Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran: “TÜSKA kaldırılmadı, sistemdeki işlevi değişti”

29 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği değişikliğiyle TÜSKA tarafından akredite edilen özel hastanelere, akreditasyon seviyelerine göre 1 ila 3 yıl olağan denetim muafiyeti getirildi. Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, düzenlemenin sağlık turizmi mevzuatındaki TÜSKA yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirterek 31 Aralık 2026 tarihine dikkat çekti.

Ağustos 30, 2026 - 00:55
Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran: “TÜSKA kaldırılmadı, sistemdeki işlevi değişti”

Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde 29 Ağustos 2026 tarihinde yapılan değişiklikle, TÜSKA tarafından akredite edilen özel hastaneler için akreditasyon seviyesine bağlı olarak olağan denetim muafiyeti getirildi. Düzenlemeye göre Platin ve Altın seviyesindeki hastaneler 3 yıl, Gümüş seviyesindeki hastaneler 2 yıl, Bronz seviyesindeki hastaneler ise 1 yıl olağan denetimlerden muaf tutulacak.

Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, düzenlemenin TÜSKA’nın özel hastaneler açısından konumunda değişikliğe işaret ettiğini belirtti.

Seyran, “Danıştay’ın daha önce özel hastaneler açısından TÜSKA SAS akreditasyonuna ilişkin zorunluluğu iptal etmesinin ardından yapılan yeni düzenleme, akreditasyonu farklı bir yöntemle teşvik eden bir yapı ortaya koymaktadır” dedi.

AKREDİTASYON DENETİM YÜKÜNÜ AZALTAN AVANTAJA DÖNÜŞTÜ

Yeni sistemle TÜSKA akreditasyonunun yalnızca kalite değerlendirme mekanizması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Seyran, akreditasyon seviyesinin aynı zamanda özel hastaneler açısından denetim yükünü azaltan bir kurumsal avantaj oluşturduğunu kaydetti.

Seyran, yüksek akreditasyon seviyesine sahip kuruluşların daha uzun süre olağan denetim dışında tutulmasının kalite odaklı bir teşvik mekanizması oluşturduğunu belirtti.

SAĞLIK TURİZMİ HASTANELERİ İÇİN 31 ARALIK 2026 KRİTİK

Düzenlemenin sağlık turizmi yetki belgesine sahip hastaneler bakımından ayrıca ele alınması gerektiğini vurgulayan Seyran, sağlık turizmi mevzuatındaki TÜSKA yükümlülüğüne dikkat çekti.

Seyran, TÜSKA akreditasyonuna ilişkin yükümlülüğün 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam ettiğini belirterek, Özel Hastaneler Yönetmeliği ile sağlık turizmi mevzuatındaki şartların birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.

Özel Hastaneler Yönetmeliği’ndeki son değişiklik ile sağlık turizmi mevzuatındaki TÜSKA şartının birbirinden ayrılması gerekiyor. Yeni düzenleme, sağlık turizmi yetki belgesine sahip hastaneler açısından mevcut sürenin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor” ifadelerini kullanan Seyran, sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren hastaneler için yıl sonuna kadar olan sürenin önemini koruduğunu belirtti.

Seyran, hastanelerin akreditasyon süreçlerini son döneme bırakmaması gerektiğini ifade etti.

“TÜSKA KALDIRILMADI, SİSTEMDEKİ İŞLEVİ DEĞİŞTİ”

Yeni düzenlemenin “TÜSKA zorunluluğu kaldırıldı” şeklinde yorumlanmasının doğru olmayacağını belirten Seyran, değişikliğin TÜSKA’nın sistemdeki işlevine ilişkin olduğunu söyledi.

Seyran, “Buradaki temel değişiklik TÜSKA'nın sistemden çıkarılması değil, akreditasyonun kalite ve denetim politikası içerisinde daha güçlü bir teşvik unsuruna dönüştürülmesidir. Özellikle yüksek akreditasyon seviyesine ulaşan hastanelere sağlanan denetim avantajı, kalite standartlarının yükseltilmesini teşvik eden yeni bir yaklaşım ortaya koymaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Seyran, özel hastaneler açısından yeni dönemin “akreditasyon, kalite ve kurumsal yetkinliğin doğrudan operasyonel avantaj sağladığı bir dönem” olacağını ifade etti.

Sağlık turizmi açısından 31 Aralık 2026 tarihinin önemini koruduğunu belirten Seyran, hastanelerin hem ulusal özel hastane mevzuatını hem de sağlık turizmine ilişkin özel düzenlemeleri birlikte değerlendirmesi gerektiğini kaydetti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI