Emeklilerin yaşamaya hakkı yok mu, değerli arkadaşlar?” ifadelerini kullandı.

Kaya, açıklamasını, “Bir yandan Türk-İş ve TÜİK verileri 36 bin lira açlık sınırından bahsederken diğer yandan çıkıp ‘Emekliyi enflasyona ezdirmedik’ diyorsunuz.” sözleriyle sürdürdü.

Önergede ekonomi programı ve alım gücü vurgusu

Yeni Yol Grubu tarafından TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesinin gerekçesinde, Merkez Bankasının enflasyon hedefleri ile gerçekleşmeler arasındaki uyumsuzluğun ekonomi politikalarının inandırıcılığını etkilediği ve Orta Vadeli Program öngörülerinden uzaklaşıldığı savunuldu.

Önergede, uzun süredir uygulanan yüksek faiz ve ek vergilere rağmen enflasyonist baskının kırılamadığı, yüksek finansman maliyetlerinin üretici, esnaf ve KOBİ’lerin finansmana erişimini kısıtlayarak üretimi yavaşlattığı ileri sürüldü.

Doğrudan ve dolaylı vergilerle yükün vatandaşlara yansıtıldığı belirtilen gerekçede, reel ücretlerin açlık sınırının altında kaldığı ve sabit gelirlilerin satın alma gücünün ciddi biçimde gerilediği kaydedildi.

Yeni Yol Grubu ayrıca yüksek enflasyon ortamının belirgin bir servet transferine yol açtığını, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın yatırım ortamını olumsuz etkilediğini savundu.

Araştırma Komisyonu kurulması talebi kabul edilmedi

Önergeyle, sabit ve dar gelirli kesimlerin alım gücünü koruyacak telafi edici mekanizmaların geliştirilmesi, ekonomik sorunların vatandaşlar üzerindeki yükünü azaltacak alternatif politikaların belirlenmesi ve ekonomi yönetiminin hesap verebilirliğinin sağlanması amacıyla TBMM Araştırma Komisyonu kurulması talep edildi.

TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerin ardından Yeni Yol Grubu’nun Meclis Araştırması önergesi AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI