Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan: “Milletimiz bir çıkış yolu arıyor, bir alternatif arıyor”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Ankara’nın Çubuk ilçesinde ekonomi, Çerçeve Yasa ve siyasi iş birliği arayışlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Erbakan, seçmenin mevcut siyasi seçeneklerden memnun olmadığını savunarak, “Milletimiz bir çıkış yolu arıyor, bir alternatif arıyor, bir umut arıyor.” dedi.

Ağustos 19, 2026 - 23:34
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan: “Milletimiz bir çıkış yolu arıyor, bir alternatif arıyor”


Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, partisinin Anadolu Buluşmaları kapsamında geldiği Ankara’nın Çubuk ilçesinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çubuk Terör Mağdurları Derneği ve esnaf ziyaretleri öncesinde partisinin ilçe başkanlığında konuşan Erbakan, ekonomik sorunlardan Çerçeve Yasa’ya, seçmenin siyasi tercihlerinden Saadet Partisi ile yürütülen görüşmelere kadar çeşitli başlıklarda açıklamalar yaptı.

“Temel sorun paylaşımda adaletsizlik”

Türkiye’de vatandaşların yaşadığı ekonomik sorunların temelinde “paylaşımda adaletsizlik” bulunduğunu savunan Erbakan, asgari ücretli, emekli, çiftçi, köylü ve küçük esnafın ekonomik şartlardan olumsuz etkilendiğini söyledi.

Erbakan, “8 milyondan fazla asgari ücretli, 16 milyon emekli perişan durumda.” diyerek çiftçilerin de yüksek üretim maliyetleri nedeniyle benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti.

Mazot, akaryakıt, gübre, sulamada kullanılan elektrik ve tarım ilaçlarının maliyetlerine dikkati çeken Erbakan, düşük taban ve alım fiyatlarının üreticinin gelirini olumsuz etkilediğini savundu. Erbakan, “Çiftçimiz, köylümüz bu yüksek girdi maliyetleri ve bunun üstüne bir de düşük taban fiyatları ve düşük alım fiyatları eklenince çalıştıkça, ekip biçtikçe daha çok zarar eder hale gelmiş durumdadır.” dedi.

“Küçük esnafın belini yüksek maliyetler büküyor”

Küçük esnafın da yüksek vergiler, iş yeri kiraları, enerji giderleri, SGK primleri ve faizler nedeniyle zorlandığını ifade eden Erbakan, piyasadaki alım gücünün esnaf açısından belirleyici olduğunu söyledi.

Erbakan, “Alım gücünün olmadığı bir piyasada, toplumun alım gücünün olmadığı bir ortamda küçük esnafın iş yapması, ürününü satması ve geçimini sağlaması mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

En iyi şartlarda faaliyet gösteren bir işletmenin dahi tüketicinin satın alma gücü bulunmadığı takdirde satış yapmakta zorlanacağını belirten Erbakan, “Siz en iyi esnaflığı da yapsanız, en iyi yerde dükkânınızı da açsanız, en iyi ürünleri de getirseniz onu satacağınız bir pazar yok. Çünkü insanların alım gücü yok.” diye konuştu.

Erbakan, Türkiye’de toplumun yüzde 80’inin yoksulluk sınırının, yüzde 45’inin ise gelir seviyesi bakımından açlık sınırının altında bulunduğunu öne sürdü.

“Ekonomik sorunların sebebi yanlış tercihler”

Ekonomik sorunların kaynak yetersizliğinden değil, iktidarın tercihleri ve gelir dağılımındaki adaletsizlikten kaynaklandığını savunan Erbakan, bütçeden faize ayrılan kaynağa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Erbakan, “Senede 2,7 trilyon lira faize gidiyor. 2,7 trilyon lirayı siz faize vermek yerine asgari ücretliye verseniz, 8 milyon asgari ücretlinin maaşını 56 bin liraya çıkartabilirsiniz.” dedi.

Kamuda kaynakların israf edildiğini ve bazı holdinglere çeşitli yollarla kaynak aktarıldığını ileri süren Erbakan, faiz, israf, vergi muafiyetleri ve kamu-özel iş birliği projeleri üzerinden eleştiriler yöneltti.

Erbakan, “2 trilyon israfa, 1,5 trilyon imtiyazlı holdinglere; 3,5 trilyon. 2,7 trilyon da faize; 6,5 trilyon liraya yakın.” ifadelerini kullandı.

Kamu-özel iş birliği projelerini de eleştiren Erbakan, bazı ihalelerde maliyetlerin yükseldiğini ve belirli şirketlere vergi avantajları sağlandığını savundu.

“Denk bütçe yaparak faize giden parayı kurtarabiliriz”

İsrafın önlenmesi ve imtiyazlı holdingler ile rantiyeye aktarıldığını savunduğu kaynakların kesilmesi halinde denk bütçenin mümkün olduğunu belirten Erbakan, buradan elde edilecek kaynağın doğrudan vatandaşa aktarılması gerektiğini söyledi.

Erbakan, “Bizim yapacağımız, israfı önlemek, imtiyazlı holdinglere, rantiyeye haksız kaynak aktarımını önlemek, böylece denk bütçeyi yaparak faize giden parayı da kurtarmak ve bu üçünün toplamı olan 6,5 trilyon lirayı işte bugün Çubuk’ta kucaklaştığımız halkımıza doğrudan doğruya, millete vermek olacak.” diye konuştu.

Bu politikaların daha önce Necmettin Erbakan’ın başbakanlığı döneminde uygulandığını belirten Erbakan, “Biz yaptık, yine yaparız.” dedi.

“Herhangi bir fikir veya karar değişikliğine gitmedik”

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erbakan, Çerçeve Yasa teklifinin hazırlanması sürecinde Yeniden Refah Partisi milletvekillerinden imza istendiğini söyledi.

Teklifin parti tarafından hazırlanmadığını ve içerisinde terör örgütü mensuplarının affedilmesine yönelik olduğunu değerlendirdikleri bir madde bulunduğunu belirten Erbakan, “Biz burada kendimizin hazırlamadığı bir yasa teklifi olduğu için ve içerisinde de terör örgütü mensuplarının affedilmesine yönelik madde bulunması sebebiyle buna biz imza vermedik.” dedi.

Partisinin “çekimser” oy kullanmasının bir fikir değişikliği şeklinde değerlendirilmesine karşı çıkan Erbakan, kararın parti kurullarında yapılan istişareler sonucunda alındığını belirtti.

Erbakan, “Biz herhangi bir fikir değişikliğine veya karar değişikliğine gitmedik. Bunu biz yetkili kurullarımızda, danışmanlarımızla, genel başkan yardımcılarımızla istişare ettik ve ‘çekimser’ oy vermenin uygun olacağını düşünerek ilk kararımız olarak ve son kararımız olarak ‘çekimser’ oy verdik.” ifadelerini kullandı.

“Terörün sona ermesine hayır demeyi uygun görmüyoruz”

Yasadaki terör örgütünün tasfiyesi ve silah bırakmasına ilişkin hükümlere “hayır” demeyi uygun görmediklerini kaydeden Erbakan, sürecin eksikleri olsa dahi terörün sona ermesine katkı sağlaması halinde faydalı olacağını söyledi.

Erbakan, “Terörün sona ermesine ilişkin bir madde. Tabii ki buna hayır demeyi uygun görmüyoruz. Bu ne kadar olursa olsun, eksiğiyle, fazlasıyla yine de gerçekleştirilmesi halinde fayda sağlayacak bir süreç olarak görüyoruz.” dedi.

Terör suçlularının cezalarının infazına ilişkin düzenlemeleri ise eleştiren Erbakan, söz konusu düzenlemenin “dolaylı yoldan af” anlamına geldiğini savundu.

Bu konuda kararın gaziler ve şehit ailelerinin görüşleri dikkate alınarak halka bırakılması gerektiğini ifade eden Erbakan, “Biz burada kararın gazilerimize ve şehit ailelerine bırakılması gerektiğini düşünerek milletimizin bir referandumla buna karar verebileceğini ifade ederek yasanın bu maddesine de ‘hayır’ demeyi uygun bulduk.” diye konuştu.

Çerçeve Yasa içerisinde destekledikleri ve karşı çıktıkları hükümlerin birlikte bulunduğunu belirten Erbakan, bu nedenle çekimser oy kullandıklarını söyledi. Erbakan, “İnşallah uygulamada şüphelenilen sıkıntılar oluşmaz. Terör örgütü silahları bırakır. Daha önceki çözüm sürecinde olduğu gibi sıkıntıları inşallah yaşamadan tamamına erer.” ifadelerini kullandı.

“Milletimiz bir alternatif arıyor”

Türkiye’de siyasetin “sıkışmış” durumda olduğunu savunan Erbakan, 31 Mart seçimlerinde sandığa gitmeyen seçmenler ile kamuoyu araştırmalarındaki kararsız seçmen oranlarına dikkati çekti.

Erbakan, “Türkiye’de siyaset sıkışmış bir durumdadır. Bunun en önemli göstergesi, 31 Mart seçimlerinde sandığa yüzde 15 ila yüzde 20’lik bir kitlenin, iline göre değişecek şekilde, gitmemesi.” dedi.

Sandığa gitmeyen seçmenlerin kendilerine uygun bir siyasi seçenek bulamadığını savunan Erbakan, kamuoyu araştırmalarındaki kararsız seçmen oranının da siyasi arayışın göstergesi olduğunu ileri sürdü.

Erbakan, “Şu anda yapılan kamuoyu araştırmalarında da yüzde 35’lere varan bir kararsızlar kitlesinin olması. Dolayısıyla milletimiz bir çıkış yolu arıyor, bir alternatif arıyor, bir umut arıyor.” ifadelerini kullandı.

Seçmenin hem iktidarın hem de muhalefetin söylemlerinden memnun olmadığını savunan Erbakan, “Dolayısıyla üçüncü bir yolu, üçüncü bir çıkışı aradığını kararsız tutumuyla ve son seçimlerde sandığa gitmeyerek göstermiş oluyor.” diye konuştu.

Saadet Partisi ile görüşmeler sürüyor

Millî Görüş çizgisinde siyaset yaptığını ifade eden partiler ile muhafazakâr seçmen tabanına sahip siyasi yapıların bir araya gelmesinin yeni bir siyasi seçenek oluşturabileceğini belirten Erbakan, Saadet Partisi ile başlatılan görüşmelerin sürdüğünü açıkladı.

Erbakan, “Son olarak da birbirine belki de en yakın iki parti olarak Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi olarak bu görüşmeleri başlattık. Devam ettiriyoruz. Tabii şu an için herhangi bir şey söylemek bakımından erken.” dedi.

Olası iş birliğinin seçim döneminde nasıl şekillenebileceğinin görüşüldüğünü kaydeden Erbakan, “Seçimde nasıl bir iş birliği yapılabilir? Nasıl milletimize umut olunabilir? Nasıl bir sinerji oluşturulabilir? Güçlü bir çıkış ortaya konulabilir? Birlikte ne yapılabilir Türkiye’yi düze çıkarmak için? Bununla ilgili istişarelerimizi, görüşmelerimizi devam ettiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Erbakan, basın toplantısının ardından parti teşkilatı mensuplarıyla birlikte Çubuk Terör Mağdurları Derneği’ni ziyaret etti ve Kıbrıs Caddesi’nde esnafla bir araya geldi.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI